17 Ocak 2011 Pazartesi

KURULUK DOLMASI

Kuruluk dolması Adana,Gaziantep,Şanlıurfa ve Kahramanmaraş yöresine ait bir yemektir.Bu bölgelerin yemek kültürleri birbirine çok yakındır.Hatta Hatay yöresinde katabiliriz bu gruba.Genelde kış günlerinde bir çok evin sofrasında rastlamak mümkündür bu lezzete.Acı,ekşi sevenlere tavsiye ederim.Bu arada bu kuruluk dolmasını kıymalı da yapabilirsiniz.O şekilde de tadına doyum olmaz.Yanında  turşu ve ayranda varsa değmeyelim keyfinize:))
Kuruluk dolmamızın içi pişirilerek hazırlanıyor.Sonra haşlanan kurulukların içine dolduracağız. Burada için pişirilmesinin amacı kurulukları haşlamış olmamızdır.
Malzemeler:
25 tane Kuruluk patlıcan,
15 tane kuruluk biber,
1,5 su bardağı kırık pirinç,
1,5 yemek kaşığı biber salçası
2 tane domates,
2 tane yeşil biber,
2-3 tane kuru soğan,
1 demet maydanoz,
2 çay bardağı zeytin yağ,
1 tatlı kaşığı kuru nane,
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber,
1 çay kaşığı toz karabiber,
2-3  diş ezilmiş sarımsak
1 tane orta boy havuç(rendelenmiş)
1 avuç kadar pilavlık bulgur (ince çekilmiş),
                   1 tatlı kaşığı sıvı sumak ekşi(nar ekşisi-limon tuzu-limon suyu da olabilir o sizin ekşi kültürünüze bağlı bizim oralarda sıvı sumak ekşi kullanılır),
tuz.
1,5 su bardağı sıcak su
Yapılışı:
-Patlıcan kuruluklarını 20-30 dakika haşlıyoruz.(Tırnak geçene kadar)Biberleri biraz daha sonra ekliyoruz.Bir 10 dakika da biber kuruluklarını haşlıyoruz.Biber kurulukları patlıcana oranla daha erken haşlanır.Biberlerede tırnak testini yapıyoruz:)
-Kuruluklar haşlandıktan sonra süzgeçten süzülür ,üzerinde soğuk su tutulur.
İç malzemesinin hazırlanışı:
-Soğanı zeytinyağı ile pembeleşinceye kadar kavuruyoruz. Bu şekilde sotelendikten sonra içine ; rendelenmiş havuç ve minik minik doğradığımız  biberi,domatesi, sarımsağı ekleyip 2-3 dakika  pişiriyoruz ve salçasını ekleyip karıştırıyoruz..
-Daha sonra ayıkladığımız yıkadığımız pirinç kırıklarını ve bulguru içine ekle karıştır.
-Sırada baharatlar var,pul biberi,naneyi,karabiberi,tuzu,ekşiyi ,ekle hepsini bir karıştır
-Son olarak ince ince kıydığımız maydanozlarımızı ekle karıştır.
-Yağını ekşisini kontrol edin.Az ise ekleyebilirsiniz.Ben yağını biraz az koyarım .Yağ ve ekşisi sizin keyfinize kalmış tabi abartmamak şartıyla:)))))
-Kuruluklarımızı hazırladığımız iç ile dolduruyoruz.
-Tenceremizin tabanına birinin ağzı diğerinin dibine gelecek şekilde diziyoruz.
-En süt kısmına tencerenin üzerini tam kapatacak şekilde bir tabak ile kapatıyoruz.Veya dolma taşı da konabilir üzerine
-Benim iç malzemeler biraz fazla geldi Evde pancar yaprağım vardı onu sardım:))
-Sıcak suyunu ilave edip tencerenin kapağını kapatıyoruz.
-Kaynamaya başlayınca kısık ateşte pişirmeye devam ediyoruz.Tahminen 30-40 dakikada pişiyor
-Piştikten sonra içinde kalan suyu süzün ki dolmanız hamur gibi olmasın.Eğer çok pişmiş sevmiyorsanız ben biraz diri severim diyorsanız pişirme süresini kısaltabilirsiniz..
Servis yaparken limon ,maydanoz ile süsleyebilirsiniz..
Afiyet olsunn
Notlar:
1-İç harcını önceden pişirdiğimiz için doldururken iç  harcını az koymayın . Çünkü çiğden hazırlanan iç gibi fazla şişmez içi.
2 -Dolmaları tencereye dizdikten sonra üzerine az biraz tuz serperiz.
3-Pişmesi için üzerine ekleyeceğiniz su,dolmadan iki parmak aşağıda olmalı.Eğer pişmedi ve suyu bittiyse üzerine biraz sıcak su ekleyebilirsiniz. Fazla su da dolmanın hamur gibi olmasına neden olur. 
4-Bulgur ne alaka diyebilirsiniz  bu eski bir yöntemdir. Dolmanın içindeki yağı tutup suya karışmasını engeller. Dolmamızın lezzetini artırır.
5-Pişme süresi birazda kurulukların cinsine bağlı.25 dakikadan sonra bir tane çıkarıp pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.
6- İsterseniz  servis yaparken üzerine zeytin yağı , sarımsaklı ve naneli sos yapıp üzerine gezdirebilirsiniz.Yada sarımsaklı yoğurtla yiyebilirsiniz..Orası size kalmış


