15 Nisan 2014 Salı

DAHA BİLİNÇLİ BİR NESİL İÇİN TEB ÇOCUK

 İlkokula giden çocuğunuz artık paraları tanıyabilmekte, paranın ne işe yaradığını bilmekte. Ancak tasarruf konusunu ona ne kadar anlatabildiniz acaba? Çocuklar için para harcanan bir şeyden ibaret. Para varsa istediğimiz bir şeyi almamamız için hiçbir sebep olamaz.

TEB; onların bu düşüncelerini değiştirmek, onlara tasarruf konusunda bilinç kazandırmak amacıyla TEB Çocuk uygulamasını geliştirdi. Bu uygulama sayesinde çocuklar erken yaşta para biriktirmenin önemini kavrayacaklar.
Birbirinden eğlenceli oyunlarla parayı öğreten TEB Çocuk anne ve babalar için de oldukça kolaylık sağlamakta. Paraları tanı bölümüyle çocuklar kameraya gösterdikleri parayı öğrenecekler. Biriktir bölümünde para biriktirmenin önemini ve yöntemlerini görecekler. Bakkal Amca bölümünde marketlerdeki ürünlerin fiyatları hakkında bilgi sahibi olacaklar. Limonatacı bölümünde ise iş kurup para kazanmaya çalışacaklar, bu arada para kaybetmeyi de görecekler ve para kazanmanın aslında hiç de kolay bir iş olmadığını anlayacaklar. Aile panelinde yer alan harçlık ajandası uygulamasında ise çocuklar anne ve babalarının kendilerine vermiş olduğu küçük işleri yerine getirerek harçlık elde edecekler. Harçlıklarını biriktirerek de hayal ettiklerini alacaklar.
İleride parasal konularda doğru kararlar verebilen, tasarruf yapabilen bireyler yetiştirmeyi amaçlayan TEB Çocuk, şimdi eğlenceli oyunları okullardaki çocuklarla paylaşıyor. Okullarda daha çok çocuğa ulaşarak ileride daha bilinçli bir toplum olma yolunda önemli adımlardan biri olan uygulamaya www.tebcocuk.com  internet adresinden ya da iPad için AppStore’dan ulaşabilirsiniz. 

5 Nisan 2014 Cumartesi

PANKEK YAPIMI



Kahvaltıda  krep sevenler sanırım pankeki de seviyor. Hafta sonunda değişik bir lezzet yemek istiyorsanız kahvaltıda pankeki öneririm. Puf puf nefis tatlar.Nette şöyle bir baktım o kadar güzel pankekler var ki hem tatlı hem tuzlu canınız nasıl çekiyorsa.Ben tatlı sevenlerdenim.Ama şekeri çok eklemedim çünkü balla,reçelle yada çikolata yediğiniz zaman  içerisine çok şeker eklemeye gerek kalmıyor.
Malzemeler:
- 1 yumurta,
- 1 su bardağı süt,
- 1-2 yemek kaşığı sıvı yağı,
- yarım paket kabartma tozu,
- İsteğe bağlı olarak 1 tatlı kaşığı tuz yada şeker,
-1 su bardağı un
Yapılışı:
-Yumurtayı iyice çırpıyoruz.
-Süt , şeker ve yağını ekleyip karışana kadar çırpıyoruz,
-Un ve kabartma tozunu azar azar ekleyip pürüzsüz bir hamur elde edene kadar çırpıyoruz.
-Yanmaz tavaya 1 tatlı kaşığı kadar yağ ilave edip hazırladığımız karışımdan bir küçük kepçe döküp üzeri delik delik oluncaya kadar bekliyoruz.
-Üzeri delik delik olunca bir spatula yardımı ile tersini çevirip pişiriyoruz.
-Karışımımız bitene kadar aynı işleme devam ediyoruz.
Çok büyük olmazsa daha güzel görünüyor.Minik minik atıştırmalık:)
-İsteğe göre servis ediliyor.Ballı,reçelli,çikolatalı yada peynirli tercih sizin.
Afiyet olsun.

