24 Aralık 2013 Salı

KAHVALTILIK SOSLU ZEYTİN

      Blogun error vermesi sadece google den bağlandığımda oluyor.Bende artık yandexten bağlanıyorum ve sorun bu şekilde aşılmş oldu.Bağlanmışken bir de tarif ekleyelim.
           Okul servisinde beraber yolculuk ettiğimiz güzel hatunlar söylediğim tarifi deneyince değerli yorumlarınızı bekliyorum:))
Kışın en güzel yiyeceklerinden birisidir çizik zeytin.Taze taze evinde hazırladığın zeytinin tadı bir başka güzel oluyor.İşte bu güzel zeytinlere özel bir sos hazırladınız mı, ayrı bir lezzet oluyor.Çok basit ama bir o kadarda lezzetli.
Malzemeler:
-1 kase çizik zeytin,
-3-4 diş ezilmiş sarımsak,
-1 -2 tane domates rendesi.(yazdan kuruttuğunuz domates varsa sıcak suya ıslayıp onu kullanabilirsiniz.)
-3-4 yemek kaşığı zeytin yağı,
-1 tutam kekik,
-1 tutam nane,
- 1 tutam kimyon,
-1 tutam pul biber,
-yarım limon,
ihtiyaca göre tuz
Yapılışı:
Malzemelerin hepsini derin bir kabın içerisinde karıştırıp servis yapacağımız kaba alıyoruz afiyet olsun.Özel bir sıralama yok sadece zeytini en son ekleyip karıştırıyoruz.Bu kahvaltılığınızı hafta sonuna ayarlarsanız iyi olur sarımsaktan dolayı biraz kokacaksınız:))Ama denemeye değer o kadarcıkta olsun..
Afiyet olsun..

20 Aralık 2013 Cuma

BLOGDA ERROR NE DEMEKTİR?

   
    Bir haftadır bloğumu açtığımda karşıma bu uyarı çıkıyor.Bir hata var ama neden kaynaklanıyor ve nasıl gidereceğim bu sorunu bilmiyorum.Böyle bir sorun yaşayan varsa yada yardımcı olacak bana mail atarak yardım edebilirse çok sevinirim .
nesegonen@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.:((

17 Aralık 2013 Salı

Şehirlerdeki değişim


Türkiye’nin pek çok yerinde, özellikle de deprem riski yüksek olan bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam etmekte. İstanbul’da her sokakta en az bir tane yıkılan ve yenilenen bina görmeniz mümkün. Bu inşaat safhası belki bu süreçte pek çoğumuzun canını sıkmakta. Neticesinde inşaat süreci yakındaki bina sakinlerini rahatsız ettiği gibi artan kamyon sayısı da trafiği olumsuz olarak etkilemekte.

Ancak bu değişim, bu yenilenme de şart. Ekonomik ömrünü doldurmuş eski binalar ve kalitesiz malzeme ile yapılmış binalar, kaçınılmaz olan İstanbul depremi için gerçekten de büyük risk oluşturuyor. Kentsel dönüşüm ile birlikte eski, sağlam olmayan ve çirkin görünümlü binalar yerini daha modern, yeşil alanı olan, otoparkı olan ve en önemlisi de deprem riskine karşı güvenli olan binalara bırakıyor. Bu sayede şehirlerdeki çirkin yapılaşma ve büyük depremlerdeki can kaybı çok da aza inmiş olacak.

Kentsel dönüşüm ile ilgili geçtiğimiz yıl kabul edilen yasada bireysel başvurular da yapılabilmekte ve bu yasadan yararlanarak binasını yenileyenlere çok uygun faizli kentsel dönüşüm kredisi, kira yardımı ve masraflardan muaf olma gibi avantajlar gelmiş durumda.

12 Aralık 2013 Perşembe

321 POĞAÇA

 

   Bugünlerde bloglarda sıkça gördüğüm bir poğaça var. Yerli malı haftası etkinliklerinde öğrencilerime bu poğaçayı yaptım şimdi fırında pişiyor. Heyecanla pişmesini bekliyorum. Gerçekten de anlatıldığı gibi güzel mi acaba gerçi sevgili disal in bloğunda gördüm denenmiş bir tarif olduğu için içim rahat.
Malzemeler:
-3 paket hamur kabartma tozu,
-2 su bardağı yoğurt,
-1 su bardağı zeytin yağı,(ben fındık yağı kullandım)
-1 tatlı kaşığı tuz,
-5 su bardağı un(200 ml lik bardak)
İç malzemeler:
-100gr kıyma,
-bir tutam maydanoz,
- 1 fincan doğranmış cevizi
tuz, karabiber, pul biber ve biraz zeytin yağı
Üzeri için:
-galate unu, susam, çörek otu yada haşhaş
Yapılışı:
-Yoğurt, yağ ve tuz derin bir kabın içinde karıştırılır.
-Un ve kabartma tozları ayrı bir kapta elenir ve sıvı karışımın üzerine eklenerek karıştırılır.
-Yoğurulan hamur yarım saat buzdolabında dinlenmeye bırakır.
-Bu arada iç malzemeler hazırlanır. Kıyma biraz tuz eklenerek ocakta kavrulur. Piştikten sonra karabiber, pul biber, ince kıyılmış maydanoz ve ceviz eklenerek karıştırılır.
-Fırın tepsisi yağlanır yada yağlı kağıt serilir.
-Küçük mandalina büyüklüğünde hamurdan parçalar kopartılır ve elde açılır.
-İçine hazırlanan içten konup kapatılır ve yuvarlanır.
-Haşhaşa batırılıp, kapatılan kısım tepsiye gelecek şekilde dizilir.
-175 derecelik önceden ısıtılmış fırında pişirilir.35-40 dakika kadar.
Afiyet olsun
Not:
 -  3 paket kabartma tozunu korkmadan kullanabilirsiniz. Rahatsız edici bir durum olmuyor. 
-İçinde yumurta ve süt olmadığından dolayı yumurtaya alerjisi olanlar rahatlıkla yiyebilir.
Mayalı gibi pufuduk kabarık bir poğaça oluyor. Üstelik güzelde kabarıyor. Bereketli olması da diğer bir yönü .Durun sayayım kaç tane çıkmış:)) 30 tane çok lezzetli poğaçam olmuş. Bu arada tadına da baktım  nefis:))

-İkinci denememde üzerine yumurta sarısı sürüp haşhaş serptim  böyle da çok güzel oldu. Hatta bu şekilde yapmanızı öneririm.Çünkü diğer şekilde haşhaşlar poğaçanın üzerinden dökülüyor.

İç harcı olarak peynirde güzel olur kanaatindeyim:))

24 Kasım 2013 Pazar

ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN


Biz sizlerden ne altın,ne han ne hamam hiç bir şey istemiyoruz.Biraz saygı ve sevgi yeter bize.Başta kendi öğretmenlerim olmak üzere tüm meslekdaşlarımın öğretmenler gününü kutlarım.

Ben bir köy öğretmeniyim,


Renk renk yüreklerinde

Renk renk çiçekler açan,

Sevgi yumağı öğrencilerim var benim.

Kimisinin karnı aç ,kimisinin yüreği...

Sevginin ,saygının hala bitmediği,

Sevgi yumağı öğrencilerim var benim.

Evde yavrum beni bekler,

Öğrencilerim sevgi ister.

Öğrencilerimin gözlerinde yavrumu görür,...

Özlerim, sevgimi içime gömerim.

Kimi zaman anne kimi zaman öğretmenim.

Yeşeren her çiçekte yeşerir ümitlerim,

Vatanını milletini seven insan yetiştirmek isterim.

....

Dedim ya ben bir köy öğretmeniyim.

Şu uçsuz dağlarda bilgi ekerim.

