31 Aralık 2009 Perşembe

2010 YENİ YIL




Sevdiklerinizle beraber sağlıklı huzurlu nice güzel yıllara

29 Aralık 2009 Salı

HAVUÇLU SÜNGER KEK



Ben bi ara kek olayına takmıştım .Şimdi bir tarif buldum süper hiç bilmeyen ,"ben kek yapamam "diyen bile yapar bu tarifle kadın forumundan sevgili Didem'in kekinin uyarlanmış halidir.Orjinalinide yaptım yakında onunda tarifini yazacağım inşallah .Deneyin pişman olmasının sünger kekin havuçlu hali.Ben havuç olarak siyah havuç ekledim biraz içi renkli olsun diye.Tadında bir değişim olmadı ama görüntü benim hoşuma gitti bilmem siz ne dersini? İşte tarifi:


MALZEMELER...
1 Su bardağından iki parmak eksik sıvı yağ,
1 Su bardağı şeker,
1 Su bardağı süt,
2 Tane yumurta,
1 Paket kabartma tozu,
1 Paket vanilya,
2 Su bardağını un.
1 tane havuç(ben siyah havuç ekledim rengi değişik olsun diye:)).
1 avuç kadar doğranmış fındık
Yapılışı:
1-Burada dikkat edilmesi gereken şey unu koyduğumuz bardak,yağı koyduğumuz bardak,şekeri koyduğumuz bardak aynı olacak.Ölçünün tutması açısından
2-Yumurta ile şekeri iyice köpürünceye kadar çırpıyoruz.
3-Sonrasında yağ,sütü ekliyoruz.
4-Un,kabartma tozu,vanilyayı eleyerek ekledim
5-Havuç ve fındığı ekledim yağladığım orta boy kare borcama döktüm.
6-180 derecelik fırında 25-30 dakika kadar  ağzını açmadan pişirdim.
7-Kürdan testi ile kontrol ettim piştiğine kanaat getirince fırından aldım soğuması için bıraktım.Soğuyunca kestim tadı harikaydı
Tekrar buradan sevgili Didem'e teşekkürler ediyorum
Not:Bu keke bence biraz tarcında güzel yakışır ben unutmuştum bir daha ki sefere ekleyeceğim.Sizede tavsiye ederim...
Afiyet olsunnn:))))))))

28 Aralık 2009 Pazartesi

GÜZELLERİMDEN HEDİYELER

    Blog dünyasının iki tatlı kızı sevgili Papatya Prenses ve Aysultan .Çok uzaklardaki iki güzel yürek.
Rabbim ikisininde bahtını gününü ak eylesin inşallah.Kendileri bayramda beni çok mahcup ettiler bu güzel hediyelerle...İkisinede canı gönülden teşekkür ediyorum.
Belki aramızda kilometreler var ama bu uzaklık sevgiye engel değil ...Bir insanı sevmek için onu görmeye de gerek yok sanırım.Seversin yürekten içinden öyle gelmişti çünkü.:))))))))
Kızlar dostluğumuz baki olsun .Bu güzel hediyeleri her kullandığımda sizleri hatırlayacağım.
     
                                      
                                          Papatyam sen beni tanımadığından emin misin?Aşk kitabından sonra bu Mevlana ile ilgili kitap tamda okumak istediğim tarzdan:))))))))Samimi notunla birlikte

Aysultanım ellerine sağlık cicim.Ay kullanmaya kıyamıyorummm.