31 Mart 2014 Pazartesi

MİSKET KÖFTELİ ARPACIK SOĞANLI YAHNİ

Hep aynı şeyi yemekten sıkıldım biraz değişik yemekler denemekte fayda var diyorsanız. Değişikliğe yeniliğe açıksanız işte size değişik bir yemek tarifi.Misket köfteli arpacık soğanlı yahni genellikle bu yemek kuşbaşı etle yapılır ama ben bir değişiklik yapmak istedim güzel de oldu.Hayatınızda her şey bir birini tekrarlıyorsa biraz yeniliğe ihtiyaç var demektir. Baharda doğa kendini yeniliyor insanlarda bu yenilikten nasibini alıyor sanıyorum:))
Malzemeler:(4 kişilik)
-250 gram arpacık soğan,
-150 gram  kadar orta yağlı kıyma,
-2 avuç kadar haşlanmış nohut
-2 yemek kaşığı zeytin yağı,
-yarım yemek kaşığı biber salçası,
-tuz,karabiber,pul biber,
-yeteri kadar sıcak su 
Yapılışı:
-Yemeğimizin yapılışı pratik ,biraz soğanları soyarken oyalanıyorsunuz o kadar.Önce orta yağlı kıymadan misket köfteleri hazırladım ve az biraz yağda kızarttım.Yemek yapacağım tencereye aldım.
-Daha sonra köfteleri kızarttığım yağda ,soyduğum arpacık soğanları hafif kızarttım ve tencereye aldım.
-Buzdolabında her zaman haşlamış hazır bekleyen nohutlarımı da sıcak sudan geçirdim tencereye ekledim.
-Bir kase sıcak suyun içinde yarım yemek kaşığı biber salçasını ezdim yemeğe ekledim.
-Tuz,karabiber,pul biberi ekledikten sonra yemeğin üstünü 2 parmak geçecek kadar sıcak su ekledim.
-Hafif ateşte pişmeye bıraktım.10-15 dakika sonra yemeğimiz pişti.Uzun süre bekletmemek de  fayda var aksi takdirde soğanların içi dışına çıkar.
    Afiyet olsun

29 Mart 2014 Cumartesi

21 MART DÜNYA DOWN SENDROMLULAR GÜNÜ


   Derneğimiz yeni kurulmasına rağmen hızlı başladı göreve ,destek olan dostlara sonsuz teşekkürler.Kahramanmaraş bir renk kattınız.Hemde dünyanın en güzel rengini:)
Şehrimizde farkındalık oluşturmak için atılmış en güzel adımlardan biridir.Toplumda ötelileştirilmeden  bu hayatta bizde varız demektir bu.Kent Park'ta pazar günü özgürlüğe uçtu balonlar, bu yavrularımızın sessiz çığlığıydı adeta.Bu bir başlangıç zamanla daha da güzel faaliyetlerle sizlerle olacağız bizi izlemeye devam edin anacığım:))

28 Mart 2014 Cuma

BÖCEK İLAÇLAMA

Haşereler ve kemirgenlerle mücadele

Pek çoğuyla asla karşılaşmak istemeyeceğimiz haşereler ve kemirgenler evimizde, bahçemizde, işyerimizde, okulumuzda ve benzer yerlerde karşımıza herzaman çıkabilir. Karınca, örümcek, hamamböceği gibi haşereler daha çok görülmekle beraber mekanın bulunduğu fiziksel özelliklere ve iklim şartlarına göre haşereler çok farklılık gösterebilir. Akrep, çiyan, güve, tesbih böceği gibi haşereler ve fare gibi kemirgenler de pek çok şartta karşımıza çıkabilmekte.
Haşereler ve kemirgenler hem yetişkin olarak bizlerde hem de çocuklarda ciddi korkular yaratabilmekte, huzurumuzu kaçırabilmekte. Korku dışında bu canlılar insanları ısırarak aynı zamanda mekanlarımıza hastalıklar da taşıyarak sağlığımızı da tehdit etmektedir.
Evimizde huzurlu bir şekilde yaşayabilmek, işyerimizde endişeden uzak bir şekilde çalışabilmek, bahçemizde keyif yapabilmek için bu haşere ve kemirgenlerle mücadele etmek gerekir. Aslında mücadeleden önce bu canlıların mekanlarımıza girmesini ve çoğalmasını engellemek adına bir takım bireysel önlemler alınabilir. Ancak bazı canlılar her şartta mekanlara girebilmektedir. Haşerelerle başedebilmek için yapılması gereken şey böcek ilaçlamasıdır. Böcek ilaçlaması için deneyimli, profesyonel bir ekibe sahip firmaların tercih edilmesi memnuniyet açısından önemlidir.
Tekniktürk, 1982 yılından beri haşerelerle mücadele etmekte. Hem evlere hem de kurumlara yönelik hizmet veren firma Bayer Koruma Programı’nın kalite standartlarını sağladığı için programa ilk üye olan firmalardan olmayı başarmıştır.