Yeşersin diye ümitle beklerim...

Neşe Gönen-2013

13 Kasım 2013 Çarşamba

FIRIN POŞETİNDE SEBZE


Bu günlerde günler bana yetmez oldu.Hal böyle olunca ne blogumla ilgilenebiliyorum ne de kendimle.Benim çok sevdiğim çok pratik bir tarif fırın poşetinde sebze.Öyle pratik ki çok kısa süre de hazırlanıyor üstelik çok sağlıklı ve lezzetli.Rejim yapanlara da çok güzel bir lezzet. üzerinede yoğurt harika olur:))
Malzemeler:
-Küçük bir brokoli,
-1 tane havuç,
-1 tane patates,
-4-5 tane küçüğünden kuru soğan,
-1 tatlı kaşığı zeytinyağı,
-tuz,kekik,kırmızı pul biber,
-tavuk göğsü (isteğe kalmış)
Yapılışı:
-Sebzeleri yıkayıp ,iri iri doğruyoruz.Baharatlarını ekleyip fırın poşetine dolduruyoruz.İğne ile poşete bir iki delik delip 200 derece fırına veriyoruz.20 -25 dakika kalmadan pişiyor.Piştikten sonra isterseniz üzerine yoğurt isterseniz sade bir şekilde servis edebilirsiniz Afiyet olsun

28 Ekim 2013 Pazartesi

CUMHURİYETİMİZİN 90. YILI KUTLU OLSUN


Cumhuriyetimizin 90. yılı kutlu olsun.Cumhuriyet bizden aklı hür vicdanı hür nesiller ister

26 Ekim 2013 Cumartesi

MÜCİZE YİYECEK BAL


Fotoğraf: • Balın büyüme çağındaki çocukların ZEKA GELİŞİMİ’ne azımsanmayacak derecede olumlu etkisi vardır.


• İDRAR: BAL idrar söktürücüdür. İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir. Mesane hastalıkları ve iltihabını giderir.

• KARIN AĞRISI: Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.

• BAL GÖZE FAYDALIDIR: Gözün görme gücünü arttırır.

• BAL BALGAM SÖKTÜRÜR: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.

• BAL YARA ve İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında BAL kullanıldığı bilinmektedir. Özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren mikroplar ve mantarlar üzerinde balın olumlu etkisi gözlemlenmektedir.

• ŞİŞMANLIK: BAL içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.

• KABIZLIK: Bilhassa sıcak BAL şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.

• DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder.

• İŞTAH AÇICI: BALIN ihtiva ettiği A,B,C ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.

• AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı, ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.


• ALERJİ: BAL'ın alerjik vakalarda pahalı ve zahmetli birçok tedaviden daha etkili olduğu gözlemlenmiştir. Bu vakalarda Organik Bal kullanımı tavsiye edilmektedir.

• BAL CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR: Vücud bal ile ovulursa cilt yumuşar ve parlar.

• BAL SAÇLAR’ı besler. Saça sürülürse saçları yumuşatır, besler, uzatır, parlaklık ve canlılık kazandırır.

• BAL NEZLE’yi geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.

• 2 çorba kaşığı BAL, 2 çorba kaşığı süt ve limon suyundan oluşan karışımın sürülmesi AKNE izlerini ve lekeleri geçirmekte etkilidir.

• BAL ilaçların yan tesirlerini önler, zararlarını nötüre eder.

• BAL, yatağını ıslatan çocuklar için faydalıdır.

• BAL KOLESTOL’ü düşürür. Kolestrolü düşüren yiyecekler arasında ilk sıralarda yer alır.

• BAL İSHAL’e çok faydalıdır. Soğuk bal şerbeti ishali kısa sürede durdurur.

• BAL TERLEME’yi giderir: Bal mumu ile birlikte birkaç gün sakız gibi çiğnenirse burun tıkanıklığı ve bundan dolayı meydana gelen terlemeyi giderir.

• SARILIK: Bala salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.

• KARACİĞER: Bal, karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve karaciğer yağlanmasını engellemek için hücreleri harekete geçirir.

• BAL VARİS’e faydalıdır. Vücutta olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.

• YANIKLAR: Bal, zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı, sızı çekilmez. Kısa sürede iyileşir, yanık izi kalmaz.

• VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer enfeksiyon ve vereme çok faydalıdır.

• BAL ve ROMATİZMA: Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede rahatlatır.

• BAL DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin aksine oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle “kalp hastalarına” faydalıdır.

• BAL KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.


• İnsan vücudunu etkileyen birçok mikroorganizma balda yok olur. Bal içinde bakteri barındırmamakla kalmaz aynı zamanda bir bakteri yok edici olarak kullanılır.

• Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğinde de bulunmaktadır.

• Yapılan araştırmalarda balın mide-bağırsak sistemi üzerinde düzenleyici etki gösterdiği belirtilmiştir.

• Balın antioksidan aktivitesi gösteren maddeler içerdiği de bilinmektedir.

• Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, yara ve iltihapların iyileşmesinde olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.

• Balın antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaraları dezenfekte ettiği, bakteri ve mantar gelişimini önlediği çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir.

• Bal, bitkilerin nektarlarından elde edildiği için onların şifa veren pek çok özelliğini taşımaktadır.

• Bir yemek kaşığı bal, 64cal enerji sağlayarak kaslar için yakıt görevi yapmaktadır.

• Bal temel karbonhidratların kaynağıdır; içeriğinde %82 karbonhidrat, %17 su ve % 1 oranında da proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur.

• Bal vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek çok yaşamsal madde içermektedir.

• Bal bir doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle çocuklar, yaşlılar, sporcular ve hastalarla birlikte sağlıklı insanlar tarafından da bilinçli olarak tüketilmelidir.

• Balda 12 değişik enzim vardır. Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı; enzimler bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır, hastalıkları iyileştirir.

• Balın içerdiği magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler, ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur. Potasyum bağırsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir.

• BAL MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

• BAL İYİ BİR KORUYUCUDUR: Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir.

• BAL ve DİYET: Balın şişmanlığa yol açtığı yanlış bir görüştür. Bal glikoz ve meyve şekerinden oluşur. Şişmanlığa neden olan sakaroz ise bal oluşumunun sadece %5'ini teşkil eder. Glikoz ve meyve şekeri vücut tarafından doğrudan alındığı için yağa dönüşmez.

• BAL yaklaşık 500 hastalığa faydalı olmaktadır. BAL’ın içinde barındırdığı vitaminler ve mineraller ve yapısal özellikleri insanlar için tam bir şifa kaynağıdır.

• İshalli bir çocuğun sağlığına kavuşması için Dünya Sağlık Teşkilatı ve British Medical Journal adlı dergi şekerli, tuzlu solüsyonlarda şeker yerine BAL kullanmayı asrın buluşu olarak tavsiye etmektedir.

• Ani ishal ve kusmalarla başlayan AKUT GASTROENTERİT’in yılda 0-5 yaş arası 500 milyon çocuğu ölümle tehdit etmektedir. İshalli hastalara damar yolundan takılan serumun pıhtı oluşturması ve damarı tıkaması gibi sakıncaları bulunmaktadır.

• Balın içindeki antibakteriyel etki sebebiyle dişeti enfeksiyonlarının tedavisinde faydalanılır. Anti-enflamatuar kompenentleri sayesinde şişliği ve ağrıyı azaltmada mükemmel sonuç verir.(http://www.dentalgazete.com/)

• Y.Zelenda Waikata Üniversitesi Biyokimya uzmanı Bal Araştırma Ünitesi başkanı Doç. Dr.Peter Molan diş çürüğünden sorumlu bakterilerin ürettikleri asit miktarını balın azalttığını belirtmiştir.