AŞURE


Herkese merhabalar.Anlatamayacağım kadar duygulandım yazdığınız güzel yorumları okuyunca Allah hepinizden razı olsun.Hamd olsun  daha iyiyim.Aslında öyle abartılacak birşey yok ama ben çok duyarlı bir kişiliğe sahip olduğum için ,olaylarda,birikti sanırım bardağı taşıran son damlaya döndü .
Buradan şunu anladım ki sizler sanal değil gerçeksiniz.Hemde çok gerçek.Hepinize yürek dolusu sevgiler selamlar:)))))))))))
Gelelim bu güzel ayın tatlısı aşureye.Benim çok sevdiğim kültürel olaylardan biridir aşure yapıp,eş dostla yemek.Tarifine gelince:
MALZEMELER:
yarım kg. buğday,(döğme,yarma)
1 su bardağı nohut,
1 su bardağı kurufasulye,
100 gr kuru kayısı, yıkanmış ve ufak ufak doğranmış,
50 gr. kuş üzümü,
100 gr. çekirdeksiz kuru üzüm,
                                                                   750 gr toz şeker,
                                                             1 çay bardağı üzüm pekmezi,
                                             1 tane kabukları soyulmuş küp küp doğranmış elma
                                1 tane kabukları dış zarı ile birlikte soyulmuş küp küp doğranmış portakal,
                                            şam fıstığı,Antep fıstığı,nar taneleri,fındık,ceviz,susam,tarçın
                                                             2 yemek kaşığı sıvı yağ
dilerseniz ufak ufak doğranmış kuru incir (incir aşurenin rengini koyulaştırdığı için pek kullanmıyorum.),
Yapılışı:
1- Akşamdan nohut ve fasulyeyi ıslıyoruz.Ve yarmayıda ayrı bir kapta sıcak su ile ıslıyoruz.
2- 8-9saat ıslattığımız kuru bakliyatlarımızdan nohut ile fasulyenin  akşamdan ıslatığımız suyunu döküp yeni su koyup haşlıyoruz..Tamamen pişmeden ocaktan alıyoruz.Haşladığımız suyunu döküyoruz ki sası bir koku olmasın diye.
3-Akşamdan ısladığımız yarmanın suyunu dökmeye gerek yok.Yarmayı geniş bir tencereye alıyoruz.Yarım tatlı kaşığı tuz ilave edip pişiriyoruz.Tabanının  yapışmaması için sık sık karıştırıyoruz.Pişmesine yakın  içine ,ayrı bir tencerede pişirdiğimiz nohut ve fasulyeyi  ilave ediyoruz..10 dakika kadar pişiriyoruz.
4-İçine ufak ufak doğradığımız kayısıları,kuş üzümünü,çekirdeksiz üzümü ,şekeri ve pekmezi ilave ediyoruz.Ve bunların pişmesini bekliyoruz.8-10 dakika pişmesi yeterli oluyor.
5-İçine 1 tatlı kaşığı tarçın ilave ediyoruz.Küp küp doğradığımız elma ve portakalıda ekliyor 2-3 dakika kadar pişiriyoruz.Annemin deyimi ile iki -üç takla attıktan sonra altını kapatıyoruz.:)))))
6-Aşurenin kıvamını kaynar su ekleyerek dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.
7- Cevizi, fındığı irice doğruyoruz yağda hafifce çeviriyoruz.Üzerine susamı katıp karıştırıyoruz.Aşuremizin içine ekliyor ve karıştırıyoruz.Şekeri sizin damak tadınıza bağlı ister ekleyin ister azaltın.
8- Süslemek için nar ,şam fıstığı,antap fıstığı ile süslüyoruz
Efendim her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır derler işte bu da benim aşure tarifim
                                          
NOTLAR:
1- Renginin beyaz olmasını istiyorsanız sadece şekerle yapın pekmez katmayın.Ama ben pekmezi seviyorum diyorsanız biraz ekleyebilirsiniz bence daha doğal oluyor.
2-Renginin koyu olmasının sebeplerinden biride  incir ve börülcedir
3-Cevizin önceden eklenmeside rengini koyulaştırıyor.Servis sırasında eklenirse bu sorun yaşanmaz.
4-İstenirse içine bir portakal kabuğı rendeside eklenebilir.Güzel bir koku alsın istiyorsanız.Ben tarçın eklediğim için gerek görmedim.
 5-Bazen içine 1 bardak sütte ekliyorum o da güzel bir lezzet veriyor bence.
                                       Afiyet olsun............:))))))))))))))))))))

25 Aralık 2009 Cuma

MORALİM BOZUK



Bugünlerde bir acayip haldeyim içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor.Bu benmiyim dediğim zamanlar sıklaştı.
Sanki herşey benim dışımda gelişiyor.Birileri beni yanlış anlamak için sanki sıraya girmiş bekliyorlar.Ben ak dersem sırf muhalefet olmak için kara diyorlar..İnsanları anlamak zor.Empati tek taraflı olunca işe yaramıyor arkadaşlar..
Çevremdeki kişileri kendim gibi düşünürüm.Ama malesef benim gibi değiller .Ben elimden geldiğince iyi niyetliyimdir.Kimsenin haksızlığa uğramasını istemem.Ama insanlar malesef çok kötü niyetli.Tabi çevremde bu tarz insanlar olunca benimde psikolojim olumsuz olarak etkileniyor .Farkında olmadan istem dışı sözler çıkıyor ağzımdan sonra aman Allahım bu benmiyim ,bunu ben mi söyledim diyorum.Tabi söz ağızdan bir kere çıkıyor sonra pişman olsanda geri dönüş yok.Ne kırıcı olmak istiyorum ne de kırılmak.......
Sevdiğim insanları çok severim , bağlanırım bu benim en kötü huyum.Neden kötü mü çünkü hak etmeyen kişiler oluyor .Benim verdiğim değeri onların bana vermediğini görüyorum.Bu durum yakınımdaki herkesten şüphelenmeme neden oluyor.Acaba sevgileri gerçek mi diye?
Sanırım sıkılmamın bir çok nedeni var ama bunlardan biride kendimi bir robot gibi hissetmem.Hergün programlanmış bir robot gibiyim.Hep yetişmem gereken bir yerler yapmam gereken birşeyler var .Çok sıkıldım bu durumdan Hangi saatte nerede olacağım belli ve hergün aynı şey aynı şeyy......Yarınımı düşünmeden, biryereler birşeylere yetişmeden yaşamak istiyorum.Sırada beni bekleyen hiç bir iş olmasın lütfennn....