6 Ocak 2011 Perşembe

PATATES KAVURMASI

Efendim patatesin her halini seven biriyseniz benim gibi bu halinide seversiniz diye düşünüyorum.Pratik bir tarif.Yapımı çok mu çok kolay.
Malzemeler:
-4-5 tane haşlanmış patates,
-1 tane orta boy kuru soğan,
-Yarım yemek kaşığı biber saçası,
-tuz,biber,karabiber,reyhan(fesleğen) bir tutam,
-2 yemek kaşığı sıvı yağ
-üzerine yarım demet maydanoz,
Yapılışı:
-Patatesler haşlanır ve küçük küçük doğranır.
-Tavanın içerisine yağ alınır ,yağ ısınınca küçük küçük doğranan soğanlar eklenir ve kavurulur.Soğanlar kavrulduktan sonra salçası eklenir karıştırılır.Doğranılan patateslerde katılarak  2-3 dakika kavrulur.
-İndirmeye yakın baharatlar eklenir ve karıştırılır.Servis yaparken üzerine ince kıyılmış maydanozla süslenir.
Afiyet olsun

4 Ocak 2011 Salı

ZEYTİNLİ KURABİYE


ZEYTİNLİ KURABİYE (DENİZ ÖĞRETMENİN KURABİYESİ)
Efendim bu güzel kurabiye sevgili öğretmen arkadaşımdan.İlk yediğimizde hepimiz çok beğendik.Tarifini almıştım kaybettım sonra bir daha istedim sağolsun kendiside getirdi.Bu tarif gazetede yayınlanmış ama ne zaman hangi gazete belli değil.Ama gerçekten çok nefis ve değişik bir tarif.
Malzemeler:(6 kişilik)
-1 çay bardağı sıvıyağ,
-1 çay bardağı margarin,(eritilerek konulursa daha kolay karışıyor)
-1 çay bardağı yoğurt,
-1 paket kabartma tozu,
-1 çay kaşığı sirke,
-1 tatlı kaşığı pul biber,
-10 adet turşulu zeytin,
-1o adet siyah zeytin,
-1 çay bardağı ceviz,
-Aldığı kadar un
-1 çay kaşığı tuz,
Yapılışı:
-Sıvı yağ,margarin,yoğurt,kabartma tozu,sirke,tuz,pul biber,turşulu zeytin,siyah ayıklanmış zeytin ve aldığı kadar un eklenir ve hamur haline getirilir.
-Ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak yuvarlak şekiller verilir.
-Üzerine yumurta sarısı sürülür.
-180 derecelik fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.
Daha sonra afiyetle yenir. 

3 Ocak 2011 Pazartesi

MERCİMEK ÇORBASI

Bence çorbaların hası mercimek çorbasıdır.Soğuk havalarda insanın içini ısıtır.Aslında çorba çeşitlerinin hepsi birbirinden güzeldir.Şu soğuk havada içinizi ısıtacak bir mercimek çorbası tarifi yazayımda içimiz ısınsın istedim:) Çok sade bir mercimek çorbası ,içine hiç birşey eklemedim.Normalde içine soğan,havuç,patates,biber,çeşitli baharatlar eklerim ama bu defa böyle sade ve sade olsun istedim.
Malzemeler:(3-4 kişilik)
-1 çay bardağı kırmızı mercimek,
-3 su bardağı sıcak su
-2 yemek kaşığı zeytin yağı,
-tuz,
-üzerine pul biber,
-limon
Yapılışı:
-Öyle kolay ki mercimek çorbasının tarifi ,yemekten anlamayan bile yapar,Mercimeği yıkayıp derin bir tencereye alıyoruz.Üzerine sıcak suyunu ,tuzunu ekliyor ve pişmeye bırakıyoruz.Tencerenin ağzını tam kapatmıyoruz ki taşmasın.
-Mercimekler 15-20 dakika pişince eriyor o zaman içine yağını ekliyoruz ve bir iki taşım daha kaynatıyoruz.(İstenilirse yağını bir tavada ısıtıp ekleyebilirsiniz ben direk içine ekledim)
-Çorbanızı sulu seviyorsanız suyunu eklerken biraz daha sıcak su ekleyin.
-Piştikten sonra üzerine kırmızı pul biber ekleyerek servis yapıyoruz.
Afiyet olsun:)