• Amerikan Dental Araştırmalar Birliği'nin Chicago'da düzenlenen ‘Oral Sağlık İçin Yararlı Yiyecekler’ sempozyumda, balın diş çürüğünü önlediği ispatlanmıştır.

• Balda vücudun az miktarda üretebildiği Chocin maddesi vardır. Chocin karaciğerin yağ dengesini ayarlar ve yağ bağlamasını önler. (http://www.genetikbilimi.com/genbilim/dogalilacbal.html)

• Bal yendikten 20dk. sonra bağırsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddeler barsakta serbest bırakılmasında etkili olur.

• Vücutta kemik ve dişlerin teşekkülünde önemli rol oynayan minerallerin balda bulunuşu kansız kalmış şahıslar, büyüme ve gelişme çağındaki gençler ve her yaşta insanların beslenmelerinde önemli rol oynamaktadır.

•Bal arıları, çiçekler ve meyve tomurcuklarından toplayıp yuttukları nektarları, vücuttaki bir enzim arcılığıyla bala dönüştürürler. İntervaz denilen bu enzimle, nektar bala çevrilirken, nektardaki sakarozu, früktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürürler..
Arılar, balın içindeki suyu uçurup fermantasyona uğrayarak bozulmamasını temenni ederler. Daha sonra peteklerin içine doldurdukları balı ince balmumu bir kapakla kapatıp, kovanın içindeki sıcaklığı 35 derecede tutarak, o sevdiğimiz kıvamı oluştururlar. Bal, olağandışı bir etkiye uğramadığı sürece bozulmaz. Yapısı itibariyle mikroorganizmaların hayatta kalmasına da olanak vermez. Bu yüzden insanlar asırlarca yanık ve yaraları iyileştirmekte balı kullanmışlardır.
Eski zamanlarda güzellik ve zenginlik kaynağı olan bal, başka tatlandırıcı olmadığından çok değerliydi. Hatta 2. Ramses döneminde Mısır’da, memurların maaşlarının bir kısmı bal olarak ödenirmiş.

Bal besinlerin daha hızlı sindirilmesine neden olmakta, sindirim sistemi enfeksiyonlarında, kabızlığın giderilmesinde on iki parmak bağırsağı ülserlerinde, ve karaciğer rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Her gün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur. Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir.

Bal, limon suyu ve bir bardak sıcak su ile içildiğinde boğaz ağrısını ve öksürüğünü giderir, gribe yakalanmış kişileri rahatlatır. Bademciklerin doğal ilacıdır. Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz bal karıştırılıp önce gargara yapılıp sonra yudum yudum içilirse boğaz içindeki ağrılar geçer, bademcik iltihaplarında iyileşme görülür. Kan yapar. Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenler, hem kolaylaştırır ve damar sertliğinde olumlu etki yapar.
Efendim bu günlerde biraz yoğun geçiyor günlerimiz.pek uğramaya fırsatım olmuyor bloguma. Ama bu güzel bilgiyi paylaşmadan edemeyeceğim.Eğer halis katkısız bir bal bulursanız faydalarını test edebilirsiniz malum çağımızda her şeyin sahtesi çıktı..B u faydaları okuyunca mücide yiyecek dememek elde değil.
BALIN FAYDALARI
.Balın büyüme çağındaki çocukların ZEKA GELİŞİMİ’ne azımsanmayacak derecede olumlu etkisi vardır.


• İDRAR: BAL idrar söktürücüdür. İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir. Mesane hastalıkları ve iltihabını giderir.

• KARIN AĞRISI: Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.

• BAL GÖZE FAYDALIDIR: Gözün görme gücünü arttırır.

...
• BAL BALGAM SÖKTÜRÜR: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.

• BAL YARA ve İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında BAL kullanıldığı bilinmektedir. Özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren mikroplar ve mantarlar üzerinde balın olumlu etkisi gözlemlenmektedir.

• ŞİŞMANLIK: BAL içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.

• KABIZLIK: Bilhassa sıcak BAL şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.

• DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder.

• İŞTAH AÇICI: BALIN ihtiva ettiği A,B,C ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.

• AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı, ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.


• ALERJİ: BAL'ın alerjik vakalarda pahalı ve zahmetli birçok tedaviden daha etkili olduğu gözlemlenmiştir. Bu vakalarda Organik Bal kullanımı tavsiye edilmektedir.

• BAL CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR: Vücud bal ile ovulursa cilt yumuşar ve parlar.

• BAL SAÇLAR’ı besler. Saça sürülürse saçları yumuşatır, besler, uzatır, parlaklık ve canlılık kazandırır.

• BAL NEZLE’yi geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.

• 2 çorba kaşığı BAL, 2 çorba kaşığı süt ve limon suyundan oluşan karışımın sürülmesi AKNE izlerini ve lekeleri geçirmekte etkilidir.

• BAL ilaçların yan tesirlerini önler, zararlarını nötüre eder.

• BAL, yatağını ıslatan çocuklar için faydalıdır.

• BAL KOLESTOL’ü düşürür. Kolestrolü düşüren yiyecekler arasında ilk sıralarda yer alır.

• BAL İSHAL’e çok faydalıdır. Soğuk bal şerbeti ishali kısa sürede durdurur.

• BAL TERLEME’yi giderir: Bal mumu ile birlikte birkaç gün sakız gibi çiğnenirse burun tıkanıklığı ve bundan dolayı meydana gelen terlemeyi giderir.

• SARILIK: Bala salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.

• KARACİĞER: Bal, karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve karaciğer yağlanmasını engellemek için hücreleri harekete geçirir.

• BAL VARİS’e faydalıdır. Vücutta olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.

• YANIKLAR: Bal, zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı, sızı çekilmez. Kısa sürede iyileşir, yanık izi kalmaz.

• VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer enfeksiyon ve vereme çok faydalıdır.

• BAL ve ROMATİZMA: Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede rahatlatır.

• BAL DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin aksine oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle “kalp hastalarına” faydalıdır.

• BAL KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.

Bal, limon suyu ve bir bardak sıcak su ile içildiğinde boğaz ağrısını ve öksürüğünü giderir, gribe yakalanmış kişileri rahatlatır. Bademciklerin doğal ilacıdır. Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz bal karıştırılıp önce gargara yapılıp sonra yudum yudum içilirse boğaz içindeki ağrılar geçer, bademcik iltihaplarında iyileşme görülür. Kan yapar. Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenler, hem kolaylaştırır ve damar sertliğinde olumlu etki yapar.

9 Ekim 2013 Çarşamba

KARIN DOLMASI (İŞKEMBE DOLMASI)