HAYIRLI CUMALAR


               
Rabbim,her vesiLede SENİN keremin saklıdır,
SebepLer sayısınca hamd SANA....
“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
 “Ben” diye bildiğim de Senin emrindir
Beni bende bırakıp Senden etme Rabbim,
 yüzümü Sana döndüm Gönlümü de Sana çevir Rabbim,
bir Seni bir bildim Sevdalarımı Sende bitir... ( AMİN )

 Dualarda buluşmak Duasıyla,Cumanız Mübarek Olsun...


21 Aralık 2009 Pazartesi

MİM

Sevgili Ebruli mimlemiş beni,teşekkür ediyorum canımm yanıtlıyorum biraz geçikmeli olarak Kusura bakmazsın dimi:)))
Benim için önemli olan 5 yer..mim konumuz bu..
1.YER:Ailemin yaşadığı ,doğduğum ,büyüdüğüm yer yani ;Kahramanmaraş
Kara sevda benimkisi öyle böyle değil seviyorum memleketimi yav Yazın sokaklarında bol bol tarhana kokusu olur.Doyamazsınn firik tarhanasına,hele yanında cevizde varsa değmeyin gitsin....Dondurmadan bahsetmeye gerek yok sanırım:)))))Yeşil mi yeşildir benim memleketim havasına suyuna doyum olmaz.Bu kadar memleket reklamı yeter sanırım :))))))))

  2.YER:HATAY
Öğrenciliğimin geçti o güzel günleri unutamam tabi o güzel şehride....Hoşgörünün ve sevginin adresidir bu güzel diyar.Eeee künefeside akıllardan çıkmayanlardan tabiii:)))))))


3.YER: ANTALYA
 Sevdiğim şehirlerden biri ama orada yaşamak istemem.
                                  
 4.YER:VAN AKDAMAR:Sanırım doğuyu gezibde Van Akdamar adasına hayran olmayan yoktur.İşte bende bu güzel yerleri gezdim ve çok hoşum gitti.Güzel anılarımın vardır oralara dair:))))))))
             

5.YER : YAŞADIĞIM ŞEHİR ŞANLIURFA:
Yaşadığım şehir benim hoşuma gidiyor ama uzun süre burada yaşayanlar pek sevmiyor burayı.Benim için eşim neredeyse orası güzeldir yaşanasıdır.:))))))))))))



İşte bu kadar bir mim daha burada bitti sırada bekleyen mimlerim var kısmetse onlarıda yakında cevaplayacağım:)))))))))))

Fotolar tamamen alıntıdır anacığım.

MEVLANA


Konya'da Mevlana'nın ölümünün 736'ncı yıl dönümü nedeniyle düzenlenen 'Hz. Mevlana'nın 736'ncı Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri' geçen hafta yapıldı .Tamda benim Aşk adlı romanı bitirişime denk geldi kitaptada bolcana Mevlana'dan bahsediliyor.Geçen hafta pc bakımda olduğu için yazamadım bu güzel etkiliği ama değinmeden de geçemeyeceğim bir konudur.Mevlana asılları etkilemiş ,eserlari hala güncelliğini koruyan, kitapları Avrupada bile ders kitabı olarak okunan büyük bir şair.Öğütleri ile insanlığa örnek olmuş ,şiirleri ile gönülleri fet etmiştir.Benim çok sevdiğim şiirlerinden biri ETME .
                        ETME
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun ETME
                                                   Mevlana Celaleddin Rumi

AŞK BİTTİ


Elimde okuduğum o kadar çok kitap var ki yarım yarım hepsini bitirmek istiyorum işte bunlardan biride Elif Şafak'ın Aşk adlı kitabı .Aşk bitti sonunda.Güzel bir kitap ben beğendim okumanızı tavsiye ederim.
Kısaca kitap hakkında: 
Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde.. Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte “sorunsuz” bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella’yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller… Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası… Aşk… Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.

20 Aralık 2009 Pazar

MUHARREM AYI VE AŞURE GÜNÜ

"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.

Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)

Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan "Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)
"Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9)
Alıntıdır.

