27 Aralık 2012 Perşembe
ESKİ KİLOMA DÖNÜYORUM
Evet aynen böyle yazıyordu yazıda eski kiloma dönüyorum.Bayanları korkulu rüyası kilolar hamilelikten sonra başların belası olmaya devam ediyorlar.Hele hamilelikte ve doğumdan sonra kendinize hakim olmayıp işi biraz abartmışsanız.Sizin de kilo olayıyla başınız benim gibi dertte demektir.Her sorunun elbette bir çözümü var diyip yola çıkanlardansanız , bir diyet macerası(sağlıklı kilo verme)sizi bekliyor demektir.
Blogcu arkadaşlardan Nino'nun blogunda bir yazı okumamla başladı benim hareket.Eski kiloma geri dönüyorum adı altında bir blogu var o kadar hoşuma gitti bende ne duruyorum bende katılayım dedim.Diyetisyen Taylan Kumeli'nin kızı Elif Ezgi Uzmansel eşliğinde başlatılan bir macera bu.Kendisinin hamilellikten sonra eski kilosuna nasıl döndüğünü diyetisyen annesinden aldığı tüyoları anlatıyor .1.Haftadan itibaren istikrarlı bir şekilde başlayanlar çok güzel kilo vermişler her şeyin başı kararlı olmaktan geçiyor.Bende listedekileri temin edeyim başlamayı düşünüyorum.Tabi tek başına diyet sağlıklı kilo vermede yeterli olmaz illa spor olmalı.Bakalım bu macera nasıl başlayacak..sevgiler sağlıklı mutlu zamanlar diliyorum:)
25 Aralık 2012 Salı
YENİ YILA YENİ BAŞLANGIÇLAR
15 Aralık 2012 Cumartesi
EKŞİLİ BULGUR KÖFTESİ
Köftelerimizin yapım aşaması buradaki ile aynıdır.
Köfte için malzemeler:
-1kg köftelik
bulgur,-yarım kg yağsız kıyma,
-1 çay kaşığı karabiber,
-1 tane orta boy kuru soğan,
-tuz ve yaprak biber,
-2 kase kadar su,
-tuz,
Yapılışı:
Bulguru, eti, ince ince doğranmış soğanı, karabiberi, tuzu ve biberi geniş bir yoğurma leğenine alıp elimizle karıştırıyoruz.
- Köfteyi yoğururken yanımız geniş bir kâsenin içine su koyuyoruz. Sudan az az ilave ederek elimizle yoğuruyoruz. Burada maksat köftelik malzemelerin iyice özdeşleşmesi
- Yoğurma işini et makinesi ile de yapabiliriz.Malzemelerin hepsi birbirine özdeşleşene kadar yoğrulur. Sert bir hamur kıvamına benzer son hali.
- Elimizi ıslatarak köfte harcından bir miktar kopartıyoruz ve misket büyüklüğünde parçalara ayırıp elimizin ayası ile bu parçaları yuvarlıyoruz . Aralarda elimizi ıslatıyoruz ve köfte bitene kadar bu işleme devam ediyoruz.
- Yapılan köfteler geniş bir tepsiye konur. Köfteler tepsinin içine konmadan önce tepsi az biraz unla unlanırsa ,köftelerimiz tepsiye yapışmaz.
- Daha sonra geniş bir tencereye yarısına kadar su konur.Su kaynamaya başlayınca içine az bir tuz atarak haşlanır. Haşlanan köfter süzülerek soğumaya bırakılır.
Malzemeler:
-2 tane kuru soğan,
-2 tane domates,
-Yarım kaşık biber salçası,
-1 tane kırmızı veya yeşil biber,
-1 kase haşlanmış bulgur köftesi,
-tuz,kırmızı pul biber,
-2 yemek kaşığı zeytinyağı,
-1 avuç haşlanmış nohut,
-1 tatlı kaşığı sıvı sumak ekşi,
-1 -2 diş ezilmiş sarımsak,
- 1 tatlı kaşığı nane,
Yapılışı:
2 tane kuru soğan zeytinyağında kavurup üzerine kabuğu soyulmuş ince ince doğranmış domatesler ve ince ince doğranmış biberler eklenerek kavrulur. Biber salçası da eklenerek karıştırılır ve biraz kavrulur sonra 1 litre sıcak su eklenir. Su 5 dakika kaynayınca haşlanmış köfteler ve nohut eklenir, tuzu, pul biberi,ekşisi,sarımsağı eklenerek 5-10 dakika daha kaynatılır ve ocaktan alındıktan sonra üzerine nane serpilir.. Sıcak sıcak servis edilir. Ekşili lezzetleri sevenlere tavsiye edilir. Afiyet olsun.