18 Mart 2014 Salı

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ -TAVUKLU MAKARNA


   Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif'in bu dizeleri ne de güzel anlatır şehitlik mertebesini.
Çanakkale zaferinin 99 . yıl dönümünü kutlamaktayız.Vatan uğruna canını vermiş onca yiğitlerimize sonsuz minnetlerimizi ve şükranlarımızı sunuyorum, Ruhları şad olsun..
     Dur yolcu,bilmeden gelip bastığın,
      Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
   Eğil de kulak ver,bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu dizeleri her okuduğumda içim burkulur boğazıma bir şeyler düğümlenir kalırım.Bu vatan öyle kolay kazanılmadı ki böyle kolay kaybedilsin.Benim kendini bilen ,şuurlu insanlara güvenim  tam.Her şey daha da güzel olacak ...
Çalışan insanlar için pratik yemekler can kurtarır.İşte hal böyle olunca makarna yetişiyor imdada :))Haşlanmış tavuk da oldu mu ?Daha ne istersiniz ki pratik, lezzetli . Yanında salata da olursa işte size akşam menüsü ; hazırlanışı kolay,tadı nefis...
Malzemeler:
-1 paket makarna,
-1 çay bardağı zeytinyağı,
-2 tane tavuk göğsü,2 tane tavuk but,(haşlanmış)
-tuz,1 çay kaşığı,1 çay kaşığı karabiber
Yapılışı:
-Haşlayıp küçük parçalara ayırdığımız tavukları karabiberle harmanlıyoruz.Haşladığımız ve süzdüğümüz makarnanın içine ekliyor ve karıştırıyoruz.
-Servis tabağımıza alıp afiyetle yiyoruz.
Not: Bayrak fotosu netten alıntıdır.

10 Mart 2014 Pazartesi

K.MARAŞ DOWN SENDROMLU ÇOCUKLAR VE AİLELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ KURULDU

    Sivil toplum örgütleri bir toplum için olmazsa olmazlardandır.Toplumun sorunlarına eğilmek,özellikle engelli bireyleri topluma kazandırmak sivil toplum örgütleri için vazgeçilmez bir görevdir.Kahramanmaraş'ta yüzlerce down sendromlu genç olmasına rağmen bu bireylere hizmet edip yol gösterecek bir sivil toplum örgütünün olmaması ailelerimizi harekete geçirdi.Ve annelerimiz el birliği ile Kahramanmaraş Down sendromlu çocuklar ve aileleri yardımlaşma derneğini kurdular.Dernek başkanı Emine Vasfiye Korkmaz derneklerinin amaçlarını şu yazılı açıklama ile yaptı.
 Derneğimizin amacı; Down Sendromlu bireylerin toplum içinde mutlu, sağlıklı, verimli ve bağımsız bir yaşam kurabilmelerini sağlama,  yakınlarının ve toplumun bilinçlendirilmesi, toplumun yanlış algılarını değiştirme, Down Sendromlu bireylerle alakalı tüm gelişmeleri takip etme ve bu gelişmelerin uygulamasını Kahramanmaraş’ta yaşayan Down Sendromlu bireylere ulaştırma, Down Sendromu alanında çalışanları bir araya getirmek, sorunlarını birlikte ele almak, üyeler arası dayanışmayı sağlamak, ailelerin yönlendirilmelerinde, Down Sendromlu bireylerin özel sektör ve kamu kurumlarında istihdam edilmelerine yardımcı olmak, maddi imkanı olamayanlara ekonomik yardımda bulunmak, yasal haklarının korunmasında yönlendirici olmak, sendroma özgü sağlık ve eğitim problemlerinde yardımcı olmak, toplumda bu konuda yayın, konferans, sempozyum düzenlemek,  sportif ve kültürel etkinlikler organize etmek, Down Sendromu ile ilgili araştırma düzenlemek veya desteklemek, ailelere genetik danışmanlık vermek, risk altındaki engelli bireylere ulaşma yollarını aramaktır.”dedi.
Kendilerine bu güzel çalışmalarından dolayı tebrik eder başarılarının ve çalışmalarının devamını dilerim.Bizlerde elimizden geldiğince faaliyetlerinizin içinde olmaya çalışacağız inşallah.
Sevgili bayanlar biz kocaman bir aile olduk ne güzel ne mutlu bize.
BAŞLAMAK BAŞARMAKTIR:))
Derneği facebook dan takip edebilirsiniz.