31 Aralık 2010 Cuma

2011 YILI

SEVGİLİ 2011 YILI SENDEN İSTEKLERİM;
-Başta dünya üzerinde ne kadar hasta varsa iyileşsin,
-Dünya üzerindeki tüm savaşlar bitsin,
-Çocuk istismarına son verilsin,
-Kimsesizlerin kimseleri bulunsun,
-Sevenler kavuşsun,
-Üniversiteyi kazanmak isteyenler kazansın,
-Atanamayanlar atansın,
-İşi olmayanların işi olsun,
-Öğrencilerim cin gibi olsun zeka fışkırsın onlardan:))
-Anneannem alzaymırdan kurtulsun bizleri hatırlasın istiyorum:(
-Dünyaya sevgi hakim olsun,
-Ülkemizde dirlik düzen olsun,
-Ülkemizi bölmek isteyenler amacına ulaşamasın,
-Gençlerimiz bilinçli olsun,
-Tv deki saçma sapan programlar kalksın,
-Evim her zaman temiz ve düzenli olsun:))
-Evi olmayanların evi olsun,
-Araba isteyenlerin arabası olsun,
- Trafik canavarının işine son verilsin,
-Şuursuzca yerlere tükürenler artık çevre bilincine sahip olsun..
-Ormanlarımız katledilmesin,
-Nesli tükenen canlılar koruma altına alınsın.,
-Evlenmek isteyenler evlensin,
-Bebek isteyenlerin bebeği olsun,
-Sınıfımda akıllı tahta olsun ,
-Yiğenim sağlıklı doğsun,
-Dört mevsimi tam anlamıyla yaşayayım istiyorum.
-Evliya Çelebi gibi olmasa da çook gezmek istiyorum,
-Okul takımımız şampiyon olsun,
-Deli gibi yiyip kilo almayayım istiyorum,
-Ebru Şanlı kadar olmasada zayıflamak istiyorum:)))
-Tüm sevdiklerim yanında olsun,
-Yurdumuz tüm felaketlerden uzak olsun ,
-Dünya ya kardeşlik dostluk ve barış hakim olsun,
-İstanbul trafik sıkıntısından kurtulsun,
--Ülkemizin tarihi ve kültürel güzelliklerine sahip çıkılsın,değer verilsin,
-İnsanları insan oldukları için sevelim istiyorum,
-Müzik esturmanlarından en az birini çalmak istiyorum:)
-Milli ve dini bayramlarımızın da yılbaşı gibi çoşkulu geçmesini hakettiği öneme kavuşmasını istiyorum,
-istiyomda istiyom işte:))))))))))))))))
SEN YENİ YILSIN  YAPARSIN........
Bizim ki latife tabi tüm isteklerimiz yüce mevladan,hayırlısı ile kabul eylesin inşallah.Yeni yıl bir vesile tabi:))

-Sizin istekleriniz neler yeni yıldan..?

28 Aralık 2010 Salı

YUMURTALI MARUL SALATASI

Malzemeler:
-2 tane haşlanmış yumurta,
-3-4 dal yeşil soğan,
-1 demet maydanoz,
-Küçük bir marul,
      -zeytinyağı 2-3 yemek kaşığı
      -Kırmızı pul biber,
      -tuz,
     -1 tane limon suyu,
Yapılışı:
-Marul,yeşil soğan,maydanozu ve haşladığımız yumurtaları doğruyoruz.Geniş bir kaseye alıyoruz.
- Üzerine yağ,limon,tuz ve biber ekleyip karıştırıyoruz.Servis yapacağımız tabağa alıyoruz.
Not:Yumurta hariç malzemeleri karıştırıp hazırladıktan sonra yumurtaları ekleyip karıştırırsak yumurtaların ezilemsini engellemiş oluruz.Hem görüntü hem lezzeti daha iyi  olur:)
Afiyet olsun..:)J

26 Aralık 2010 Pazar

HAŞHAŞLI REVANİ

 
Efendim bu güzel hafta sonunda sizlere benim çok beğendiğim ,zevkle yaptığım haşhaşlı revaninin tarifini yazacağım.Aslında ben bu tarifi sevgili Yeşilkivi 'den almıştım ama paylaşmak bir türlü fırsat olmadı.
Birgün okulun kermesinde haşhaşlı  revani yeme şansım oldu bayıldım çok hoşuma gitti.Hemen eve geldim nette araştırdım.Bir çok farklı tarif çıktı karşıma  .Kimi zaman  bilmediğin birinin tarifini denemek risktir .Ama bu tarif tam istediğim yediğim lezzetti yakalamıştı .Ondan sonra sıkça yapar oldum bu güzel tatlıyı.Sizlerede tavsiye ederim gerçekten ölçüleri tam lezzeti on numara bir tatlı:))
Eğer bu tatlı bana fazla olur diyorsanız malzemeleri yarıya indirerek de  yaparsanız aynı sunuca ulaşırsınız.
Malzemeler:
-3 tane yumurta,
-1 su bardağı toz şeker,
-1 su bardağı sıvıyağ,
-1 su bardağı süt,
-1 su bardağı irmik,
-1 su bardağı haşhaş,
-1,5 su bardağı un,
-1 paket vanilya,
-1 paket kabartma tozu
Şerbeti için:
-2 su bardağı toz şeker,
-2 su bardağı su,
-1-3 damla limon suyu
Süslemek için:
-1 Paket krem şanti
-1 bardak süt
-Yeterince fıstık
Yapılışı:
1-Önce şerbetini hazırlıyoruz.Şekeri, suyu tencereye koyup kaynamasını bekleriz.Kaynadıktan sonra 6-7 dakika daha  kaynatırız sonra limon suyunu ekleyip bir iki taşım kaynatır ve ocaktan alırız.
2-Şekeri,yumurtayı derin bir kaba alıyoruz 5 dakika kadar çırpıyoruz.
3-Sütü ve sıvı yağını ilave edip çırpmaya devam ediyoruz.
4-Unu,kabartma tozunu,vanilyayı eleyip çıptığımız karışıma ekliyoruz.Daha sonra irmik ve haşhaşınıda ekleyip tahta bir kaşıkla iyice karışana kadar karıştırıyoruz.
5-Yağladığımız büyük dikdörtgen borcama karışımımızı boşaltıyoruz.
6-170 derecelik önceden ısıtılmış fırında üstü kızarana kadar pişiriyoruz.
8-Fırından çıktıktan sonra biraz ılımasını bekliyoruz ve dilimliyoruz.Şerbetini ilave edip soğumasını bekliyoruz.
9-Soğuduktan sonra krem şanti ve fıstıkla süslüyoruz ve buzdolabında  3-5 saat dinlenmesini bekliyoruz.
Afiyet olsun.
 Tatlı yiyelim tatlı konuşalım değil mi efendim:))