13 Aralık 2012 Perşembe
YERLİ MALI HAFTASI İÇİN YAPILACAK ETKİNLİKLER
Efendim bilindiği gibi bu hafta Tutum Yatırım Ve Türk Malları haftası ,bu haftada okullarda yerli malı kullanımı ile ilgili bilgi verilerek etkinlikler yapılır.Genelde Yerli malı haftası yeme içme haftası gibi algılanmakta amacından sapmaktadır.Artık yerli malı kullanımından ziyade tutum ve yatırım konusu üzerinde durmak gerek benim kanaatimce.Ben sınıfımda tutumlu olma konusu üzerinde durdum bir iki resim,şiir derken kutlamamız sona erdi.
7 Aralık 2012 Cuma
EKŞİLİ SU KABAĞI
Su kabağı mevsimi geldi de geçiyor bile bende uzun zamandır yayınlamak istediğim Su Kabağı tarifimi yazayım istedim.Ekşili lezzetleri sevenlere şiddetle tavsiye edilir efendim.Su kabağını bilmeyen var mı ?
Tarifi ustalık ister vay şöyle kolay yada zor demeyeceğim deneyim siz karar verin .
Dedikodu cehennem kazanın ateşidir,kaynayana da kaynatana da faydası olmaz
Malzemeler:
-1 orta boy su kabağı,
-1 su bardağı nohut,
-300 gram kuşbaşı kuzu eti,
-1 tane kuru soğan,
-1 tane kırmız yada yeşil biber,
-2 yemek kaşığı sıvı yağı,
-2 tane domates,
-yarım kaşık biber salçası,
-1-2 diş ezilmiş sarımsak,
-yarım tatlı kaşığı sumak ekşi,
-yarım tatlı kaşığı nane,
-tuz,
kaynamış su
Yapılışı:
-Yemeğimizin önce kabakları ayıklanır Kabağımızı ortadan ikiye kesip dilimliyoruz.Dış kabuğunu ve içinde çekirdekli kısmı ayırıyoruz.Ve kuşbaşı et büyüklüğünde doğruyoruz.
-Yemeğimiz yapmadan bir gece önce nohutlarımızı ıslatırsak nohut daha kolay pişecektir.
-Yemeğimiz düdüklü tencerede daha kolay pişiyor.Diğer tencerelerde de pişer yalnız pişmesi biraz zaman alır.
-Düdüklü tencerenin tabağına kuşbaşı etler,üstüne yemeklik doğradığımız kuru soğan onun üstüne akşamdan ıslattığımız nohutları, üstüne de küp küp doğradığımız kabağı, biber ile domatesi doğrayıp ekliyoruz.
-Sıvı yağını malzemelerin üstünden ekliyoruz.
-Bir kase suda salçayı ezip yemeğimize ekliyoruz.Tuzunu da attıktan sonra üzerini 2 parmak geçene kadar su ekleyip ocağa alıyoruz.
Düdüklü tencere kaynamaya başlayınca ağzını kapatıp 30 dakika pişiriyoruz.Yemeğimiz piştikten sonra içine ezilmiş sarımsağı,sumak ekşiyi ekleyip iki taşım kaynatıyoruz.Üstüne nane ekleyip servis yapıyoruz.Ekşi tuzu sizin damak tadınıza kalmış.
Afiyet olsun
4 Aralık 2012 Salı
BAL-KAYMAK-FISTIK
Muhteşem bir kahvaltılık arıyorsanız bu güzel lezzeti denemenizi tavsiye ederim.Pişman olmayacaksınız.Bu güzelliği tadan bir çok kişi" baklavadan daha nefis" diyorlar benden söylemesi. Yapılışı çok pratik ama bu lezzetlerin doğal ve katkısız olması taze olması şart.