1 Mart 2014 Cumartesi

ÜZÜLME



ÜZÜLME...
Üzülme! Dert etme can!
Görebiliyorsan, 
Dokunabiliyorsan,
Nefes alabiliyorsan,
Yürüyebiliyorsan,
Ne mutlu sana!
Elinde olmayanları söyleme bana
Elinde olanlardan bahset can!…
Üzülme!
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek mi?
Yitirdiğin her ne ise
Bir bakarsın yağmurlu bir gecede
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış
Bil ki Güzellikler de var bu hayatta
Gel git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
“Hüzün olgunlaştırır”
“Kaybetmek sabrı öğretir”
Şimdilerde bol bol dua et
Hasat yakındır can!
Kaderini sev!
Varsa kederini de sev!
Üzülme hastalıklarına
Gör, hangi günahlarına kefaret olacak
Terk edildin diye de üzülme
Demek ki sevebilecek bir yüreğin var
Geçmişi unut, hiç yaşanmamış gibi davran
Buluttan nem kapma!
Döküver kirpiklerinden sonbaharı
Bir gün ama bir gün mutlu tebessümlerle kol kola gireceksin
Koklayacaksın yağmur sonrası toprakları
Yükleyeceksin ruhunu kelebek kanadına
Uçacaksın semalara sevdiklerinle can!
Kim demiş ebemkuşağı yedi renk?
Bakmakla görmek arasındaki farkı çözdüğünde
Anlayacaksın ne demek istediğimi can!
Sana tanınan süre üzülmeye değecek kadar uzun değil
Herkes gibi sende sonsuzluğa gün gelip kanat çırpacaksın
Hayatın telaşından insan pek farkında olmuyor ama
Kum saati alta doğru hızla akıp gidiyor
Henüz aşılmamış çok yolların var
Hiç mi güzellik yaşamadın?
Ufacık bir hatırımda mı yok yanında?
Hayatın ellerini bırakma! Küsme!
Hadi mavilerini giyin çık dışarı!
Denizle cilveleşen martılar gibi hayata kur yap!
Yitirdiğin güneş için sevda türküleri söylemeye devam et!
Ölümlüde olsa hayat, ölümsüz bakışlarla bak!
Kaçmakla kurtulamazsın ki;
Yalnızlıktan, hüzünlerden, hayattan
Ayakta kalman gerek, yaşaman gereken can!
Hayat senide içinde görmek istiyor
Hadi yaklaş!
Unutma ki
“Yapmadıklarının kazası yok!”
Ve yine unutma ki
“Aydınlık geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can!

(Hz. Pir)

26 Şubat 2014 Çarşamba

YAPBOZ - JODİ PİCOULT



Nereden ne zaman almışım hatırlamıyorum ama kitaplığımdan okumak için kitap ararken gözüme takıldı ve elime bu kitaba uzandı.Aslında benim alacağım tarz da bir kitap değil.ama bir iki sayfa okuduktan sonra beni bir heyecan ,merak sardı.Kitabı hiç bırakmadan okumak istedim.Çok sürükleyici  geldi çok kısa sürede okudum.Kitap kısaca şu durumdan ibaret;
   Her şeyin birbiriyle kusursuz uyum içinde olduğu durumlarda mutlaka bir kusur vardır. 
Nina Frost parlak bir kariyere, sevecen bir eşe, çok güzel, uyumlu ve zeki bir çocuğa sahip. Hukukçu, üstelik bölge savcısı. Bu tabloyu anında paramparça edecek saldırı nasıl ve nereden gelebilir?
Küçük Natanielin aniden konuşmayı kesmesiyle başlayan olaylar cinsel tacize uğradığının anlaşılmasıyla gelişir ve önceden kestirilmesi olanaksız yerlere uzanır. 
Nina mesleği olan hukukun adaleti yerine getirmekte ne derece başarılı olduğunun muhabesinin yapar ve hayatını darmadağın eden suçun cezasını kendi elleriyle vermeye yönelir; eşi Caleb ise onun yaşattığı travmaya beklenmeyen bir tepki gösterecektir. 
Suç ve ceza yargı ve adalet…
Her suç cezasını gerektiği şekilde bulur mu?
Her yargılama adaleti gerektiği şekilde yerine getirir mi?
Gazete sayfalarında, ekranlarda her gün izlediğimiz suç sevdiklerimizden birine karşı işlense ne yaparız? 
Tüm bunları düşündürecek, okuru kendisi, daha da önemlisi vicdanıyla tartışmaya itecek bir roman.