14 Aralık 2009 Pazartesi

DAMLA ÇİKOLATALI BİSKÜVİ-ÇAY KEYFİ

Çay keyfi  benim favori kurabiyemdir.Çay keyfi diyorum ama asıl sütle güzel gidiyor bu damla çikolatalı bisküvi.Ben genelde evde yapabildiğim  yiyecekleri dişarıdan almayı sevmiyorum.Kendi bildiğimin ,elimle yaptığımın tadı ve hijjeni bir başka oluyor. Bu çay keyfi bisküvileri  uzun süre tazeliğini koruyor.Damla çikolata yerine bazen kuş üzümü ekliyorum o da çok güzel oluyor.Yeri gelmişken bu hafta TUTUM YATIRIM VE TÜRK MALLARI HAFTASI yani YERLİ MALI HAFTASI (12-18 aralık arası.)
Hatırlarmısınız bilmiyorum ilkokuldayken bu haftada çok heyecanlanır çocuklar .Sizde  yaşadınız mı o heyecanı?Ben çocukken çok zevk alırdım içinde yiyecek olmasından mı bilmiyorum:)Şimdilerde o kadar heyecanlanmasamda öğrencilerin o heyecanını görmek güzel:)Bizde 4/B sınıfı olarak bu etkinliğe çarşamba günü katılacağız.Bende öğrencilerime bu çay keyfinden yapacağım inşallah.E  bu kadar kültürel bilgiden sonra fazla kültür zehirlenmesine uğramayalım diyor tarife geçiyorummm.
Malzemeler:(18-20 adet )
100 gr yumuşak tereyağ,
100 gr şeker(1 çay bardağını biraz geçsin)
1 paket vanilya,
1 tane yumurta,
yarım paket kabartma tozu,
1 tutam tuz,
1 su bardağı damla çikolata,
yarım su bardağı kırılmış fındık,
2 su bardağı kadar un
Yapılışı:
Yağı ,yumurtayı,şekeri köpürünceye kadra çırpıyoruz.
Un ,tuz,vanilyave kabartma tozunu karıştırıp eleyerek karışımın içine ekliyoruz.
Bayağı yumuşak bir karışım oluyor içine damla çikolatayı ve fındığı ilave edip karıştırıyoruz.
Elimizle bisküvi şeklini verip yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz.15-18 dakika arasında önceden ısıtılmış  fırında160 derecede pişiriyoruz.
Not: Eğer hamurunuz katı olmuşsa 2 kaşık süt ekleyerek yumuşatabilirsiniz .Veya hamur çok yumuşak olduysa biraz un ekleyerek normal kıvama getirebilirsiniz.Burada önmeli olan ne çok katı ne çok yumuşak bir hamur orta kıvamda bir hamur olmalı.
Kurabiyemiz piştiğinde size çok sertmiş gibi gelebilir ama değil  tatdığınızda anlayacaksınız.
Afiyet olsun.

12 Aralık 2009 Cumartesi

İDEALİST ÖĞRETMENİM BENİM



http://www.dailymotion.com/video/xb8znu_fydanlarimmm_school

Önce sevdalanacaksın bu vatana
Sonra sevdalı bir yürekle çıkacaksın yola.
Fedakarca,gönülden yapılacak hizmetler,
Memleketinin  geleceği ve umudunun devam etmesi için,
başlayacaksın mücadeleye...
Öğretmenlik,gözlerini açıp seni dünyası yapan çocuğa dokunabilmektir.
Ellerinle ,gözlerinle,yüreğinle....
Onlara sevdirmektir,öğretmektir hayatı ve ona dair ne varsa...
Belki ömrük yetmeyecek,
Yetiştirdiğin fidanların ülken için neler yaptığını görmeye..
Ama vicdanın rahat bir şekilde ,
Geleceği yüreğinle göreceksin zaten
Öğretmenlik,hasret duymaktır,
Sevdiklerine duyduğun hasret gibi...
Birlikte şarkılar söylemektir.
Yüzlerinde gülücük görmek ,
Ve onlarla beraber gülmektir.
Geleceğe beraber yürümek ve bunun için mücadele etmektir..
                                                                  DENİZİM
Bu şiiri sevgili meslekdaşım Deniz öğretmenimiz yazmış ve bir güzelde klip çekmiş öğrencileriyle birlikte.İzledim bayıldım.Hemen bunu paylaşmak istedim sizinle.Okulumuzun idealist öğretmeni .Ben onda öğretmenlik mesleğini yaşıyorum.İşte tam bir öğretmen diyorum.Yüreği ve kendisi çok güzel  bir insandır.
Güloooo yüreğine sağlık.
Millet öğretmen görsün diyorum.
Sevgili blogcu arkadaşlar videoyu lütfen izleyin.

9 Aralık 2009 Çarşamba

HAVUÇLU MUFFİNLER


Bugün bıraksalar sabaha kadar yazacağım .Ay tutamıyorum kendimi.İşte bu muffinleri az önce tatlı krızim tuttuda onun için yaptım.Bu saatta kim uğraşır değil mi ay yok ben hiç erinmem konu yemek olsun yeter ki :)))))
Çok pratik, az malzeme ile basit bir muffin  tatlı krizlerine bire bir.
Malzemeler:
1 yumurta,
1 fincan şeker,(kahve fincanı)
1fincan sıvı yağ,
1 fincan süt,
1  paket vanilya,
yarım paket kabartma tozu,
1 orta boy havuç,(rendelenmiş)
1 fincan çekilmiş fındık,
Alabildiği kadar un(1,5 su bardağı kepekli un)
1 çay kaşığı tarcın
Yapılışı:
Yumurta,şekeri iyice çırpıyoruz.sıvı yağı,sütü  ilave edip çırpmaya devam ediyoruz.Unu ,kabartma tozunu,vanilyayı eleyerek ilave edelimFındık ve havuçu ilave edince çok karıştırmaya gerek yok.Fazla bekletmeden kalıplara yerleştiriyoruz.Fırının önceden ısıtıp 180 dereceye getiriyoruz.Fırına kekimizi koyduktan sonra ilk 25 dakika kapağnı açmıyoruz.35-40 dakika sonra fırından çıkartıyoruz. Sonrası malum afiyet olsun .
Not:Ben havuçlar suyunu bırakır diye ununu normalden  fazla eklemiştim sanırım biraz daha az konulabilirmiş.Bu da size bana dip nottt.Kek yapmakta pek uzman değilimdir ama muffinlerde  bir sıkıntı olmuyor. Şu sünger keki çok istememe rağmen hala istediğim gibi yapamıyorum.Aslında çok kolay denir ama ben  sünger kekte başarılı değilim.Bu konuda fikri olanlarda önerilerini bekliyorum.SÜNGER KEK YAPMAK İSTİYORUM :(((((((((((((