Malzemeler:
-Bal,
-kaymak,
-çekilmiş fıstık,
-ekmek,
Yapılışı:
Güzel bir kahvaltıda sevdiklerinizle kahvaltı yapmaktan hoş ne olabilir ki?İşte sevdiklerimizle yapacağımız kahvaltılara değişik bir alternatif.Yapacağız şey çok pratik ekmeğimize kaymak ,üzerine bal sürüp onun üzerine de çekilmiş fıstık ekliyoruz ve afiyetle yiyoruz:)Sonrada bu lezzeti iyi ki keşfetmişim diyorsunuz.
Afiyet şifa olsun efendim.
2 Aralık 2012 Pazar
PIRASA ÇORBASI
Kışın gelmesiyle çorbalar mutfaklara
renk veriyor. Çorbanın ter türlüsünü severim,değişik çorba tariflerini denemeyi
ve tatmayı gayret ederim.Bu Türk mutfağındaki kadar çorba çeşidi başka bir mutfakta
yok bizler bu konuda çok şanslıyız.Gelelim bu günlerde çok sık yapıp zevkle
yediğimiz çorba tarifimize:
Malzemeler:(3-4
kişilik)
-2 sap pırasa,
-1 tane havuç,
-1 tane orta boy patates,
-1 küçük fincan mercimek,
-2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı,
-2 sap pırasa,
-1 tane havuç,
-1 tane orta boy patates,
-1 küçük fincan mercimek,
-2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı,
-kırmızı pul biber
-tuz,
-tuz,
-2-3 su bardağı su
Yapılışı:
Yapılışı:
-Yapılışı çok pratik bu çorba vitamin
deposu aynı zamanda. Önce malzemelerimizi yıkayıp yemeğe hazır hale
getiriyoruz.
-1 fincan mercimeği yıkayıp tencereye
alıyoruz üzerine 2 su bardağı sıcak su ve tuzunu ilave edip pişirmeye
alıyoruz.Mercimekler kaynamaya yakın üzerinde oluşan köpükleri kevgirle alıyoruz.Köpüklerini
aldıktan sonra,
-Pencereye rendelediğimiz havuç ve
patatesi,boyuna kesip ince ince doğradığımız pırasayı,zeytinyağı ve isteğe göre
pul biberini ilave edip pişirmeye devam ediyoruz.
-Sebzeler ve mercimek piştikten sonra
çorbamız hazır.15-20 dakikada yemeğimiz servise hazır hale geliyor.Suyu az
gelirse biraz daha sıcak su ekleyebilirsiniz.
Afiyet şifa olsun
29 Kasım 2012 Perşembe
TEB JR. ile çocuklarınızı para konusunda bilinçlendirin
TEB JR. ile çocuklarınızı para konusunda bilinçlendirin
İlkokula başlayan çocuğunuza ne
zaman cebine para verip okula yollayacaksınız? Ya da çocuğunuza ne zaman
düzenli olarak harçlık vermeyi düşünüyorsunuz? Yoksa verdiğiniz harçlıkları
daha ilk günlerden bitirip haftanın sonunun getirememe sorunu mu yaşıyorsunuz?
TEB’in okul çağındaki çocuklar
için geliştirmiş olduğu yeni uygulaması TEB Jr. ile çocuğunuza para
kazanma, para harcama ve para biriktirme konularında yardımcı olabilirsiniz.
TEB Jr.daki eğitici videolar ve oyunlar sayesinde çocuğunuz para konusunda
erken yaşta bilinçlenecek ve gelecekte daha doğru kararlar verebilecek. Aile
panelindeki harçlık ajandası sayesine çocuklar belirlemiş olduğunuz görevleri
tamamlayıp hedeflerine ulaşmak için harçlık kazanmaya çalışacaklar. Çocuklar bu
sayede eğlenerek para kazanmayı ve biriktirmeyi öğrenmiş olacaklar. Parayı tanı
bölümünde kameraya gösterdikleri para hakkında bilgi sahibi olurken, limonatacı
oyunu ile para kazanmaya çalışacaklar. Biriktir videosunu izleyerek nasıl para
biriktirebilecekleri hakkında bilgi sahibi olurken, bakkal amca oyunu ile de
marketlerdeki ürünlerin fiyatlarını öğrenecekler. Çocuklarınızı TEB Jr. ile
tanıştırın, onları bilinçlendirin.