     Kurban bayramı yaklaştı hal böyle olunca etli tariflerde bloglarda dolaşmaya başladı.Sakatat sevenlere gelsin bir tarifde.Yapılışı biraz zahmetli bir yemek işkembe dolması sevenleri ve sevmeyenleri ile damak tadına saygımız sonsuz:))
   Bundan yıllar önceydi hala tadı damağımda her fırsatta bahsederim Bir karın dolması yemiştik diye.İşte işkembe dolması bizde pek sık yapılmaz ayda yılda bir yapılır.Yapımı çok zahmetlidir.Tadı kişiden kişiye değişse de bu tadın müdavinleride azımsanamayacak kadar çok.Sevenleri sevmeyenleri derken bu yemeği tatdan geçmeyin derim.
      Bizim buralarda yapılan kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürel değerimizdir.Böyle güzel kültürel zenginliklerimizi hatırlamak ve unutmamak adına fırsat buldukça sizlerle paylaşmak istiyorum.
Malzemeler:(5-6 kişilik)
- 1 tane kuzu işkembe,
-250 gr orta yağlı kuzu kıyma,
- 2 su bardağı pirinç,
- 1 demet maydanoz,
-1 tane kuru soğan,
- 2-3 tane yeşil biber,
-1 yemek kaşığı biber salçası,
-1 tatlı kaşığı tuz,karabiber,pul biber
-iğne ve pamuklu ip
Yapılışı:
  1. İşkembeler iyice temizlenir.İşkembeler bir kabın içine alınıp üzerine bir çay kaşığı karabiber,1 çay kaşığı tuz ve yarım limon dilimlenerek ovulur.Yarım saat kadar bu şekilde bekletilip daha sonra bol su ile durulanır.
  2. İşkembeler aşağı yukarı bir el büyüklüğünde kesilip doldurmaya yani dikmeye hazır hale getirilir.
  3. İç malzemeleri dolma içi gibi hazırlanır.
  4. Soğan, Maydanoz ,yeşil biber ince ince kıyılır.Kıyma,yıkanmış pirinç, salça ve baharatlar eklenerek karıştırılır.
  5. El şeklinde kestiğimiz işkembelerin içine 1 yemek kaşığı kadar iç harç konularak dikmeye hazır hale getirilir.Kesilen parçalanırın hepsinin iç malzemeleri konulduktan sonra dikme işlemine geçilir.
  6. İç kısmı fazla doldurmamak gerekiyor yoksa içi pişmez veya patlar.
  7. Diktiğimiz dolmaları düdüklü tencereye alıyoruz üzerini kaplayacak kadar su ilave ediyoruz.
  8. Düdüklü tencereyi pişirmeye almadan içine 2 -3 tane kuru soğan,7-8 tane karabiber ekliyoruz ki kokusu bir nebzede olsa hafiflesin:) pişerken çevreye ağır bir koku yayılıyor mümkünce balkonda pişirin derim.
  9. Düdüklü tencereye ocağa alıyoruz düdüğü ötmeye başladıktan sonra 1 saat kadar pişiriyoruz.
  10. Sıcak sıcak servis yapıyoruz. Yerken ipini  çekip yiyoruz.
Servis önerisi:Yufka ekmeğiniz varsa onunla dürüm yaparak yiyebilirsiniz yanında da  bir bardak ayran o ne güzel olur. 

                                                    Afiyet olsun

3 Ekim 2013 Perşembe

TAVADA TAVUK İNCİK

Çalışan insanlara , öğrencilere yani zamanı sınırlı insanlara pratik tarifler can kurtarıcı nitelikte.Hal böyle olunca bende bu tariflere ihtiyaç duyanlardanım.İşten gelince salatayı yapana kadar tavuklarda kendi halinde pişiyor ve üzerine biraz  baharat desteği işte size pratik ve lezzetli bir yemek.
Malzemeler:
-6 tane tavuk incik,
-tuz,karabiber,kekik,pul biber
yapılışı:
-Tavuk incik yapımı çok pratik.Tavukları bir güzel yıkıyoruz,tuzluyoruz.Sonra teflon tavaya yerleştirip tavamızın ağzını kapatıyoruz.Tavuk kendi suyunu salıyor.
-Aralarda tavukları alt üst çeviriyoruz.İyice pişsin diye.Zaten tavuğu ocağa almayla pişmesi bir oluyor.
-Hiç yağ koymuyoruz tavuğun derisinin yağı yeterli oluyor.İndirmeye yakın üzerine karabiber ,pul biber,kekik ekliyor ve servis tabağına alıyoruz.Yanında bir de pirinç pilavı harika olur.
Afiyet olsun.

29 Eylül 2013 Pazar

Kentsel dönüşüm ve şehirlerdeki yenileşme




Kentsel dönüşüm süreci ile şehirler hem depreme karşı daha dayanıklı daha güvenilir hale gelirken aynı zamanda çehreleri de değişecek. O çirkin, çarpık kentleşme görüntüleri ortadan kalkacak.
Eğer siz de geçen yıl yürülüğe giren kentsel dönüşüm yasasından yaralanmak istiyorsanız ilk önce yapmanız gereken Çevre ve Şehircilik bakanlığı tarafından yetkilendirilen bir kuruluştan deprem risk raporu almak. Burada yetkilendirilmiş bir kurumdan bu raporu almak çok önemli. Aksi takdirde bakanlık raporunuzu onaylamayacaktır. Eğer bu rapor binanızın riskli olduğunu belirtirse o zaman bina sakinleri 2/3 çoğunlukla anlaşarak binanın yeniden inşaası ya da gerekiyorsa takviye güçlendirmesi için girişimlere başlayabilirsiniz. Binanızı ne şekilde ve hangi inşaat firmasına yaptıracağınıza bina sakinleri olarak siz karar vereceksiniz.
Eğer yasadan yararlanarak binanızı yenilemeya karar verdiyseniz deprem risk raporunuz ile birlikte anlaşmalı bankalara giderek çok uygun şartlardaki kentsel dönüşüm kredisi için başvuruda bulunabilirsiniz. Devletin desteğiyle %0.40-0.50 faiz oranlarıyla 120 aya kadar vade yapılabilmekte. Ayrıca dosya ve noter masraflarını da ödemek zorunda kalmıyorsunuz.
Kentsel dönüşüm ile ilgili merak ettiğiniz pek çok soruya İstanbul Kentsel Dönüşüm Derneği’nde cevap bulabilirsiniz. http://www.istanbulkentseldonusumdernegi.org/

22 Eylül 2013 Pazar

CEVİZLİ ÇITIR ÇITIR ŞERBETLİ KADAYIF TATLISI



   Şerbetli tatlı sevenlerin favori tatlısıdır.Hele cevizli tatlı sevenler bayılır bu tatlıya.Benim küçükken yemekten zevk aldığım ,annemin bayramlarda mutlaka yaptığı bu tatlı bugünlerde pek yapılmasa da yinede gönüllerde yeri hep vardır.:))
Malzemeler:
-yarım kg tel kadayıf,
-2 kase çekilmiş ceviz,
-200 gram tereyağı,
Şerbeti için:
-3 su bardağı şeker,
-2,5 su bardağı su,
-3-4 damla limon suyu
Süsleme için:
Çekilmiş fıstık
Yapılışı:
-İlk önce şerbetini yapıyoruz.Derin bir tencereye su ve şekeri ilave edip kaynamaya bırakıyoruz.
-Kaynadıktan 10 dakika sonra limon suyunu ilave edip bir kaşım kaynatmaya devam ediyoruz.
-Daha sonra şerbetimizi ocaktan alıp soğumaya bırakıyoruz 
-Kadayıflarımızı küçük parçalara ayırıyoruz.Tereyağını eritip kadayıfla iyice harmanlıyoruz.
-Kabımızın tabanını yağlıyoruz.Kadayıfımızı ikiye ayırıp tepsimizin tepsinin tabanına iyice bastıra bastıra yerleştiriyoruz.
-Düzenlediğimiz kadayıfın üstüne çekilmiş cevizimizi eşit bir şekilde yayıyoruz.
-Daha sonra üzerine kalan kadayıfı yayıp sıkıca bastırıyoruz.
-Daha önce ısıtılmış fırında 175 derecede altı üsttü kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
-Kadayıf piştikten sonra fırından alıp 5 dakika kadar bekleyin ilk sıcaklığı geçtikten sonra ılıttığımız şerbeti kadayıfımızın üstünden gezdiriyoruz.
-Tepsimizin sütünü başka bir tepsi ile kapatıp 2-3 dakika şerbetini çekmesi için bekliyoruz. Daha sonra üzerine kapattığımız tepsiyi alıyoruz.
-Kadayıfımızı dilimleyip fıstıkla süslüyor ,dondurma,kaymak veya  sadece bir şekilde ikram ediyoruz.
Afiyet olsun
Not:
1- Tatlınızın yumuşacık olmasını istiyorsanız şerbetini döktükten sonra üzerini bir tepsiyle kapatabilirsiniz.Bir yarım saat beklesin yumuşacık bir tatlı olur.
2-Ama ben çıtır çıtır severim diyorsanız şerbetini döküp üzerini 2-3 dakika kadar tepsiyle kapatın sonra hemen açın ki çıtır çıtır kalsın.