KİTAP MİMİ

MİMMM..KİTAPLARR

Mim cevaplama özürlü ben.Her defasında  bugün diyorum yarın diyorum olmuyor .Daha cevaplayacağım mimlerim var ama en azından sevgili Ebruli'nin mimini elim değmişken cevaplayayım dedim .Canım benim kusura bakma anca fırsat buldum.
1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu?
Şu olduğum kitap Aşk-Elif ŞAFAK.Konusunu duymayan kalmadı sanırım .Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman2.En son aldığınız kitap?
Senai DEMİRCİDEN CANLA BAĞIŞLA adlı kitap
3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz?
Ne desem ki şimdi ayrımcılık olmasın hepsini çok severek okudum ama beni ilk derinden etkileyen kitap SUÇ VE CEZA  (DOSTOYEVSKİ) oldu
4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirseniz de sizi illallah ettiren kitaplar?
Sofinn Dünyası  (Jostein Gaarder ) ah öldürdü beniii
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap?
O kadar çok okunacak kitap varki elimde hangisinden başlayacağımı bilmiyorummm

Sanırım bu mimi cevaplamayan tek ben kalmışımdır diyerek kimseyi mimlemiyorum.
sevgiler

 

MOR LAHANA SALATASI


Bu salatayı ilk yediğimde ilginç gelmişti.Ama tadına bakınca aslında çok güzel bir salata olduğuna karar verdim.
Yapımı çok basit tadı süper.işte
malzemeler:
Küçük bir mor lahana,
2 yemek kaşığı sıvı yağ(yeterli olmazsa eklenebilir)
1 yemek kaşığı mayonez,
yarım kase yoğurt,
1 avuç kadar küçük doğranmış ceviz.,
yarım avuç bayat ekmek içi(isteğe bağlı),
tuz,1 tane ezilmiş sarımsak
yapılışı:
Mor lahanaları ince ince kıyıyoruz. ocakta biraz yumuşayıncaya kadar pişiriyıruz iki kaşık sıvı yağ ile.Üzerine tuz ilave diyoruz.Ocaktan alıyoruz derin bir kabın içine, diğer bütün malzemeleri katıp karıştırıyoruz.Biraz bekleyince mor rengi ne  dönüşüyor salatamız fazla bekletmeden serviz yapıyoruz.Servisten yarım saat önceden hazırlamak yeterli.
Afiyet olsun

8 Aralık 2009 Salı

ŞEHİDİM



Tokat'ın Reşadiye ilçesinde, terörist saldırı sonucu şehit olan 7 askerimize Allah 'tan rahmet acılı ailesine sabır diliyorum.
Yüreğim yanıyor yüreğim....
Neden bu şiddet öfkeniz kime.?Gözü yaşlı analarımıza mı?
Açılım açılım diye bangır bangır bağıranlar neredesiniz.Anaların yüreğindeki açılım ne olacak?
Maaşa zammını  az bulanlar neredesiniz?Haydi eylem yapalım,iş yavaşlatalım bir kezde şehitlerimiz için birşeyler yapalım.
Güzel yurdumu yakıp yıkıp dağıtan eşkiyalar yetmez mi döktürdüğünüz göz yaşları?
 Kimin uşağısınız ?Kim tuttu sizi ?Kaç para aldınız bu ana kuzularını öldürmek için?
Ne kadar uyuşturucu çektiniz kim bilir şuurunuzu yitirmek için.
Kendinize gelin biraz !
Kardeşi kardeşe kırdırıyorlar haberiniz var mı?

            ŞEHİDİM 
Kan gölüne döndü yüreğim,
Dayanacak takatim kalmadı benim.
Hergün duyduğum şehir haberim
Okuyacak izleyecek gücüm kalmadı benim.
Analarım dinsin acılarınız.
Elbette bu millet verecek cevabı
Kimin yanına kaldı ki yaptı zulüm?
Firavunu bile yerle bir etti rabbim ,
Seninde sıran gelecek elbette zalim.
Bir kurtuluş savaşı daha gerekiyorsa,
Onuda yapmaya hazırız ŞEHİDİM...
                                                               Neşe

Belki biraz ağır bir dil oldu ama yüreğim yanıyor.Biliyorum burası siyaset yeri değil ama yüreğim yanıyor.......yüreğimmmm

7 Aralık 2009 Pazartesi

KIYMALI YUMURTA

Kim ne derse desin ben eti seviyorum etcil bir insanım. Aslında otuda severim ,benim türüm için etcil ve otcul denilebilir.:):):):)))))))))))))))
İşte sevdiğim bir et yemeği kıymalı yumurta.
Malzemeler:
2 yumurta,
300 gr orta yağlı kıyma,
karabiber,tuz.kekik-kırmızı pul biber
Bir yemek kaşığı sıvı yağ(gerek olursa)