21 Şubat 2014 Cuma

YUMURTALI BAYAT EKMEK KIZARTMASI

 Ekmek israfına son evimizde bayatlayan ekmekleri bu şekilde değerlendirebiliriz.Üstelik tadı çok güzel her zaman  ekmeklerinizi bayatlatmak isteyeceksiniz.Hafta sonu kahvaltısında güzel bir alternatif olabilir.

Malzemeler:
- 1 bayat ekmek,
-4 yumurta,
-1 su bardağından 2 parmak eksik sıvı yağı,
-tuz ve biraz karabiber,

Yapılışı:
-Ekmekleri parmak kalınlığında ince dilimler halinde kesip, geniş bir kabın içinde de tuz ve karabiber (isteğe bağlı) ekleyerek çırptığımız yumurtalara arkalı önlü buluyoruz ve önceden ısıttığımız kızgın yağda kızartıyoruz.
-Kızarttığımız yumurtalı ekmekleri aldığımız servis tabağımızın tabanına kağıt havlu sererek fazla yağını alabiliriz.
Not : Yağ tam ısınmadan ekmeğinizi kızartmaya başlarsanız ekmek yağı çekecek, çok ağır ve yağlı olacaktır.Yağ tam ısınmadan ekmeğinizi kızartmazsanız daha lezzetli ve hafif olur.
Afiyet olsun.

13 Şubat 2014 Perşembe

NAKİT SIKINTISI MI ÇEKİYORSUNUZ?


Nakit sıkıntısı çektiğimizde banka kredisi bizi rahatlatır

 Kış mevsimi zordur. Yakıt masrafı ciddi şekilde belimizi bükmekte. Ve ne acıdır ki, o kadar yakıt parası ödediğimiz halde zaman zaman ısınamaz, elektrikli ısıtıcılara ya da klimalara ihtiyaç duyarız. Tabii bu da ek bir masraf demek olur. Bu kadar masrafla ay sonunu getirmek de ciddi bir sıkıntı yaratır.
Nakit para sıkıntısı sebebiyle kredi kartı kullanımlarında artış olmakta. Oysa kredi kartı borcu da bize aittir. Ancak o anda cebimizden çıkmadığı için ve borcu daha ileri bir tarihte ödeyeceğimiz için daha rahat harcama yapabiliyoruz. Ancak kredi kartı borcumuzun tamamını ödemeyince biriken borç maalesef daha sonrasında önemli bir sorun oluyor. Ve kredi kartı borcunu kapatmak için kredi alma yoluna gideriz. Bu elbette ki bizi rahatlatan, belimizi doğrultmamızı sağlayan bir durum. Üstelik kredi hesaplama araçları sayesinde ne kadar kredi alırsak aylık ne kadar ödeyeceğimizi de bankaya gitmeden değerlendirme şansımız oluyor. Kredi başvurusu yapmak zaten çok kolay. Kefil göstermeden, evrak getirmeden artık kısa bir mesaj atarak kredi başvurusunda bulunabiliyoruz.

Tüm bunlar elbette finansal anlamda bir rahatlık ve kolaylık sağlamakta. Ancak yine de zorunlu harcamalarımız dışında harcamalarımızda aşırıya kaçmamaya, borçlarımızı zamanında ödeyerek faiz bindirmemeye dikkat etmekte fayda var.