17 Eylül 2013 Salı

DOMATES SOSLU MAKARNA

Maşallah ne yağmurdu öğle okul çıkışı bir ıslandım ki sormayın.Rahmettir berekettir ama şemsiyesizde yakalanmamak gerektir. :))
Malzemeler:
-1 paket makarna
-3 tane orta boy domates,
-1 tane orta boy soğan,
-1 tane yeşil biber,
-1 çay bardağı zeytin yağı,
-tuz,karabiber,kırmızı biber
Yapılışı:
-Makarnayı üzerindeki tarife göre haşlıyoruz.Makarnamız haşlanırken bizde sosunu hazırlayabiliriz.
-Tencereye 1 soğanı yemeklik doğruyoruz,Zeytinyağını ekleyip soğanları sararıncaya kadar pişiriyoruz.
-Daha sonra biberleri küçük küçük doğruyoruz,soğanların üzerine ekliyoruz.3-4 dakika kadar pişiriyoruz.
-Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz.Karışımın içine ekleyip pişmeye bırakıyoruz.
-Piştikten sonra üzerine tuz,karabiber,pul biber ekleyip haşladığımız  süzdüğümüz makarnanın üzerine ilave edip karıştırıyoruz.
Afiyet olsun


15 Eylül 2013 Pazar

YAŞASIN OKULUMUZ

 Her sene okulların açıldığı ilk gün bende okula yeni başlayan çocuklar gibi heyecanlanırım.Çok özlediğim bir sevgiliyi görmek gibi birşey bu.Öğrencilerle anlam kazanıyor okullarımız.Bu güzel günleri hep güzelliklerle hatırlamanız dileğiyle.Tüm eğitim camiasının ilköğretim haftasını kutlar ,başarılar dilerim.:)))
YAŞASIN OKULUMUZ
Daha dün annemizin
Kollarında yaşarken,
Çiçekli bahçemizin
Yollarında koşarken.
Şimdi okullu olduk,
Sınıfları doldurduk.
Sevinçliyiz hepimiz,
Yaşasın okulumuz !
Okul yurt güneşidir.
Bize bilgiler saçar.
Annemizin eşidir,
Severek kucak açar.
Okul insanlık yolu,
Her yanı şeref dolu.
Sevinçliyiz hepimiz,
Yaşasın okulumuz !

14 Eylül 2013 Cumartesi

ÇÖREK OTLU KAHVALTILIK PEYNİR

  İyi hafta sonları herkese.Okullar başladı mini mini birler artık okulda.Rabbim hepsine zihin açıklığı versin inşallah. Pazarteside diğer sınıflar başlayacak ve okullarımıza renk gelecek. Onlar olmadan okulların ne tadı var ne tuzu.Özledim yavrucaklarımı bakalım neler yaptılar tatilde.Merakla bekliyorum.Kilo aldılar mı boyları uzadı mı ....Gelelim bir hafta sonu klasiği haline gelen kahvaltı tariflerimize:))   
 Kahvaltı denince aklınıza ne geliyor?Bizim gibi hafta sonunda geç kahvaltı yapanlardansanız sizde kahvaltıda çeşidi seviyorsunuzdur. Öyle sıradan kahvaltılıklar yerine şöyle değişik bir kahvaltılık arayışı içindeyseniz ki değişiklik iyidir:)) İşte bu çörek otlu peynir size göre. öyle özel bir tarifi yok.Sadece sunum değişik.
Yapılışı:
Bildiğimiz beyaz peyniri dilimleyip üzerinden zeytin yağı gezdirip ,çörek otu ve kekik ekliyorsunuz işte size pratik ama bir o kadar da lezzetli çörek otlu kekikli beyaz peynir.
    Çörek otunun saymakla bitmeyecek faydalarını duyunca bu güzel baharatı sık sık kullanmaya başladım.Sadece ölüme çaresi yoktur onun haricinde bin bir derde devadır deniliyor.Sizde bu şifalı baharattan bol bol faydalanmaya bakın.
Denemek isteyenlere afiyet şifa olsun ..

7 Eylül 2013 Cumartesi

9 KAŞIK PASTASI

Ben öyle çok değişik lezzet denemişimdir ki haydi tarifini ver deseler hemen akıldan veremem illa deftere yada yazılı bir nota bakmalıyım.Ama bu tarif benim gibi ezberi olmayanın bile aklında kaldıysa gerisini düşünün yani. Adı üstünde herşey 9 kaşık:))Bu lezzetli pastayı ilk kez karşı komşum ikram etmişti .Çok hoşuma gitmişti.Geçenlerde de blogcu arkadaşlarımdan  Emel'in  blogunda gördüm ve hemen denedim.Kendisine buradan teşekkürlerimi sunuyorum bu güzel paylaşım için.Sonuç çok güzeldi.Sütlü bir tatlı havasında bir pasta üstelik öyle kalabalık bir aile değilseniz bu tarif tam size göre çünkü çok büyük bir pasta olmuyor.
Malzemeler:
-2 tane yumurta,
-9 kaşık şeker,
-9 sıvı  yağı,
-9 kaşık süt,
-9 kaşık un(tepeleme olacak un),
-1 kabartma tozu,
-1 tane vanilya,
sos malzemeleri:
-2,5 su bardağı süt,
-7 kaşık şeker,
üzeri için:
-1 paket krem şantş,
-1 çay bardağı süt,
-Süslemek için fıstık
Yapılışı:
-Önce kekini hazırlıyoruz.Yumurta,şeker,sıvıyağı,süt,un,kabartma tozu ve vaniyayı sırasıyla ekleyip çırpıyoruz.Unu eleyerek ekliyoruz.Küçük dikdörtgen camda önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 35-40 dakika pişiriyoruz.Keki ılımaya bırakıyoruz.
-Kek pişerken bizde sosunu hazırlayalım.7 kaşık şekeri 2,5 bardak sütle kaynatıp ılımaya bıraklım.
-Kek ve sos ikiside ılıyınca bir kaşık yardımıyla sosu kekin üzerinde gezdirip tamamen soğumaya bırakıyoruz.
-Kek soğuduktan sonra 1 çay bardağı sütle hazırladığımız kremşantiyle pastanın üstünü kaplıyoruz ve fıstıkla süslüyoruz.Buzdolabında dinlenmeye alıyorız.1-2 saat dinlendikten sonra soğuk soğuk servis ediyoruz.Sanki sütlü tatlı tadındaki bu güzel pastayı afiyetle denemenizi tavsiye ederim.
Not:
-Pastayı yapmaya başlamadan önce malzemeleri ölçüp ayarlayıp yanınıza alırsanız daha pratik oluyor.
-Pasta çok güzel kabarıyor.Benim gibi küçük kare borcam kullandıysanız pastanın dilimlerin, küçük tutmakta fayda var.