Yapılışı:Bu tarifi bilmeyen yoktur sanırım ama birde ben yazayım dedim:)Kıymayı teflon tavaya alıyoruz. Et top top kalmasın diye aralarda karıştırıyoruz.Kapağını kapatıp kendi suyu ile pişmesini sağlıyoruz.Suyunu çektikten sonra eğer et yağlı ise yağ eklemeye gerek yok ,Et yağsız ise bir yemek kaşığı yağı ekliyoruz ve  baharatlarını içine atıp karıştırıyoruz.Daha yumurtları iyice çırpıp pişen kıymanın üzerine ekliyoruz.Hafif bir karıştırıyoruz.Sonra pişmeye bırakıyoruz.
Üzerine kırmızı pul biber ekliyor
AFİYET OLSUN DİYORUM

5 Aralık 2009 Cumartesi

BULGUR PİLAVI VE CİĞER KAVURMA


Kurban bayramında en sevdiğim lezzetlerden biri bulgur pilavı ve ciğer kavurmasıdır.Sevgili anneciğim de çok güzel yapar bu yemeği.Bu bayramda kurbanlarımızı kestik.Rabbim kabul eylesin cümlemizin kurbanını inşallah.
Bayramlar birlikteliğin ,kardeşiliğin,paylaşmanın tek adresidir.Küskünlerin barıştığı,özlemlerin dindiği bir gündür.Bu yönlerinden mi bilinmez bayramları çok severim.:))))))))))
Gelelim tariflere.
BURGUR PİLAVI
malzemeler:
1 kase pilavlık bulgur,
2 kase kaynamış su,
1 yemek kaşığı tereyeğ,
tuz,
Yapılışı:Benim kullandığım ölçü pirinç pilavı gibidir.Yani bire iki .Tereyağını kızdırıp şehriyelerle kavurun. Çok kızarmamasına dikkat etmek gerek.Yağ ve şehriyenin içine bulguruda ekliyoruz biraz kavurup suyunu ve tuzunu ilave ediyoruz.Kapağını kapatıp pişmesini bekliyoruz.Kapağını suyunu çekene kadar açmıyoruz. Suyunu çektikten sonra hafiften bir alt üst edip havalandırıyoruz.Kapağını kapatıp dinlenmeye bırakıyoruz.
CİĞER KAVURMASI
Malzemeler:
1 tane karaciğer,
1 baş soğan,
kekik,tuz,kırmızı pul biber ,sıvı yağ
Yapılışı:Ciğerleri  kuşbaşı doğruyoruz.Yıkayıp teflon tavaya alıyoruz.kapağını kapatıp suyunu salmasını bekliyoruz. Suyunu bırakınca yavaşca karışrıyoruz.Kapağını tekrar kapatıyoruz.Suyunu çekince yağını ,tuzunu ve çok ince kıyılmış soğanları ilave edip kavuruyoruzSoğanlar eriyip kayboluncaya kadar kavuruyoruz.Pişmesine yakın içine kekik,kırmızı pul biberi ilave edip karıştırıyoruz.
İsteğe göre servis yapıyoruz.
Ciğerin kan yapıcı özelliğinden dolayı özellikle biz bayanlar sık sık ciğer tüketmeliyiz.
Afiyet olsun..

3 Aralık 2009 Perşembe

3 KASIM DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ


BİR RÜYA GÖRDÜM ANNE…

     Bir rüya gördüm anne!
Rüyamda kırlarda dolaşıyordum,
Çiçek koparıp kokluyor,
Koşuyor, oynuyordum…

Bir rüya gördüm anne!
Okula gidiyordum, ders yapıyordum.
Zil çaldı, tenefüse koştum.
Bahçede arkadaşlarımla oynadım,

Bir rüya gördüm anne!
Elimden tutmuş, birlikte geziyorduk.
Babam benimle top oynuyordu.
Kaleci olmuştum…

Bir rüya gördüm anne!
Yemek yiyordum, yazı yazıyordum
Kardeşimle oyun oynuyordum.
Evi kirletiyordum…

Bir rüya gördüm anne!
İş yapabiliyordum,
Topluma faydalıydım.
Kocaman bir adam olmuştum…


Sadece hepsi bir rüyaydı anne!


Cahide Günay
                                                                                  alıntıdır....

Lütfen canlarım çevremizdeki engellilere karşı daha duyarlı olalım.Onları dört duvarın ardında camlardan dünyaya bakan insan olmaktan kurtaralım.Utanmayalım ..onlarıda hayata katalım ki bizde varız desinler.Bizde varız bu hayatta...
Unutmayalım ki her sağlıklı insan bir engelli adayıdır.