23 Aralık 2010 Perşembe

YEDİ ÇEŞİT BAHARATLA SOSLU MAKARNA

Bugünlerde yemek konusunda biraz kolaya kaçıyorum ama bu makarnanın yapılışı insanı biraz oyalıyor.Sosun pişmesi biraz zaman alıyor.Ama sonrasında değişik bir lezzet deniyorsunuz.Drama liderliği eğitimimiz tam hızla devam ediyor çalışmalar biraz yogun geçiyor ama zevkli aynı zamanda:)
Vakit bulupta yemek yapamıyorum .Bulduğum aralarda ise partik ve kolay olanlar tercihim:)
Bu makarna soslu makarnaları seven eşime özel bir tarif oldu.Denedikten sonrada hoşuna gitti.(Belkide beni kırmamak adına güzel diyor bilmem:)))

ÖZEL SOSLU MAKARNA:
Malzemeler:
-1 paket makarna,
-1 tatlı kaşığı sıvı yağ,
-Yeterince sıcak su
SOS İÇİN:
2 tane domates,
1 tane soğan,
1 tane yeşil biber,
1 tane kırmızı biber,
2-3 yemek kaşığı zeytin yağı
Bir çay kaşığı kuru nane,
Bir çay kaşığı kırmızı biber,
Bir çay kaşığı karabiber,
Bir çay kaşığı kekik,
Bir çay kaşığı reyhan,
Bir çay kaşığı kimyon,
Yarım çay kaşığı tarçın,
1 yemek kaşığı ketçap,
Yarım yemek kaşığı biber salçası,
Yarım yemek kaşığı domates salçası
Tuz,
Sosun hazırlanışı:Domatesi ,soğanı-biberi,robottan geçiriyoruz ve zeytin yağda kavuruyoruz.İyice piştikten sonra sosun diğer malzemelerini ekliyoruz ve karıştırıyoruz.
Makarnanın hazırlanışı:Makarnayı üzerindeki tarife göre hazırlıyoruz.İstediğiniz şekildeki makarnayı haşlıyoruz içerisine bir kaşık yağ ilave ederek haşlandıktan sonra süzüyoruz ve biraz soğuduktan sonra sosunu ekleyip karıştırıyoruz ve birazda sosla pişiriyoruz 2-3 dakika kadar..
Daha sonra afiyetle yiyoruz.Çok farklı ama bir o kadar da güzel bir lezzetJ)

ÖDÜL

Sevgili blogcu arkadaşım kızımın cicileri bana Şık Blog ödülünü göndermiş kendisine çok teşekkür ediyorum..Bende bütün blogcu arkadaşlarıma gönderiyorum çünkü hepsi birbirinden şık ve güzeller:))))