5 Eylül 2013 Perşembe

KAŞARLI SUCUKLU MENEMEN


Efendim menemen yaz günlerinin vazgeçilmezidir bizim evde. Biraz klasik menemen dışına çıkmaya ne dersiniz bugün kaşarlı sucuklu menemen tarifini vereceğim. Çok nefis bir menemen olup aile halkından tam not almıştır.Ben bu güzelliği sizlerle paylaşmak istedim.Tarifimiz 
4 -5 kişilik
Hazırlama süresi:20-25 dakikadır.
Malzemeler:
-Yarım kangal sucuk,
-4-5 tane domates,
-2 tane yeşil biber,
-2-3 tane sarımsak,
-4 tane yumurta,
-3-4 yemek kaşığı zeytinyağı,
-tuz,karabiber,pul biber,
-Yarım kase rendelenmiş kaşar,
süslemek için: ince kıyılmış maydanoz
Yapılışı:
 -Öncelikle malzemelerin hepsiniz doğrayıp hazırlıyoruz.
-Domatesleri,biberleri küçük küçük doğruyoruz.
-Sucuğu yarım daire şeklinde doğruyoruz.Sarımsakları küçük küçük doğruyoruz.
-Tavaya yağı alıyoruz sucuğu ekliyoruz.Pişen sucukların üzerine  biberleri ekliyor ve pişiriyoruz.
-Daha sonra domatesleri ve sarımsakları ekliyoruz ve pişiriyoruz.
-Tuz ,karabiber ve pul biberini isteğinize göre ekleyin.
-Pişen malzemelerin üzerine iyice çırptığımız yumurtalarımızı ekliyor ve tavamızın ağzını kapatıyoruz.
-Yumurtalarımız piştikten sonra menemenimiz hazır,üzerine rendelenmiş kaşar ve  ince kıyılmış maydanozları ekliyor ve servis ediyoruz.
-Afiyet olsun

31 Ağustos 2013 Cumartesi

KAHVALTILIK DOMATES SOS

Yaz günlerin en güzel yanı sebze meyve yemenin tadına varıyorsunuz mis gibi kokuyor sebzeler. Her sebze meyveyi mevsiminde yemekten yanayım. Şimdi yazı ne yiyorsak kışında yeme şansımız var ama tadı aynı mı? Hayır, tabii ki sanki naylon yiyorsunuz gibi tatsız tuzsuz bir şey. İşte domatesin biberi doğal mis gibi olduğu şu günlerde bu kahvaltılık sosu yapmanızı tavsiye ederim. Lezzeti harika yedikçe iştahınız açılıyor benden söylemesi.
Malzemeler:
-3-4 tane orta boy domates,
-2 tane orta boy yeşilbiber,
-3 diş sarımsak,
-1 orta boy kuru soğan,
-3 yemek kaşığı zeytinyağı,
-1 çay kaşığı kekik,
-1 yemek kaşığı tereyağı,
-tuz, yaprak biber
Yapılışı:
-Soğanlar yemeklik doğranır ve zeytinyağında pembeleşinceye kadar kavrulur.
-Biberler çekirdekleri ayrılmadan yemeklik doğranır ve soğanların üzerine eklenir kavrulmaya devam edilir.
- Domateslerin kabukları soyulup küp küp doğranır ve soğanla biberin üzerine eklenir pişirilmeye devam edilir.
-Tereyağı eklenir. Sosun içine sarımsaklar, kekik, tuz pul biber eklenir. Sosun bütün malzemeleri piştikten sonra servis edilir. Ekmeğinizi sosa bandırarak afiyetle yemenizi öneririm.
Afiyet olsun.

6 AYLIK BEBEKLERDE EK GIDAYA GEÇİŞ


Efendim daha önce az bir giriş yaptık ek gıda işine.1. hafta ve 2. hafta yaptığımız denemeleri yazmıştım, çok yorucuda oldu ama başlamış olduk bir kere:)) Başlamak bitirmenin yarısıdır Bir ay aşağı yukarı aynı mücadele devam etti.
3.HAFTA:
İlk haftalarda biraz alıştırma yaptık artık yavaş yavaş artırmaya başladık.
Sabah ,öğlen,akşam ve gece anne sütü veya devam mamasına devam ediyoruz.
Ara öğünleride kuşluk ve ikindin vermeye devam ediyoruz.
3.Hafta artık meyve suyunu ve meyve pürelerini artırıyoruz.Kuşluk 5-6 kaşık armut suyu , ikindin 3-4 kaşık elma püresi şeklinde .Yeni bir meyve denediğimizde eğer bebiş sevmemişse ısrar etmeyip 3-5 gün o yiyeceğe ara veriyoruz belli bir süre sonra tekrar deniyoruz.
3. hafta elma ve armut püresi ve suyunu verdik
Biz bu hafta yoğurt denemesi yapmadık bir hafta aradan sonra tekrar deneyeceğiz.
4.HAFTA:
Bu hafta kahvaltıda da yeni bir lezzet denedik.
40 ml süte+1 çay kaşığı tuzsuz peynir+1 çay kaşığı ekmek kırıntısı mama kıvamına getirilip 1 kaşık kadar bebeğe verilir.Çok ısrarcı olmamakta fayda var çünkü ilk kez deniyoruz:)))
Kuşluk ve ikindin :
elma +armut suyu 30 ml
elma+1 çay kaşığı pekmez 30 ml,
elma+havuç suyu 30 ml,
1 çay kaşı muz aman dikkat muzu fazla vermemekte fayda var kabızlık sıkıntısına neden olabiliriz.
orta boy elma püresi,
1 çay kaşığı muz püresi,
havuç+armut 30 ml
armut suyu 40 ml
elma suyu 4o ml
Bu denemelerimizde de armudu sevdi elma ve havucu pek sevmese de biraz yedirmeyi başardık.
Not: foto netten alıntıdır.Mama yerken bizim halimizi çok iyi anlatıyor:))

 Lütfen dikkat:Bu menü örnek bir menüdür.Siz bebeğinizin özelliklerini keşfedip ona göre bir menü oluşturabilirsiniz.İlla burada yazılı 30 ml bir yiyeceği yedireceksiniz diye bir kural yok.Bunlar tahmini ölçüler olup sizlere bir yol ışık olması açısından yayımlıyorum unutmamalı ki her bebek kendine özeldir. Bizim doktorumuz ben ısrar ettim diye örnek bir liste verdi.Zamanla kendiniz bir düzen ayarlarsınız dedi.



14 Ağustos 2013 Çarşamba

FIRIN POŞETİNDE TAS KEBABI

Aslında tas kebabının orijinali fırın poşetinde olmaz.Çok eski tariflerden Osmanlı mutfağından bir tarif.Bir çok yerde tas kebabı diye rastladığım kebaplar maalesef aslından çok uzak.Resmen patates yemeği başka bir şey değil.Hele salça falan ekleyenler var .Yok güzelim bu yemekte salça yok.Bu yemek kuzu eti ile olur dana eti olmaz.
İçerisinde havuç yoktu ben ekledim.Gerçekten de nefis oldu.İlk zamanlarda ben bu yemeği kuzu eti,arpacık soğan ve baharatlarla harmanlayıp  derin bir tasın içine yerleştirip.Geniş bir tepsiye kapatıp öyle pişiriyordum.Çok lezzetli oluyordu hatta.Tastan dışa çıkan suyuna pilav yapar öyle ikram ederdim enfes bir lezzet olurdu ama bu kadar zahmeti boşa çekmişim.Fırın poşetinde istediğim lezzeti yakaladım.Üstelik çokta pratik.Gelelim bu lezzetli ve pratik tarife:
Malzemeler:
-yarım kg kuzu kuşbaşı,
-2 tane orta boy patates,
-8-10 tane arpacık soğan,
-4-5 diş sarımsak,
-1 tane orta boy havuç(orijinalinde yok ama ben minik kızım yesin diye ekledim.)
-1 çay kaşığı kekik,
-1 çay kaşığı karabiber,
-1 çay kaşığı pul biber,
-tuz,1 yemek kaşığı tereyağı
Yapılışı:
-Genişce bir kabın içine kuzu etini,alıyoruz.
-Patatesleri küp küp doğruyoruz,
-Soğanların ve sarımsakların kabuklarını soyuyoruz,
-Havuçları halka halka doğruyoruz,
-Malzemelerin hepsini ve baharatları  geniş bir kapta harmanlıyoruz ve fırın poşetine alıp 180 derece fırında 45 dakika kadar pişiriyoruz.Fırın poşetinde iğne ile bir iki delik açmayı unutmayalım.
-Piştikten sonra poşetten  servis tabağına alıyoruz.
Afiyet olsun.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

MEYAN ŞERBETİ NASIL HAZIRLANIR?