26 Kasım 2012 Pazartesi
MUMBAR DOLMASI
Mumbar dolması sanırım yemeklerin en zoru ama sevenleri içinde vazgeçilmezidir.İnce ve kalın bağırsağın temizlenerek içinin harç ile doldurulması ile oluşur.Kalın bağırsak elle rahatlıkla doldurulur.Ama ince bağırsağı doldururken dolma oyacağını kullanmakta fayda var.Temizlemek çok önemli bizim buralarda temizlenmiş haliyle market ve kasaplarda satılır.Ne kadar temizlenirse temizlensin evde yinede işlemden geçirmekte fayda var.Mumbar doldurulup haşlandıktan sonra ister bu şekilde ister yağda kızartarak yenilir.Orası tamamen isteğe kalmış kızartılmış olanlar çıtır çıtır oluyor.
Malzemeler:(5-6
kişilik)
- 2 tane kuzunun mumbarı
-250 gr orta yağlı kuzu
kıyma,
- 2 su bardağı pirinç,
- 1 demet maydanoz,
-1 tane kuru soğan,
- 2-3 tane yeşil biber,
-1 yemek kaşığı biber
salçası,
-1 tatlı kaşığı
tuz,karabiber,pul biber
- pamuklu ip
-dolma oyacağı
Yapılışı:
1. Mumbarlar iyice temizlenir.
Bizim burada büyük marketlerde, kasaplarda, temizlenmiş işkembe ve mumbar
bulunur.Ama yinede evde iyice temizlemekte fayda var.
2. Mumbarlarıbir kabın içine alınıp üzerine bir çay
kaşığı karabiber,1 çay kaşığı tuz ve yarım limon dilimlenerek ovulur.Yarım saat
kadar bu şekilde bekletilip daha sonra bol su ile durulanır.
3. İç malzemeleri dolma içi gibi hazırlanır. Soğan,
Maydanoz ,yeşil biber ince ince kıyılır.Kıyma,yıkanmış pirinç, salça ve
baharatlar eklenerek karıştırılır.
4. Dolma oyacağının ucunu hafifçe mumbarın içine
yerleştirin. Dolma oyacağının dışta kalan kısmına bir miktar iç malzemeden
alın. Dolma oyacağını, mumbarın içine doğru itin. Sonra parmağınızla mumbarı iç
malzemeleriyle birlikte geri çekin. Bu işlemi mumbarın tamamını dolduruna kadar
devam ettirin.
5. Mumbarlar çok sıkı olmayacak şekilde
doldurulur.Uç kısımlarıiple bağlanır.Ve mumlarların üzerinden belli aralıklarla
iğne ile delinir.
6. İç kısmı fazla doldurmamak gerekiyor yoksa içi pişmez
veya patlar.
7. Mumbarlarıtencereyi ,pişirmeye almadan içine 2 -3 tane
kuru soğan,7-8 tane karabiber ekliyoruz ki kokusu bir nebzede olsa hafiflesin:)
pişerken çevreye ağır bir koku yayılıyor mümkünce balkonda pişirin derim.
8. Tenceremizin içine mumbarlarımızı alıyoruz, üzerini
geçecek kadar sıcak su ilave ediyoruz.Kaynamaya başlayınca ocağı kısıp ,kısık
ateşte pişiriyoruz.
9. Piştikten sonra bir kevgire alınır ve
suyu süzdürülür.İkram etmeden önce mumbarlarımız az biraz tereyağı ilave edip tavada
hafif kızartıyoruz..tabi burası isteğe kalmış.
10.Sıcak
sıcak servis yapıyoruz. Yerken ipini çekip yiyoruz .
Afiyet olsun.
25 Kasım 2012 Pazar
SP li Çocuklar için Hediye Etkinliğine Sizde Var mısınız?
"Aşağıdaki yazıyı bir blog dostunun sayfasında gördüm, hemen gerekli linke
tıkladım ve karşımda çıkan yazıyı etkilenerek okudum. Yazının tamamını
kopyalayıp, yapıştırdım. Çünkü yazının bir kelimesini bile aktarırken kaybetmek
istemedim.
"
diyordu sevgili Halenin Karesi bende aynısı yaptım.Blog sahibesi çok duyarlı bir bayan anlaşılan.Böyle duyarlı insanların hep varolması dileğiyle.
diyordu sevgili Halenin Karesi bende aynısı yaptım.Blog sahibesi çok duyarlı bir bayan anlaşılan.Böyle duyarlı insanların hep varolması dileğiyle.