20 Aralık 2010 Pazartesi

BOL ÇEŞİTLİ AŞURE


Aşure yapmak muharrem ayında güzel gelenek olmuş bizlere.Bu güzel ayın hikmetleri pek çoktur.En önemlisi bereket ve bolluk ayıdır.Bizim oralarda her sokakta koca koca kazanlarla yapılır aşure.Bütün mahalleli bir araya gelir herkes evinde ne varsa aşurelik katar aşurenin içine.Ortaya nefis bir tat çıkar ki sormayın gitsin.Sonra pişen aşure evlere dağıtılır.Paylaşmak ,birlik olmak adına çok güzel bir gelenek bu.
Ben Muharrem ayının dışında da aşure yapanlardanım .Ailece çok sevdiğimiz bir tatlıdır.
Herkes farklı yapar aşureyi,yöreden yöreye ,bölgeden bölgeye değişir yapılışı.Ben denemelerim sonunda bu tarifte karar kıldım nefis bir tat denemenizi tavsiye ederim.
Malzemeler:(40 kişilik)
-1 kase buğday(yarma),
-1 kase kuru nohut,
-1 kase kuru fasulye,
-1,5-2 kase arası toz şeker,
-1 kase doğranmış ceviz,
-yarım kase doğranmış fındık,
-yarım kase kuş üzümü,
-1 kase kuru kayısı,
-1 tatlı kaşığı tarcın,
-3 tane orta boy elma,
-2 tane orta boy portakal,
-1fincan susam
-2-3 yemek kaışığı sıvı yağ,
-1 çay kaşığı tuz,
-üzeri için ayıklanmış nar,
-2 litreye sıcak su
Yapılışı:
 -Yarmayı ,nohuttu,fasulyeyi ayrı ayrı kaplarda ılık suya ıslıyoruz.3-4 saat bekliyoruz.Daha sonra sularını süzüp ayrı tencerelerde sıcak suda pişiriyoruz.Nohut ve fasulye piştikten sonra sularını süzüyoruz.
-Yarmayı geniş bir tencereye alıyoruz ve çorba kıvamında pişiriyoruz.Tuzu ekliyoruz.Pişirdiğimiz nohut ve fasulyeyide süzdükten sonra yarmanın içine ekliyoruz.Şekerini ekliyoruz ve karıştırıyoruz.Yramayı 2 litre suda pişirmemiz gerekiyoruz ,eğer suyu az olursa biraz sıcak su eklenebilir.
-Kuru kayısıyı dörde bölüyoruz,kuş üzümü ile beraber sıcak suda 2-3 dakika bekletiyoruz.Daha sonra kuş üzümü ve kayısıyıda aşurenin içine atıyoruz karıştırıyoruz.
-Bu arada cevizi,fındığı doğruyoruz.Teflon tavaya sıvı yağı ekliyoruz ısınınca cevizi ve fındığı ekliyor ve biraz kavuruyoruz.İndirmeye yakın içine susamıda katıp kraıştırıyoruz ve bir köşede soğumaya bırakıyoruz.Soğuduktan sonra aşurenin içine katıyoruz.
-Elmaları soyuyoruz,parmak başı büyüklüğünde küp küp doğruyoruz.
-Portakalı biraz kalın soyuyoruz.İçindeki beyaz tabakayı alacak kadar,Sonra küp küp doğruyoruz.
-Hazırladığımız elma ve portakalı aşurenin içine ekliyoruz,1 tatlı kaşığıda tarcın atıp karıştırıyoruz.Malzemeleri karıştırıp biraz şekerini çekmesi için bekiyoruz.
-Süslemesi size kalmış ben nar ile süsleyerek servis yaptım:))
Not:
1-Eğer aşureniz katı olduysa ki olabilir her buğdayın su çekme oranı aynı değildir.Biraz kaynamış su ekleyip bir taşım kaynatın.
2- Kayısı ,üzüm,elma,portakal ocağın kapatılmasına 1-2 dakika eklenirse iyi olur yoksa fazla pişip ezilir,tane tane olmaz.
3-Börülce,incir doğrarsanız aşurenin rengi biraz koyu olur,Cevizide önceden eklerseniz renginde koyulaşma yapar.
4-Şekerini damak tadınıza göre ayarlayınız.Şekerli seviyorsanız biraz şeker ilave edebilirsiniz.
4- Süsleme sizin hayal gücünüze kalmış.
5-Elma ve portakal meyhoş bir tat veriyor .Bu tadı sevmiyorsanız eklemeye bilirsiniz.
Afiyet olsun

11 Aralık 2010 Cumartesi

PEYNİRLİ MİLFÖY BÖREĞİ


Artık yeni bir post eklemek benim için biraz zorlaştı.Vakitsizlik denilen engele takılıyorum bu aralar.Bazen 24 saat yetersiz oluyor bana.Uyumaya vakit bulamıyorum.İşlerin yetişmediği noktada uykudan çalar oldum.Okumam gereken 3 kitap,6 makale,2 tiyatro oyunu ve hazırlamam gereken rol kartlarım var.Aynı zamanda okunacak yazılı ve performans ödevlerini saymıyorum tabi..Onlar zaten var.Öğrencilerin okuduğu kitaplar e-okula girilecek yani çok yoğun günler geçiriyorum.Hiç birini aksatmadan yapmanın yollarını aramaktayım:)))Mümkün mü acaba?Blogumu da ihmal etmek istemiyorum çok şey mi istiyorum …
Gelelim bu güzel pratik böreğimizin yapılışına
PEYNİRLİ MİLFÖYLÜ BÖREK
Malzemeler:
-1 paket milföy hamuru,
-250 gr kaşar lor karışımı,
-1 tane yumurta sarısı,
-çörek otu,susam
Yapılışı:
-Milföy yaprakları alınır içine peynirli karışım konulur,
-Karşılıklı köşeler birleştirilir.Bohça şekli verilir.Ters çevrilir yağlanmış tepsiye dizilir.
-Üzerine yumurta sarısı sürülür ve susam çörek otu serpilir.
-180-200 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.
-Sıcak sıcak ikram edilir.
Afiyet olsun

6 Aralık 2010 Pazartesi

PIRASALI YUMURTA


Pırasanın yemeğini yaptıktan sonra yapraklarını atardım eskiden.Sonra  yapraklarının yumurtalı pişirildiğini duyunca denemek istedim.Aslında başta ön yargılıydım.Ama denedikten sonra bu ön yargımı yıktım.Birde derler ki ön yargıları yıkmak çok zor diye:)
Malzemeler:
-Pırasanın yaprakları,
-2 yumurta,
-Pul biber,tuz
-1-2 kaşık zeytin yağı,
Yapılışı:
-Pırasanın yaprak kısımlarını iyice yıkadıktan sonra ince ince doğruyoruz.Bir tavaya ekleyip ağzını kapatıyoruz aralarda açıp karıştırıyoruz.Bu şekilde kendi suyunu kaybetmeden pişmiş oluyor.Suyunu saldıktan sonra bir müddet suyunu çekmesini bekliyoruz.
-Suyunu çektikten sonra zeytin yağını ekliyor kavuruyoruz.Üzerine biraz pul biberve tuz  ekleyip karıştırıyoruz. 
-Daha sonra yumurtalara tuz atıp çırpıyoruz.Ve kavurduğumuz pırasanın üzerine ekliyoruz.
-Yine ağzını kapakla kapatıyoruz ki kendi kıvamında pişsin diye.Tuz konusunda dikkatli olun yoksa tuzu fazla olabilir.Pırasayada yumurtayada az tuz ekleyin.
Afiyet olsun:)