2 Şubat 2014 Pazar

NANELİ SOS

Merhabalar sevgili canlar malum tatildeyiz.Eşimizle , dostumuzla ve en önemlisi pamuk prensesle vakit geçiriyorum.Kısa bir sürede olsa tatil güzel.İnsan hiç bitmesin istiyor:))Ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi tatilinde bir sonu var.
Fırsat bulup bir tarif eklemeyi çok istiyorum ama biraz zor oluyor.Kısa bir postla bende buradayım demek istedim.Ben bu sosu mantıya,tarhana çorbasına,yayla çorbasına ekliyorum yemeklere ayrı bir lezzet kattığını düşünüyorum.
Malzemeler:
-4 yemek kaşığı sıvı yağı,
-1 tatlı kaşığı nane,
-2-3 diş ezilmiş veya rendelenmiş sarımsak,
-1 çay kaşığı kırmızı pul biber (isteğe bağlı)
Yapılışı:
Yağımızı ocağa alıp biraz ısıtıyoruz.Yağımız ısındıktan sonra içine nane  ve sarımsağını ekliyoruz ve biraz yakmadan kavuruyoruz.sonra üzerine kırmızı pul biberi ekleyip karıştırıyoruz ve ocaktan alıp soğuma bırakıyoruz.Sos soğuduktan sonra yemeklerimizi servis ederken üzerine sosunu da ekleyip güzel bir sunum yapıyoruz.Afiyet olsun.
Not :Sarımsak sevmiyorsanız eklemeye bilirsiniz.

27 Ocak 2014 Pazartesi

PRATİK BİR MEZE HUMUS

Tatil geldi hoş geldi. Bir güzel dinlenme zamanı desem de tatil hep yoğun koşturmaca şeklinde geçiyor. Mesai zamanında bile bu kadar yorulmuyor insan. Yorgunlukta olsa  koşturmaca güzel. Sevdiklerimizle geçirilen zaman ayrı bir güzel. Bu günlerde  pek konuşmak istemiyor canım daha çok dinlemek istiyorum .Birileri güzel güzel konuşsun ben dinleyeyim:))

 Malzemeler
-    1 Su Bardağı Haşlanmış Nohut
-   Yarım Çay Bardağı Tahin
1 Adet Limon
-    1 Diş Sarımsak
-    Tuz
Üzeri İçin
-    Zeytinyağı
-    Kimyon
-   Maydanoz
-    Pul biber
-    Kornişon turşu
Hazırlanışı
-Haşlanmış nohutlarımızı bilendırdan  geçiriyoruz iyice eziyoruz, katı olması halinde -2-3 çorba kaşığı sıcak su ilave edilir.
-Ezilen nohutların içine  tahin, Limon suyu ,kimyon ve ezdiğimiz sarımsaklarla hafif tuz ilave ediyoruz ve tekrar bilendırdan geçiriyoruz.
-Humusumuzu servis kabına alıp yayıyoruz üzerine zeytinyağını hafif gezdiriyoruz, Pul biber ,  maydanoz ve kornişon turşuyla  süslüyoruz. Et yemekleri ile harika olur.

Afiyet Olsuuuun…

7 Ocak 2014 Salı

MANTAR SOTE

Kışın en sevilen lezzetlerinden biridir mantar.Her hali bir başka güzel ,ben genelde sote yapıyorum .Bugün sizinle mantar sotenin tarifini paylaşacağım.
Tarif çok pratik.
Malzemeler:
-Yarım kg kültür mantarı ,
-2 tane kuru soğan,
-2 tane yeşil biber,
-2 tane kırmızı biber,
-2-3 tane domates,
-3 yemek kaşığı zeytin yağı,
-tuz,kekik,karabiber
-2-3 diş sarımsak
Yapılışı:
-Mantarları ince ince dilimleyip tencereye alıyoruz.Tencerenin kapağını kapatıp mantarlar suyunu bırakana kadar pişiriyoruz.
-Mantarlar suyunu çekince tuz ve yağını ekleyip yemeklik doğradığımız soğanları ve ince ince doğradığımız biberleri tencereye alıp diriliklerini kaybedene kadar pişiriyoruz.
-Daha sonra küp küp doğradığımız domatesleri ,sarımsağını  ve baharatlarını ekleyip soteliyoruz. Domateslerimiz piştiğinde yemeğimiz hazır afiyet olsun.
Et yemeklerinin ve makarnanın yanında da enfes oluyor.