Ama siz yine de Bulut Gölgesi Blogun da ki yazıyı
okuyun, özellikle de yorumlar kısmını..
http://bulutgolgesi.blogspot.com/2012/11/sp-li-cocuklarmz-icin-hediyeler.html
Her sene bu vakitler Lösev için örer, diker olmadı satın alır çocuklarımıza hediyeler hazırlardık ya.
Bu yıl adresimizde küçük bir değişiklik yapalım dedim.
Yine çocuklarımız için, yine hayatın farklı kulvarlarında yürümeye çalışan minik savaşçı yürekler için.
Serabral Palsi li çocuklar için.
SP, anlayacağımız hali ile Beyin Felci demek.
Doğum esnasında yada daha öncesinde oluşabiliyor. Yazık ki, ülkemizde her gün 15 Serebral Palsili bebek dünyaya geliyor.
Onların bir kısmı yürüyemiyor, bazıları konuşamıyor, göremiyor, duyamıyor. Bazıları bu yoksunlukların tümünü birden yaşıyor. Ama, hepsi sevgiyi hissediyor. Hem de derinine, hem de coşkuyla.
Onun için böyle güzel gülüyorlar, insanları kollarını kocaman açarak karşılıyorlar.
Onlar ki cennete gitmeden önce dünyaya bir uğrasın diye aramıza gönderilmişler sanki.
Elbette her yaratılanın bir sebebi hikmeti vardır. Onlar da, kavgalar, hırslar, çekişmeler içinde olanlara bir fırsat sunmak için geldiler belki bu dünyaya.
Şimdi, ben bu güzel derneğin de gönüllüsüyüm.
Onları sevmeye, ziyaret edip ellerini tutmaya gönüllüyüm.
Sizin de elinizin dokunduğu bir paketi onların kucağına bırakmaya, sevginizi mutlulukla taşımaya gönüllüyüm.
Çocuklarımız için yapabileceğiniz bir şey mutlaka vardır.
Bir düşünün, olmaz mı ?
20 Aralık 2012 tarihine kadar göndermek istediklerinizi bana ulaştırabilirsiniz.
Adresimi istediğinizde e-postanıza sevinçle yazarım.
Dernek binası SP li çocuklar için hayata geçirilmiş bir oyun parkının içinde küçücük, prefabrik bir yapı.
Sadece 3 çalışanı var ve tahmin edersiniz ki işleri başlarından aşkın.
Bu sebepten dolayı göndermek istediklerinizi bana yollarsanız, ben,Nazan ve Dilek onları tasnif edip, dernek yetkililerinin planladıkları bir toplantıda çocuklarımıza dağıtırız.
Elbette size yine fotoğraflarla şükranlarını sunarak.
Şimdiden binlerce teşekkürlerimizle.
Çocuk ve garson boy giysi, çamaşır, çorap, eşofman, pijama...gibi ihtiyaç malzemelerinden ayrıca, çocuklarımızı sevindirecek her şey makbulümüzdür.Özel eğitime uygun oyuncaklar, kırtasiye malzemeleri gibi.
Her sene bu vakitler Lösev için örer, diker olmadı satın alır çocuklarımıza hediyeler hazırlardık ya.
Bu yıl adresimizde küçük bir değişiklik yapalım dedim.
Yine çocuklarımız için, yine hayatın farklı kulvarlarında yürümeye çalışan minik savaşçı yürekler için.
Serabral Palsi li çocuklar için.
SP, anlayacağımız hali ile Beyin Felci demek.
Doğum esnasında yada daha öncesinde oluşabiliyor. Yazık ki, ülkemizde her gün 15 Serebral Palsili bebek dünyaya geliyor.
Onların bir kısmı yürüyemiyor, bazıları konuşamıyor, göremiyor, duyamıyor. Bazıları bu yoksunlukların tümünü birden yaşıyor. Ama, hepsi sevgiyi hissediyor. Hem de derinine, hem de coşkuyla.
Onun için böyle güzel gülüyorlar, insanları kollarını kocaman açarak karşılıyorlar.
Onlar ki cennete gitmeden önce dünyaya bir uğrasın diye aramıza gönderilmişler sanki.