2 Aralık 2010 Perşembe

ZERDEÇALLI PİRİNÇ PİLAVI


Zerdeçalın kansere karşı koruyucu olduğu söyleniyor.Rengide pek hoştur doğrusu.İşte bu aralar zerdeçellı pilavı pek sık yapıyorum efendim.Tadında bir değişiklik olmuyor tabi dozajını iyi ayarlamak lazım.Fazlası yemeğin tadını bozar.Yapımı çok kolay normal yaptığımız pilavdan pek bir farkı yok.
Malzemeler: 
-1 bardak pirinç,
-2 yemek kaşığı kuş üzümü,
-2 yemek kaşığı haşlanmış nohut,
-2 bardaktan 2 parmak fazla sıcak su,
-2 yemek kaşığı tereyağ,
-1 çay kaşığı zerdeçal
-tuz,
Yapılışı:
-Tereyağı eritip pirinci yıkayı ekliyor ve kavuruyoruz.
-Tuzunu,kuş üzümü , nohutu ve suyunu ekliyoruz .Yemeğimizn suyundan az biraz alıyoruz bir kaşık kadar içine zerdeçalı ekleyip ezip tenceremize ekliyoruz.(zerdeçal topaklanmasın diye)Eğer rengindeki sarılık az olduysa biraz daha zerdeçal ekleyebilirsiniz ve kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz
-Suyunu çektikten sonra dinlenmesi için biraz bekliyoruz.
*Şık bir sunum oluyor .
*Nohut isteğe kalmış
Afiyet olsun

 

1 Aralık 2010 Çarşamba

ZEYTİNYAĞLI BAKLA YEMEĞİ


ıııııı ben bakla sevmem diyenler lütfen bu şekilde bir deneyin fikriniz değişecektir umarım.İnsan besinlerin faydalarını duyunca “yemeliyim” evet diyor.İnşallah sizde öyle diyenlerdensiniz.Bu yemeğin içine kuşbaşı ette ekleniyor istenirse o da çok lezzetli oluyor .Ama sarımsaklı yoğurt ve dereotu ayrı bir lezzet veriyor sanki baklanın ağır koksusunu alıyor gibi geliyor banaJ
Baklanın faydası:
 İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
Malzemeler:( 3-4 Kişilik)
-Yarım kg yeşil bakla,
-1 tane kuru soğan,
-yarım yemek kaşığı biber salçası,
-2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
-tuz,
-yarım bardak sıcak su
Üzerine sos:
-1 kase yoğurt,
-1 diş sarımsak,
üzeri için:
-yarım demet dere otu,
Yapılışı:
-Baklanın kılçıklarını temizliyor ve parmak başı büyüklüğünde doğruyoruz.
-Soğanı küp küp doğrayıp zeytin yağında kavuruyoruz.Soğanlar kavrulduktan sonra salçasını ekleyip karıştırıyoruz.
-Daha sonra doğradığımız baklaları da ekleyip karıştırıyoruz.2-3 dakika kavuruyoruz.
-Tuzunu ekliyoruz.
-Sıcak suyu yemeğimize ekleyip kısık ateşte pişmesini bekliyoruz.Yemeğimiz baklaların tazeliğine göre 25-30 dakika da pişiyor.
Yemeğimiz piştikten sonra biraz dinlenmesini bekliyor sonra servis ediyoruz servis sırasında yemeğimizin üzerine sarımsaklı yoğurt döküp ,ince ince doğradığımız dereotunu serpiştiriyoruz.
Afiyet olsun

29 Kasım 2010 Pazartesi

HAVUÇLU LAHANA SALATASI

HAVUÇLU LAHANA SALATASI
Malzemeler: :(2-3 kişilik)
-2 havuç rendelenmiş,
-1 tane domates,
-1 tane kuru soğan,
-1 tane yeşil biber
-1 tane salatalık(konulmasa da olur) ,
-ince kıyılmış beyaz lahana (istediğiniz kadar)
- zeytinyağı 1-2 kaşık isteğe kalmış
-Kırmızı pul biber,
-tuz,
-limon
Yapılışı:
-Ben bu salatayı genelde kış mevsimine doğru yaparım.Hem havuçlar taptaze oluyor hem de lahanalar.
-Havuçları rendeleyip,lahanayı  ince ince kıyarak derin bir kaseye alalım.
-Domates,soğan,biber,salatalığı da doğrayıp kaseye ekliyoruz.
- Üzerine yağ,limon,tuz ve biber ekleyip karıştırıyoruz.
Afiyet olsun..