24 Aralık 2013 Salı

KAHVALTILIK SOSLU ZEYTİN

      Blogun error vermesi sadece google den bağlandığımda oluyor.Bende artık yandexten bağlanıyorum ve sorun bu şekilde aşılmş oldu.Bağlanmışken bir de tarif ekleyelim.
           Okul servisinde beraber yolculuk ettiğimiz güzel hatunlar söylediğim tarifi deneyince değerli yorumlarınızı bekliyorum:))
Kışın en güzel yiyeceklerinden birisidir çizik zeytin.Taze taze evinde hazırladığın zeytinin tadı bir başka güzel oluyor.İşte bu güzel zeytinlere özel bir sos hazırladınız mı, ayrı bir lezzet oluyor.Çok basit ama bir o kadarda lezzetli.
Malzemeler:
-1 kase çizik zeytin,
-3-4 diş ezilmiş sarımsak,
-1 -2 tane domates rendesi.(yazdan kuruttuğunuz domates varsa sıcak suya ıslayıp onu kullanabilirsiniz.)
-3-4 yemek kaşığı zeytin yağı,
-1 tutam kekik,
-1 tutam nane,
- 1 tutam kimyon,
-1 tutam pul biber,
-yarım limon,
ihtiyaca göre tuz
Yapılışı:
Malzemelerin hepsini derin bir kabın içerisinde karıştırıp servis yapacağımız kaba alıyoruz afiyet olsun.Özel bir sıralama yok sadece zeytini en son ekleyip karıştırıyoruz.Bu kahvaltılığınızı hafta sonuna ayarlarsanız iyi olur sarımsaktan dolayı biraz kokacaksınız:))Ama denemeye değer o kadarcıkta olsun..
Afiyet olsun..

20 Aralık 2013 Cuma

BLOGDA ERROR NE DEMEKTİR?

   
    Bir haftadır bloğumu açtığımda karşıma bu uyarı çıkıyor.Bir hata var ama neden kaynaklanıyor ve nasıl gidereceğim bu sorunu bilmiyorum.Böyle bir sorun yaşayan varsa yada yardımcı olacak bana mail atarak yardım edebilirse çok sevinirim .
nesegonen@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.:((

17 Aralık 2013 Salı

Şehirlerdeki değişim


Türkiye’nin pek çok yerinde, özellikle de deprem riski yüksek olan bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam etmekte. İstanbul’da her sokakta en az bir tane yıkılan ve yenilenen bina görmeniz mümkün. Bu inşaat safhası belki bu süreçte pek çoğumuzun canını sıkmakta. Neticesinde inşaat süreci yakındaki bina sakinlerini rahatsız ettiği gibi artan kamyon sayısı da trafiği olumsuz olarak etkilemekte.

Ancak bu değişim, bu yenilenme de şart. Ekonomik ömrünü doldurmuş eski binalar ve kalitesiz malzeme ile yapılmış binalar, kaçınılmaz olan İstanbul depremi için gerçekten de büyük risk oluşturuyor. Kentsel dönüşüm ile birlikte eski, sağlam olmayan ve çirkin görünümlü binalar yerini daha modern, yeşil alanı olan, otoparkı olan ve en önemlisi de deprem riskine karşı güvenli olan binalara bırakıyor. Bu sayede şehirlerdeki çirkin yapılaşma ve büyük depremlerdeki can kaybı çok da aza inmiş olacak.

Kentsel dönüşüm ile ilgili geçtiğimiz yıl kabul edilen yasada bireysel başvurular da yapılabilmekte ve bu yasadan yararlanarak binasını yenileyenlere çok uygun faizli kentsel dönüşüm kredisi, kira yardımı ve masraflardan muaf olma gibi avantajlar gelmiş durumda.

12 Aralık 2013 Perşembe

321 POĞAÇA

 