 
Bizim bu bölgede meyan şerbeti çarşıda meyancılar tarafından satılır.Sırtların meyan düğümleri "Meyannnnn ,meyannnnn" diye bağıran yöresel kıyafetler giymiş birini görürseniz şaşırmayın efendim.Bunlar bizim geleneksel meyancılarımız:))
Tadını bilmediğiniz bir lezzettir belki ama ilk içişte dikkat edilecek şey bir dikişte nefes almadan içmektir..Ben çocukken öyle yudumlaya yudumlaya içmiş ve pek beğenmemiştim.Tabi daha sonra pek denemeye cesaret edemedim.Meyan ağaç köklerinden yapılan bir içecek, köksü ve çok tatlı bir tadı var.İlk içişte tadı biraz ilginç gelebilir.
Geçenlerde eşim" Bir meyan hazırlasak. "dedi bende bir denemekte fayda var dedim ve başladık meyan hazırlamaya.Çok da güzel oldu.Meyan tek başına hazırlanınca biraz ağır geliyor ama içine karanfil ve tarçın eklerseniz o ağır kokusunu biraz hafifletiyorsunuz.Yapılışı çok pratik.Bizim buralarda meyana yerli kola derler.Ramazanın vazgeçilmez içeceğidir.Faydası ise saymakla bitmez.
Malzemeler:
-1 avuç meyan kökü,
-2 litre su,
-1 çay kaşığı toz tarçın,
-3 tane karanfil
Yapılışı:
-Önce meyanı bir bez torbanın içine alıp ağzını bağlıyoruz.
-Derin bir tencerenin içine 2 litre su ve meyan kökünü ekleyip 1 saat demlemeye alıyoruz.Demlemekten kastım soğuk suda bekletmek.Kaynatmak değildir.
-Bu arada içine tarçın ve karanfilleride eklemeyi unutmuyoruz.
-1 -2 saatten sonra meyan torbasını tencereden alıyoruz ve biraz bekledikten sonra meyan şerbetimizi süzüyoruz.Aslında meyanı torbaya koyduğumuz için işimiz kolaylaştı.Sadece tencerenin tabanında meyanın az bir tortusu ve tarcın ile karanfil taneleri olacaktır. Onunda tencereyi süzerken dikkat edip dibine gelince tortu kısmını süzmüyoruz ki şerbetimiz bulanık olmasın.
-Şerbetimizin kıvamı koyu olmuşsa biraz su ekleyebiliriz.
-Şerbetimizi soğuk ikram ediyoruz.
 
Not:1-Eğer isterseniz tarçın ve karanfil eklemeden sadede hazırlayabilirsiniz.Tamamen damak tadınıza kalmış.-İkram ederken yüksekten aşağıya doğru doldurarak ikram ederseniz meyamı havalandırmış olursunuz.
2-Böbrek rahatsızlığı,mide rahatsızlığı,balgam söktürme gibi bir çok faydası varmış.
3-Çok faydası var deniliyor ama siz siz olun fazlaya kaçmayın çünkü bitki çaylarının fazlasının zarar olduğunu uzmanlar belirtiyor.
 
Afiyet olsun

28 Temmuz 2013 Pazar

SULU YAĞLI KÖFTE

      Bizim oralarda köfte çeşitleri çoktur.Bulgurun her çeşidi makbuldur yani.Bulunduğumuz bölge köfte açısından zengin aslında .Tarifler üç aşağı beş yukarı aynıdır.Ama lezzetleri bambaşka.Yapması biraz zahmetli yok yok gözünüz korkmasın biraz zahmetli sadace .E canım lezzet içinde o kadra olacak değil mi.Tarifin köfte kısmı buradaki ile aynıdır
Köfte için malzemeler:
-1kg köftelik bulgur,
-yarım kg yağsız kıyma,
-1 çay kaşığı karabiber,
-1 tane orta boy kuru soğan,
-tuz ve yaprak biber,
-2 kase kadar su,
-tuz,
Yapılışı:
Bulguru, eti, ince ince doğranmış soğanı, karabiberi, tuzu ve biberi geniş bir yoğurma leğenine alıp elimizle karıştırıyoruz.
  1. Köfteyi yoğururken yanımız geniş bir kâsenin içine su koyuyoruz. Sudan az az ilave ederek elimizle yoğuruyoruz. Burada maksat köftelik malzemelerin iyice özdeşleşmesi
  2. Yoğurma işini et makinesi ile de yapabiliriz.Malzemelerin hepsi birbirine özdeşleşene kadar yoğrulur. Sert bir hamur kıvamına benzer son hali.
  3. Elimizi ıslatarak köfte harcından bir miktar kopartıyoruz ve misket büyüklüğünde parçalara ayırıp elimizin ayası ile bu parçaları yuvarlıyoruz ve sonra yassılaştırıyoruz. Aralarda elimizi ıslatıyoruz ve köfte bitene kadar bu işleme devam ediyoruz.
  4. Yapılan köfteler geniş bir tepsiye konur. Köfteler tepsinin içine konmadan önce tepsi az biraz unla unlanırsa ,köftelerimiz tepsiye yapışmaz.
  5. Daha sonra geniş bir tencereye yarısına kadar su konur.Su kaynamaya başlayınca içine az bir tuz atarak haşlanır. Haşlanan köfter süzülerek soğumaya bırakılır.
Malzemeler:
-2 tane kuru soğan,
-2 tane domates,
-Yarım kaşık biber salçası,
-1 tane kırmızı veya yeşil biber,
-1 kase haşlanmış bulgur köftesi,
-tuz,kırmızı pul biber,
-2 yemek kaşığı zeytinyağı,
-1 litre sıcak su ( et suyu eklenirse daha lezzetli olur.)
Yapılışı:
2 tane kuru soğan zeytinyağında kavurup üzerine kabuğu soyulmuş ince ince doğranmış domatesler ve ince ince doğranmış biberler eklenerek kavrulur. Biber salçası da eklenerek karıştırılır ve biraz kavrulur sonra 1 litre sıcak su eklenir. Su 5 dakika kaynayınca haşlanmış köfteler eklenir, tuzu, pul biberi eklenerek 5-10 dakika daha  kaynatılır ve ocaktan alınır. Sıcak sıcak servis edilir. Afiyet olsun.

22 Temmuz 2013 Pazartesi

ŞIK BİR LİMON SUNUMU

 
Efendim bu gün çok değerli misafirlerim var o neden fazla vaktim yok ama kaç zamandır sizinle paylaşmak istediğim şık bir sunum var onu paylaşayım.Karadeniz gezimiz esnasında Akçaabat köftecisinde bu güzel sunumu gördüm çok hoşuma gitti bende sizlerle de paylaşayım istedim.
Lahmacunun yanında salataların yanında illa ki limon ikram ederiz.Limonların çekirdekleri hep sıkıntı olur işte bu soruna bir çözüm:) Limon sıkmak hiç bu  kadar kolay ve şık olmamıştı.
Yapılışını anlatmama gerek var mı bilmiyorum ama yinede merak edenler olursa diye yazayım .
Malzemeler:
-15x15 cm lik tül kaç tane limon süsleyecekseniz o kadar tül kesiyoruz. 
-Renkli kurdele 1 metre ,
-renkli boncuk istediğiniz sayıda,
Yapılışı:
-Öncelikle tüllerimizi limonların büyüklüğüne göre kesiyoruz, benim limonlar orta boy olduğu için 15x 15 cm yeterli oldu.
-İnce kurdelamıza bir mavi boncuk takıp 20 cm uzunluktan kesiyoruz.
-Tüllerimizi  hazırsa limonlarımızı enine ortadan ikiye kesiyoruz ve tülün üstüne kapatıp tülün uç kısımlarını limonun sivri kısmına gelecek şekilde ayarlayıp boncuk taktığımız kurdela ile bağlıyoruz.
Soframızda ikramlıklarımızın yanında yerini alıyor.Afiyet olsun.