TUHAF ALIKŞANLIKLARIMIZ MİMİ

Sevgili Kızımın cicileri beni mimlemiş kendisine teşekkür ediyorum ve mimi cevaplıyorum..
Tuhaf alışkanlıklarımız diyince biraz düşünmek lazım acaba bana çok normal gelen fakat başkalarına tuhaf gelen alışkanlıklarım neler?
*Arabaların plakalarını okumak,
*Sesiz sakin insanları konuşturmak,
*Kremalı bisküvinin önce kremasını ,sonra bisküvisini yemek,
*Aldığım bir yemek tarifini kendimce yeniden uyarlamak ,
bunlar ilk aklıma gelenler.Peki ya sizin nedir tuhaf alışkanlıklarınız nelerdir
?Yani bizde aaaaaaaa dedirtecek alışkanlıklarınızı bizimle paylaşmak isterseniz ?
Bu mimi size gönderiyorum ..:))))))))))

DRAMA LİDERLİĞİ-MÜZE EĞİTİMİ

Yani çağın gerisinde kalmamak ,yerinde saymamak hatta gerilememek adına kendimi geliştirmeyi ,çağın getirdiği yenilikleri yakından takip etmeyi çok önemserim.Eğer bir insan ben hayatta öğreneceğim her şeyi öğrendim ,işte bu kadar dediği noktada bitmiştir.Yenik düşmüştür hayata.Öğrenmenin ne yaşı ne de zamanı vardır.Her yaşta ve her zaman insan istedikten sonra yeni şeyler öğrenip kendi kişisel gelişimine katkıda bulunabilir.
Arkadaşlarım bana bu koşturmada yorulmuyor musun ?ya senin başka işin yok mu ?dediklerinde onlar adına çok üzülüyorum.Ne demek yani tamam bir mesleğim var,Eşim var evim var ,her şey bu kadar mı hayatta yani?Bence hayat uzun bir yol ve bu yolda trafiğin akışını bozanlar da var sağ çekip dinlenenlerde.Ben bu hayat yolunda durmadan ilerlemeyi tercih edenlerdenim.Yeniliklere açık değilseniz yerinizde saymaya mahkumsunuz.Hatta gerilemeye...
Burada özel mesajlarda göndermiş olduk:)Efendim uzun zamandır eğitimde dramayı sınıfımda uyguluyordum.Ve öğrencilerim zevkle dersi dinliyorlardı.4-5 sınıfa gelince yavaş yavaş bu uygulamadan uzaklaştığımı hissettim ki tam o noktada Drama liderliği kursu imdadıma yetişti.
Hayata Boyu Öğrenmenin Desteklenmesi Hibe Programı
Drama ile Eğitimde Kalitenin Arttırılması Projesi
“Drama Liderliği/Eğitmenliği” kursuna gittiğimi sanırım söylemiştim.İşte bu kurs da ikinci kuru bitirdik.Çok zevkli bir süreç.Eğer imkanınız olursa gitmenizi tavsiye edeceğim bir kurs.
Projemiz eğitimde dramanın yaygınlaştırılması ve drama uygulamaları ile
eğitimde kalitenin arttırılmasını amaçlamaktadır.
Günümüzde ” Bilgi edinme, öğrenme nasıl olmalıdır?” Sorusuna yeni cevaplar aranmakta ve ezberci eğitimin yerine yeni bilgi edinme yöntemleri bulunmaya çalışılmaktadır. Günümüzde artık öğretmen odaklı eğitim yerine, öğrenci odaklı eğitimin yararları herkes tarafından kabul edilmekte ve bunun yaygınlaşması için çalışmalar yapılmaktadır. Drama bu alanda en etkili süreştir.
Bizler sergileri gezeriz.hııı der bakarız.Bu eserleri içselleştiremeyiz.Bir farkındalık kazanamayız sadece kısa bir süre bakar ve ortamdan ayrılırız.Aynı durum müze içinde geçerlidir.Kimimize göre çok sıkıcı yerlerdir müzeler.Neden acaba?Bizleri müzelerden, sanat galerilerinden uzak tutan şey neydi acaba?İşte bu uzaklaşmalardan kurtulmanın en güzel yolu drama eğitimi ile müze çalışmalarından geçiyor.Bu çalışmadan sonra fikriniz değişiyor.
Müze eğitimi çalışmaları ile; öğrencilerin, müzelerin ve drama yönteminin bilgi edinme konusunda sunduğu yaratıcı fırsatları fark edebilmelerini ve müzelere karşı duyarlılık geliştirmelerini hedeflemektedir.
Müze pedagojisinin amaçları ise şu şekilde belirlenmiştir:
1-İnsanın değişen dünyaya uyum sağlamasına yardımcı olmak.,
2-İnsanların yaşadıkları dünyaya yabancılaşmasını engellemek,
3-Geçmişle şimdiki yaşamı arasında bağ kurmak,
4-Günümüz sorunlarına ve çatışmalarına anlayış kazandırma,.
5-Sergilenen objelerle insanlar arasında köprü kurarak, objelerin onların yaşantısı ile bütünleşmesini sağlamak

 

28 Kasım 2010 Pazar

GÜL BÖREĞİ

  Malzemeler
 -5 adet yufka
İç harcı:
-1 300 gr  lavaş ve lor  peyniri karışımı
-1demet maydanoz,
Sıvı karışım:
-1 su bardağı yoğurt
-yarım paket eritilmiş margarin veya tereyağı(sıvı yağda olabilir)
-2 adet yumurta (birinin sarısı üzeri için)
-susam
-çörekotu
Yapılışı
-Yufka dörde bölünür.
- Yoğurt, yağ ve yumurta çırpılır.
-Dörde bölünen üçgen şeklini alan yufkalara yoğurt ,yağ yumurtadan oluşan karışım sürülür..
-Üçgen şeklindeki yufkanın geniş kısmına peynirli iç yayılır
.-Rulo şeklinde sarıp gül şekli verilir.
-Yağlanmış tepsiye dizilir.
-Üzerine yumurta sarısı sürülür çörek otu ve susam serpilir
-180 derecelik fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.