26 Kasım 2009 Perşembe

KURBAN BAYRAMI



Sevgili blogcu arkadaşlarım hepinizin mübarek kurban bayramını kutlar,hayırlara vesile olmasını dilerim

24 Kasım 2009 Salı

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ


DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Ceyhun Atuf KANSU

22 Kasım 2009 Pazar

EN GÜZEL GÜNLER-ZİLHİCCE AYI


Öyle zor günler geçiriyoruz ki ülke olarak.Duaya çok ihtiyaçımız var.Bu zor günleri şu güzel Zilhicce ayında dualarla atlatalım.Rabbimize sığınıp ondan yardım dileyelim.Kaç gündür yazacağım fırsat olmadı Zilhicce başladı ve bitmek üzere geç kalmadınız hala şansımız var .Bu günlerin feyzi ,bereketi çok farklı.Ben bu kadarını bilmiyordum.Nasıl mı ?
LÜTFEN OKUYUN O ZAMAN.
Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir.

Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur.
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya,
bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.)
[İbni Mace]
(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap
verilir.) [Beyheki]
(Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutan, her günü için, helal
malından yüz köle azat etmiş veya Allah yolundaki mücahidlere
yüz at vermiş veya Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi
sevaba kavuşur.)
[R. Nasıhin]
(Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun
Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o
kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.)
[T. Gafilin]
(Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutana, her günü için bir yıllık
oruç sevabı verilir.)
[Ebul Berekat]
(Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on
bin güne eşittir.)
[Beyheki]
(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden
daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve
tekbiri çok söyleyin!)
[Taberani]
[Tesbih: Sübhanallah,
Tahmid: Elhamdülillah,
Tehlil: La ilahe illallah,
Tekbir: Allahü ekber, demektir.]
İlk on günün kıymeti
Peygamber efendimiz,Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin,
diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince,
Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediler. Peygamber efendimiz, cevabında buyurdu ki:
(Evet cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden
harbe gidip şehit olan kimsenin cihadı daha kıymetlidir.)
[Buhari]
Ebüdderda hazretleri buyurdu ki:
(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve
çok dua ve istiğfar etmelidir! Çünkü Muhammed aleyhisselam,
(Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar
olsun) buyurdu.
Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın,
-ömrü bereketli olur,
-malı çoğalır,
-çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur,
-günahları affolur,
-iyiliklerine kat kat sevap verilir,
-ölürken kolay can verir,
-kabri aydınlanır,
-Mizanda sevabı ağır gelir ve
-Cennette yüksek derecelere kavuşur.)
[Şir’a]
Alıntıdır.

20 Kasım 2009 Cuma

BAYRAM TATLILARI-YUFKALI KADAYIF

Bu tatlı çok hafif ve güzel oluyor aynı zamanda çok da bereketli.
Malzemeler:
Yarım kg tel kadayıf,
3-4 tane hazır baklavalık yufka( ben pastaneden aldım)
200 gr tereyağ,
süslemek için bir avuç kadar fıstık,
şerbeti için:
3 su bardağı şeker,
3 su bardağı su,
2-3 damla limon suyu,
Gerçi bu ölçüler tepsinin büyüklüğüne göre değişir.Ben  büyük bir tepsi kullandım.
Yapılışı:  Aslında herşey açık ama ben yinede anlatayım .Şimdi baklava yufkası hemen kuruyor üzerine nemli bir bez örterek işe başlayalım.

Bir baklava yufkasını alıyoruz içine küçük parçalara ayırdığımız kadayıflarımızı koyalım .



Normal sıkılıkta saralım.Diğer yufkalarada aynı işlemi yapalım.


İki parmak kalınlığında keselim tepsiye dizip üzerine erittiğimiz yağı kaşıkla dökelim.Fırına sürüp 180 derecede pişirelim üzeri kızarınca hazır demektir.
Soğumaya bırakalım.Şerbetimizi hazırlayalım.Tepsimiz soğuduktan sonra şerbetimizi sıcak sıcak üzerinden gezdirelim.Tatlının yumuşak olmasını istiyorsanız üzerine bir tepsi kapatın 15-20 dakika.
servis yapmadan üzerlerini tane fıstıkla süsleyin.
Afiyet olsun.

17 Kasım 2009 Salı

SODALI BÖREK-HAMİDE'NİN BÖREĞİ:)

Aldığım tarifte çörekotu ve susam yoktu ben ekledim .Normalde su böreğinde olmaz.Aynı zamanda bu böreğin orjinal tarifinde iki kat iç malzemesi vardı ben tek kat kullandım.Bu şekilde de güzel oluyor.Ama siz iki kat malzeme ile deneyin iç malzemesi bol olunca daha güzel oluyor ..:):)