   Bugünlerde bloglarda sıkça gördüğüm bir poğaça var. Yerli malı haftası etkinliklerinde öğrencilerime bu poğaçayı yaptım şimdi fırında pişiyor. Heyecanla pişmesini bekliyorum. Gerçekten de anlatıldığı gibi güzel mi acaba gerçi sevgili disal in bloğunda gördüm denenmiş bir tarif olduğu için içim rahat.
Malzemeler:
-3 paket hamur kabartma tozu,
-2 su bardağı yoğurt,
-1 su bardağı zeytin yağı,(ben fındık yağı kullandım)
-1 tatlı kaşığı tuz,
-5 su bardağı un(200 ml lik bardak)
İç malzemeler:
-100gr kıyma,
-bir tutam maydanoz,
- 1 fincan doğranmış cevizi
tuz, karabiber, pul biber ve biraz zeytin yağı
Üzeri için:
-galate unu, susam, çörek otu yada haşhaş
Yapılışı:
-Yoğurt, yağ ve tuz derin bir kabın içinde karıştırılır.
-Un ve kabartma tozları ayrı bir kapta elenir ve sıvı karışımın üzerine eklenerek karıştırılır.
-Yoğurulan hamur yarım saat buzdolabında dinlenmeye bırakır.
-Bu arada iç malzemeler hazırlanır. Kıyma biraz tuz eklenerek ocakta kavrulur. Piştikten sonra karabiber, pul biber, ince kıyılmış maydanoz ve ceviz eklenerek karıştırılır.
-Fırın tepsisi yağlanır yada yağlı kağıt serilir.
-Küçük mandalina büyüklüğünde hamurdan parçalar kopartılır ve elde açılır.
-İçine hazırlanan içten konup kapatılır ve yuvarlanır.
-Haşhaşa batırılıp, kapatılan kısım tepsiye gelecek şekilde dizilir.
-175 derecelik önceden ısıtılmış fırında pişirilir.35-40 dakika kadar.
Afiyet olsun
Not:
 -  3 paket kabartma tozunu korkmadan kullanabilirsiniz. Rahatsız edici bir durum olmuyor. 
-İçinde yumurta ve süt olmadığından dolayı yumurtaya alerjisi olanlar rahatlıkla yiyebilir.
Mayalı gibi pufuduk kabarık bir poğaça oluyor. Üstelik güzelde kabarıyor. Bereketli olması da diğer bir yönü .Durun sayayım kaç tane çıkmış:)) 30 tane çok lezzetli poğaçam olmuş. Bu arada tadına da baktım  nefis:))

-İkinci denememde üzerine yumurta sarısı sürüp haşhaş serptim  böyle da çok güzel oldu. Hatta bu şekilde yapmanızı öneririm.Çünkü diğer şekilde haşhaşlar poğaçanın üzerinden dökülüyor.

İç harcı olarak peynirde güzel olur kanaatindeyim:))

24 Kasım 2013 Pazar

ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN


Biz sizlerden ne altın,ne han ne hamam hiç bir şey istemiyoruz.Biraz saygı ve sevgi yeter bize.Başta kendi öğretmenlerim olmak üzere tüm meslekdaşlarımın öğretmenler gününü kutlarım.

Ben bir köy öğretmeniyim,


Renk renk yüreklerinde

Renk renk çiçekler açan,

Sevgi yumağı öğrencilerim var benim.

Kimisinin karnı aç ,kimisinin yüreği...

Sevginin ,saygının hala bitmediği,

Sevgi yumağı öğrencilerim var benim.

Evde yavrum beni bekler,

Öğrencilerim sevgi ister.

Öğrencilerimin gözlerinde yavrumu görür,...

Özlerim, sevgimi içime gömerim.

Kimi zaman anne kimi zaman öğretmenim.

Yeşeren her çiçekte yeşerir ümitlerim,

Vatanını milletini seven insan yetiştirmek isterim.

....

Dedim ya ben bir köy öğretmeniyim.

Şu uçsuz dağlarda bilgi ekerim.

Yeşersin diye ümitle beklerim...

Neşe Gönen-2013

13 Kasım 2013 Çarşamba

FIRIN POŞETİNDE SEBZE


Bu günlerde günler bana yetmez oldu.Hal böyle olunca ne blogumla ilgilenebiliyorum ne de kendimle.Benim çok sevdiğim çok pratik bir tarif fırın poşetinde sebze.Öyle pratik ki çok kısa süre de hazırlanıyor üstelik çok sağlıklı ve lezzetli.Rejim yapanlara da çok güzel bir lezzet. üzerinede yoğurt harika olur:))
Malzemeler:
-Küçük bir brokoli,
-1 tane havuç,
-1 tane patates,
-4-5 tane küçüğünden kuru soğan,
-1 tatlı kaşığı zeytinyağı,
-tuz,kekik,kırmızı pul biber,
-tavuk göğsü (isteğe kalmış)
Yapılışı:
-Sebzeleri yıkayıp ,iri iri doğruyoruz.Baharatlarını ekleyip fırın poşetine dolduruyoruz.İğne ile poşete bir iki delik delip 200 derece fırına veriyoruz.20 -25 dakika kalmadan pişiyor.Piştikten sonra isterseniz üzerine yoğurt isterseniz sade bir şekilde servis edebilirsiniz Afiyet olsun