Elbette her yaratılanın bir sebebi hikmeti vardır. Onlar da, kavgalar, hırslar, çekişmeler içinde olanlara bir fırsat sunmak için geldiler belki bu dünyaya.
Şimdi, ben bu güzel derneğin de gönüllüsüyüm.
Onları sevmeye, ziyaret edip ellerini tutmaya gönüllüyüm.
Sizin de elinizin dokunduğu bir paketi onların kucağına bırakmaya, sevginizi mutlulukla taşımaya gönüllüyüm.
Çocuklarımız için yapabileceğiniz bir şey mutlaka vardır.
Bir düşünün, olmaz mı ?
20 Aralık 2012 tarihine kadar göndermek istediklerinizi bana ulaştırabilirsiniz.
Adresimi istediğinizde e-postanıza sevinçle yazarım.
Dernek binası SP li çocuklar için hayata geçirilmiş bir oyun parkının içinde küçücük, prefabrik bir yapı.
Sadece 3 çalışanı var ve tahmin edersiniz ki işleri başlarından aşkın.
Bu sebepten dolayı göndermek istediklerinizi bana yollarsanız, ben,Nazan ve Dilek onları tasnif edip, dernek yetkililerinin planladıkları bir toplantıda çocuklarımıza dağıtırız.
Elbette size yine fotoğraflarla şükranlarını sunarak.
Şimdiden binlerce teşekkürlerimizle.
(
Bu etkinlik Serçev bülteninde yer alacak, bilgi ve görseller size bu yolla da
ulaşacaktır )
Çocuk ve garson boy giysi, çamaşır, çorap, eşofman, pijama...gibi ihtiyaç malzemelerinden ayrıca, çocuklarımızı sevindirecek her şey makbulümüzdür.Özel eğitime uygun oyuncaklar, kırtasiye malzemeleri gibi.
*****
-ALINTIDIR-
24 Kasım 2012 Cumartesi
MORİÇE ÇEKİLİŞİ
Normalde bloglar arasında yapılan çeklişlere pek katılmam ama içimden bir ses katıl dedi ve katıldım Bana bol şanslar:))
DEVAMI
Ben hediye almayıda hediye vermeyide çok severim.Hele süpriz yapma konusunda üstüme yoktur.İnsanları mutlu etmek benide çok mutlu ediyor.Süpriz yapmayı severim bana süpriz yapılmasınıza bayılırım.Ama sanırım süprizi sevmeyen yoktur.:)))
Bu arada bende 300. izleyicime ulaştığımda bir çekiliş düzenlemek istiyorum.
DEVAMI
Ben hediye almayıda hediye vermeyide çok severim.Hele süpriz yapma konusunda üstüme yoktur.İnsanları mutlu etmek benide çok mutlu ediyor.Süpriz yapmayı severim bana süpriz yapılmasınıza bayılırım.Ama sanırım süprizi sevmeyen yoktur.:)))
Bu arada bende 300. izleyicime ulaştığımda bir çekiliş düzenlemek istiyorum.
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Tüm meslekdaşlarımın öğretmenler gününü kutluyorum sevgilerimi yolluyorum.:)İyi ki varız iyi ki varsınız sevgili öğretmen arkadaşlarım Gelecek bizlerin ellerinde şekillenecek.Nice güzel nesiller yetiştirmek umuduyla:)
21 Kasım 2012 Çarşamba
LAHMACUN YAPIMI
Efendim lahmacun milletce sevdiğimiz bir yemektir.Hele güzel yapılırsa tadına doyum olmaz.Öyle sanıldığı kadar zor değildir.Yalnız biraz zaman alır uğraştırıcıdır.
Bazı arkadaşların lahmacun fırını imkanı yok ama onlarda kendilerine lahmacun yapma makinası almışlar ve lahmacunlarını evde kendileri yapıyor.Almanya da yaşayan arkadaşlardan dinlemiştim evde lahmacun makinesinede lahmacun yaptıklarını.
Biz bu konuda şanslıyız sanırım Evde iç malzemesini hazırlıyoruz mahalle fırında pişip ağzımıza düşüyor:))
Şimdi fırınlar lahmacunun hamurunu makinede açıyor ekmek kısmı incecik oluyor.Be fotoğraftaki lahmacunu annemlerin fırınında yapıldığı için ekmek kısmı biraz kalın çünkü amca lahmacunun hamuruna eliyle şekil vererek açmakta.Ekmek kısmı biraz kalın olsada lezzet aynı.