20 SORUYA 20 CEVAP:)

Sevgili arkadaşlarım keyfeseyran ve umutluhayat beni mimlemişler.Kendilerine çok teşekkür ediyor ve cevaplamaya çalışıyorum
1.En sevdiginiz kelime?
  Hamd olsun.
2.Nefret ettiginiz kelime?
  İsyan içeren  tüm kelimeler
3.Sizi ne heyecanlandırır?
   Süpriz geziler
4.Heyecanınızı ne öldürür?
   Planladığım şeyin gerçekleşmemesi
5. En sevdiginiz ses?
   Ben genelde sessizliği severim:)
6.Nefret ettiğiniz sesler?
   Birbirini dinlemeden bir sürü insanın aynı anda konuşması
7.Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?
  Hemşirelik bana hep zor gelmiştir.
8.Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?
  İyi bir müzik kulağım olsun isterdim
9.Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz?
  Ben kendim olmaktan mutluyum:)
10.Nerede yasamak isterdiniz?
  Keyfeseyranla komşu olmak isterdim:)"Denize sıfır bir ev bahçesinde köpekler,tavuklar,sebzeler..."
11.En önemli kusurunuz nedir?
  Yaradanın yarattığına benim kusur bulmam doğru olmaz sanırım..
12.Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?
  Bilmem hiç düşünmedim
13.Kahramaniniz kim?

  Annem
14.En cok kullandiginiz kötü kelime?
  Küfür kelimelerini pek kullanmamaya özen gösteririm .Ara sıra sinirlerimin doruk noktasında"Kafanın içinde beyin olduğundan emin misin?"derim
15.Su anki ruh haliniz?
   Mutlu ve yorgun
16.Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?
  Pozitif ol neşeyle bak hayata
17.Mutluluk rüyanız nedir?.
  İçinde bulunduğum topluma faydalı bireyler yetiştirdiğimi görmek
18.Sizce mutsuzlugun tanımi?
  Sağlıklıysan mutlusun..
19.Nasıl ölmek isterdiniz?
  Son nefesimde kelime-i şahadet getirerek imanlı bir şekilde ölmek isterim.
20.Öldügünüz zaman cennete giderseniz Allah`ın size ne söylemesini istersiniz?
  Bu soru beni aşar
Benim kimi mimlediğim konusuna gelince her zaman ki gibi mimi isteyen herkese gönderiyorum .

Sevgiler iyi hafta sonları
Diğer mimler aklımda sırayla geliyor..:)))

25 Kasım 2010 Perşembe

HAMSİ KIZARTMA


Karadenizlilerin hemsiye balık dememelerini çok iyi anlıyorum.Gerçekten hamsi balık olamaz olsa olsa hamsi çerez olur..Ve çerez gibi yenir:)))))Evde balık yapmayı kokusundan dolayı pek tercih etmem.Burada fırın kültürü çok yaygın olduğu için balıklar fırında pişmeye gönderilir.Ve afiyetle yenir.Ama hamsiyi fırından ziyade tavada kızartmasını daha çok seviyoruz.Sanırım çok kalorili olmasından.Zaten bütün güzel yiyecekler çooook kalorili:(((
Hamsinin ve  bütün balıkların  yanında roka salatası süper oluyor.Kuru soğan ,domates,roka,limon ohhh gelsin nefis lezzetler.
Balığı nasılmı yapacağız?Ha tamam anladım sizin derdiniz benimle sohbet değil meşhur hamsinin tarifini alıp kaçmak tamam tamam yazıyorum:))
Yaz tatilinde karadeniz gezisinde Giresun'dan hamsi tava almıştım .Yani hamsi yapacaksanız hamsi tavanız olmalı.Gerçekten balığı kalıp gibi çıkartıyor ve balığı çevirmekte çok rahatlık sağlıyor.Eğer hala bir hamsi tavanız yoksa ne duruyorsunuz .:)Şimdi de sırada hamsinin kızartması nasıl oluyor geliyor...Tarif çok kolay olduğu için lafı bu kadar uzattım sanırım.Hamsiyi ne zaman kızartmaya kalksam tuzunu unuturum:)Yazarkende unutmayayımda
Malzemeler:
-1kg hamsi,
-mısır unu,
-tuz,
-kızartmak için sıvı yağ
-Ve herşeyden önemlisi hamsi kızartma tavası(eğer yoksa her hangi bir tavada olabilir)
Yapılışı:
-Hamsileri balıkçınıza söyleyin temizlesin.Eve gelince yinede siz bir yıkayın.
-Yıkadıktan sonra bir kağıt havlunun üzerine dökerek suyunun alınmasını sağlayın.

-Suyunu süzdükten sonra düz bir kabın içerinine biraz hamsi alıp tuzunu atıp , bolca mısır ununa buluyoruz.Ve daha sonra hamsi tavamızı yağlıyor,güzelce tavaya  düzenliyoruz.

-Tavaya dizilen hamsiler ocağa alınır,tavanın kapağı kapatılır.Alt kısmı kazardıktan sonra kapağı yardımıyla hamsinin kızaran kısmını üstte çeviririz.Her iki tarafıda güzelce kızardıktan sonra ocaktan alır ve servis edeceğiz kaba konulur.
Sonrada afiyetle yenilir.Yanında bol yeşillik ne de güzel olur:)))
Afiye olsun