Bu börek su böreği tadındadır .Sevgili öğretmenimiz Hamide Hanım yapmıştı bende tarifi aldım hemen denedim ve çok memmun kaldım.Kendisine çok teşekkür ediyorum.Denemenizi tavsiye ederim.
Malzemeler:
  • 3 yumurta,
  • 1 şişe soda,
  • 2 su bardağı süt(istenirse 1 bardak su, 1 bardak süt şeklinde konabilir)
  • 1/2 sb bardağı margarin,
  • 6 yufka,
İç malzemeleri:Yarım kg peynir,1 demet maydanoz
Yapılışı: Sıvı malzemeleri karıştırıyoruz.Tepsimizi yağlıyoruz.Bir yufkayı fırın tepsisine dışa taşacak şekilde yayıyoruz.Hazırladığımız sıvı karışımdan bolca sürüyoruz.2.yufkayı kırıştırarak tepsiye yayıyoruz.Üzerine iç malzemeler koyuyuruz.3. yufkayı kırıştırarak harclı kısmın üstüne yayıyoruz. 4. yufkayıda yayıyoruz üzerine sıvı harç koyuyoruz iç malzemeleri ekliyoruz.5 yufkayı kırıştırarak koyuyoruz .Yufkanın üzerine sıvı karışımdan sürüyoruz.6. yufkaya da aynı işlemi yapıyoruz.Ve yandan sarkan yufkalar ile böreğin üzerini kapatıp kalan sıvı karışımı üzerine döküyoruz.Bu börek pişerken şişecektir panik yapmayın:)
Böreğin en güzel yanı su böreğini hatırlatması.Bu böreğe yalancı su böreği  de deniyor.Böreğimiz 180 derece fırında piştikten sonra soğumaya yakın keserek servis yapıyoruz..

Not:Köy peynirinin tuzunu almak için böreğimizi yapmadan önce peyniri 2-3 saat  suda bekletin

Afiyet olsun..

15 Kasım 2009 Pazar

BAYRAM TATLILARI-TEL KADAYIF SARMASI


BAYRAM TATLILARI








Önümüz bayram.Tabi bayramlar tatlısız olmaz.İşte bu güzel ,anlamlı günlere tatlı tatlı girip, tatlı yiyip tatlı konuşmak lazım.
Bu kadayıf sarması annemin bayram tatlılarının başında gelir Ben de bu güzel tarifi elimden geldiği kadar fotoladım ki iyi anlaşılsın diye.Çok güzel leziz bir tatlıdır .Tavsiye edilir efendim.
Malzemeler:
1 kg tel kadayı,
250 gr tereyağ,
Büyük bir kese iri kıyılmış ceviz,
üzerini süslemek için çekilmiş fıstık
Şerbeti için:
3,5 su bardağı şeker,
3 ,5 su bardağı su
2,3 damla  limon suyu
Yapılışı:
Tel kadayıftan bir parça alalım. Elimizle yassılatıp, avuç içi büyüklüğünde açalım. Ortasına ceviz koyup, kadayıfı rulo yaparak sıkıca saralım. Bütün kadayıfları bu şekilde hazırlayalım.Burada kadayıfın biraz ıslak olması taze olması şart yoksa sarmakta zorlanırsınız.Hazırladığınız sarmaları yağlanmış fırın tepsisine dizelim Üzerlerine  erittiğiniz tereyağını gezdirin.. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında kadayıfların üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Şerbet için tozşeker ve suyu bir tencerede kaynatın. Kaynadıktan 3 dakika sonra limon suyunu ekleyin. Soğumuş kadayıfların üzerine sıcak şerbet gezdirerek çekmesini bekleyin.Üzerini servis yapmadan  önce fıstık ile süsleyin.
  Şerbetini çekince servis edebilirsiniz afiyet olsun.
Not: Eğer çıtır çıtır olsun istiyorsanız  sararken sıkıca sarın yo biraz yumuşak olsun diyorsanız fazla sıkı sarmayın.

11 Kasım 2009 Çarşamba

ESKİDEN


ESKİDEN

Çember çevrilir,
Su musluktan içilir

Ağaçlara tırmanılırdı

Bebekler bezden

Silahlar tahtadan

Resimler kömür karasından yapılırdı


Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin

İsimleri konulur

Saatli maarif okunurdu

Komşuda pişen

Bize de pişer

Bizde pişen komşuya düşerdi


Geceler ayaz

Sokaklar karanlık

Yıldızlar parlak olurdu


Turşu, salça, mantı

Evde yapılır

Karpuz kuyuda soğutulurdu


Erik ağacının çiçeği

Pencere camımıza yaslanır

Güz yaprakları bahçemize düşerdi


Kardan adam yapılır

Evlerde soba yakılır

Kış gecelerinde masal anlatılırdı


Merdiven çıkılır

Aidat ödenmez

Yönetici seçilmezdi


Evler badanalı

Sokaklar lambasız

Mahalleler bekçili olurdu


Ajans radyodan dinlenir

Çizgili roman okunur

Defterlere kenar süsü yapılırdı


Hayat

Arkası yarın gibiydi

Kesintisizdi

Her gün yaşanacak bir sey vardı

Herkes kendi düşünü kurar

Kendi hayatını oynardı


Şimdi

Hayat tek perdelik bir oyun

Stand-up bir yalnızlık gibi


Şimdi

Herkes

Yoğun

Yorgun

Ve

Tek başına


CAN DÜNDAR


Foto alıntıdır.Bu postu çok sevgili dostum Ayşagülüm gönderdi bana.Onu kocaman öpüyorum Almanya'ya sıcacık selamlar .Çok özledim bacımmmm