18 Temmuz 2013 Perşembe

MANTARLI TAVUK SOTE

Bazı yemekler vardır yediğiniz yeri ,şehri ve beraber yediğimiz kişileri çağrıştırır.İşte bu yemekte bana öyle çağrışımlar yaptıran bir türden:)) Aslında annemin yaptığı tavuklu mantarlı soteden esinlenilerek yaptığım bir lezzet.İnsan bazı tarifleri denerken ilk yaptığında tarifi bire bir uygular sonrasında değiştirdikçe değiştirir.İşte  bu tarifte bende öyle oldu.Bir çok tarifide bu şekilde kendimce uyarlayanlardanım.Bir çoğumuzda öyle değil midir?
Gelelim bu lezzetli yemeğin tarifine:
Malzemeler:
-2 tane tavuk göğsü,
-300 gr kadar tavuk pirzola kemiksiz,
-300 gr kadar kültür mantarı,
-yarım su bardağı haşlanmış mısır,
-yarım kase rendelenmiş kaşar,
-2 tane yeşil biber(kırmızı biber olursa daha güzel oluyor)
-1 tatlı kaşığı tuz,
-1 tutam maydanoz
-1 çay kaşığı karabiber,
-3 yemek kaşığı zeytinyağı
Yapılışı:
-Mantarları iri iri doğrayıp geniş bir tencereye alıp tencerenin kapağını kapatıyoruz.Mantarlar suyunu bırakınca  kendi suyunda biraz haşlıyoruz.Daha sonra mantarların siyah suyunu süzüp 2 yemek kaşığı zeytin yağında mantarları sotelemeye devam ediyoruz.Bir tutamda tuz ekliyoruz.
-Başka bir tencerede tavukları küp küp doğrayıp geniş bir tencereye alıp kendi suyunda pişiriyoruz.Bu arada tuzunu da ekliyoruz.
-Tavuklar piştikten sonra 1 yemek kaşığı zeytinyağı ekliyoruz.Tavukların üzerine küp küp biberleride ekliyoruz ve pişirmeye devam ediyoruz.
-Tavuk ve biberin olduğu tencereye mısırları da ekliyoruz.Biraz soteliyoruz.Daha sonra bu karışımın içine mantarlarıda ekliyoruz ve karıştırıyoruz.
-Karabiberini ekliyoruz karıştırıyoruz.Servis tabağına alıyoruz. Üzerine kaşar peyniri rendesi ve maydanoz ekliyor ve servis ediyoruz.
Not:1-Bu güzel yemeğimize istersek sarımsakta ekleyebiliriz.
2- Tam pişmeye yakın küp küp doğranmış domateste eklenebilir.
3-Bu lezzetli yemek rus salatası ve pirinç pilavıyla harika oluyor.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

TAVA BÖREĞİ

İnsanın sıcakta canı hiç bir şey yemek istemiyor. Şöyle hafif pratik bir şeyler olsaydı diyorsanız bu börek çok pratik. Sahur içinde iyi bir alternatif. yanında çay veya karpuz ne güzel olur.
Çok zamanınız yok ama canınız börek çekiyor. İşte size çok pratik bir börek. Çok kısa sürede hazırlayacağınız nefis bir börek.
Malzemeler:
-1 tane yufka,
-1 fincan rendelenmiş köy peyniri,
-2-3 dal maydanoz,
-3-4 yemek kaşığı sıvı yağı,
-1 yemek kaşığı yoğurt,
Yapılışı:
-Tavaya yufkamızı yayıp ,sıvı yağı ile yoğurdu karıştırıp, yufkaya sürüyoruz. 
-Kenarlardan sarkan parçalardan bir iki parçayı koparıp tavanın iç kısmına koyuyoruz.
-Onun üzerine maydanoz ve peyniri ilave edip kenardan sarkan kalan parçaları tavanın üstüne kapatıyoruz.
-Tavamızı yağlayıp kısık ateşte yavaş yavaş alt üst ederek pişiriyoruz.
Not:Köy peynirinin tuzunu almak için böreğimizi yapmadan önce peyniri 2-3 saat  suda bekletin
Afiyet olsun

9 Temmuz 2013 Salı

HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN


Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem)"Başı rahmet,ortası mağfiret,sonu ise,Cehennemden kurtuluştur."ifadesiyle müjdelediği on bir ayın sultanı bugün başlıyor.Tüm inananların bu güzel günleri layıkınca değerlendireceği günler olsun inşallah.
Geceleri ayrı bir duygu,gündüzleri ayrı bir aydınlıkla kapımızı çalan bir Ramazan'a daha kavuştuk.Oruçla kalp perdelerininin aralanacağı bu güzel ayda ,herkesin kötü düşüncelerden arınıp kul olmayı ,birlik ve beraberliği yaşayacağı hayırlı Ramazanlar diliyorum.

3 Temmuz 2013 Çarşamba

BALKON SÜSLEME


     Efendim balkona çiçek ektim rüzgar fırsat vermedi ki büyüsün.Bizim evin olduğu bölge öyle rüzgarlı ki ne çamaşır bırakıyor ne çiçek.Eee yazda geldi gözümüz şöyle renk renk çiçekler görmek istiyor.Canlısı olmazsa cansızı olsun dedik ve böyle bir çalışma yaptık:))
Güzel de oldu hani:)))
      Yapılışı çok kolay.Çarşıdan aldığımız asma plastik çiçekleri  Bağlantı yerlerinden çıkardım bir birine ekledim ve balkon demirlerine sardım .En son çiçeği çıkarıp uç kısmını o çiçeğin yerine monte ettim böylelikle sıkılaştı ve sağlamlaştı.
  

Risk tespiti yaptırırken dolandırıcılara dikkat


Çevre ve Şehircilik Bakanlığının başlatmış olduğu kentsel dönüşüm sürecinde çok önemli bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmekte. Kentsel dönüşüm kapsamında binanızı yenilemek için kentsel dönüşüm firmasına başvuruda bulunup binanız için deprem risk raporu talep etmeniz gerekmekte. Ancak bakanlık süreçten yararlanabilmek için sadece kendisinin yetki verdiği kuruluşların raporunu onaylamaktadır.

Bu nedenle başvuruda bulunacağınız kuruluşun bakanlık yetkili bir firma olduğundan emin olun. Çünkü piyasada deprem risk raporu hazırlayan pek çok kuruluş bulunmakta. Ancak bu kuruluşların raporları kentsel dönüşüm kapsamında geçerli sayılmamakta.

Ayrıca bazı firmalar kendileri gelip binanız için rapor talebinde bulunabilirler. Ayrıca bunlar bakanlık onaylı olduklarını da söyleyebilirler. Böyle bir durumla karşılaşırsanız eğer onay belgesini muhakkak isteyin. Ya da firma ismini bakanlığın resmi web sitesinden kontrol edin. Çünkü ülkemizde pek çok durumda olduğu gibi kentsel dönüşüm sürecinden de usulsüzce gelir elde etmeye çalışan firmalar bulunmakta. Yetkisiz risk tespiti yapan bu kuruluşlara karşı dikkatli olunması gerekmekte.