Malzemeler:(35-40 tane çıkıyor)
-1kg orta yağlı kıyma,
-1kg kuru soğan,
-yarım kg domates,
-4-5 tane yeşil biber,
-1 tane kırmızı etli biber,
-1 demet maydanoz,
-1 çay bardağı zeytinyağ,
-2 kaşık yoğurt,
-1 tatlı kaşığı tuz,
-1 tatlı kaşığı kırmızı yaprak biber,
-1 çay kaşığı karabiber,
-1 yamek kaşığı biber salçası( ben kullanmadım)
Yapılışı:
-Öncelikle maydanoz,biber,domates yıkanır doğranmaya hazır hale gelir,
-Sıra geldi soğanları soymaya.Soğan soyma işi biraz meşakatlidir.:)Soyduğumuz doğanları mutfak robotunda incecik kıyoruz ve bir süzeğe alıyoruz üzerinden su geçiriyoruz ki acısı ve kokusu gitsin diye.Sonra suyunu sıkarak lahmacun yapacağımız geniş bir tepsinin içine alıyoruz.
-Domateslerin suyunu sıkıp ince ince doğruyoruz.Biberleri ve maydanozu ince ince kıyıp tepsiye alıyoruz.
-Eti ,zeytinyağı,karabiberi,kırmızı biberi,salçasını,tuzunu ve 2 kaşık yoğurdu ilave edip lahmacunluk harçımızı elimizle karıştırıyoruz.İç harcımız fırına gitmeye hazır.
Afiyet olsun.
Notlar:
*Ben salça kullanmadım ama eşim lahmacunda salça sevmiyor diye ama kullanmanıız tavsiye ederim Lahmacuna renk ve tat veriyor.
*Eti orta yağlı alıp yaparken zeytinyağ eklemek bence daha sağlıklı.
*Yoğurdu neden eklediğimize gelince bu bir mutfak sırrı atalarımızdan bize etin lahmcunun içinde topak topak olmasını engelliyor.
*Efendim lahmacunu yaptınız fırından geldi sıcak sıcak tepsiyi acıp şöyle bir alt üst etmekte fayda var yoksa hamursu bir tat oluyor.Yapacağınız şey basit lahmacunları ikili ikili alıp gazete serdiğiniz bir tepsinin içine yayıp daha sonra soğumadan tepsisine tekrar toplayın.
Servis önerisi:
*Lahmacunun yanında içecek olarak.mutlaka ayran tercik edin
*Lahmacunu fırına gönderirken yanında yarım kgde patlıcan közletin.Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup lahmacunla servis edin.Lahmacunun içine pervazını, patlıcanını ekleyip dürüm yapıp yemenizi tavsiye ederim muhteşem bir lezzet oluyor.Efendim benden söylemesi.
Lahmacunun yanında pervaz olmazsa olmaz:
Pervaz yapımı
Malzemeler:
*2 tane kuru soğan,
*1 demet maydanoz,
*Sumak ekşi tozu, veya limon,
*tuz
Yapılışı:
Soğanları halka halka ,maydanozu ince ince doğrayıp ekşi tozunu,tuzunu ekleyip karıştırıyoruz.İkrama hazır.Ekşi tozunuz yoksa yerine limon sıkabilirsiniz.
Afiyet şifa olsun
Etiketler:
ET YEMEKLERİ,
FIRIN YEMEKLERİ,
YÖRESEL YEMEKLER
18 Kasım 2012 Pazar
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ ETKİNLİKLERİ
Öğretmenler günü kutlama programında görevlisiniz ve ne yapacağınızı düşünüyorsunuz.Şöyle güzel bir program olsun istiyorsunuz."Kimse bizi düşünmüyor madem biz kendi kendimizi düşünelim." diyorsanız çokta güzel düşünüyorsunuz derim.Son yıllarda öğretmenlik mesleğinin şerefi ayaklar altına alınmaya çalışılsa da biz kendi değerimizi biliyoruz.Mesleğimizin güzelliğinin ve öneminin farkındayız.Bir nesil yetiştirmek kolay değil üzerimizdeki vebal büyük bunun farkındayız.Kim ne derse desin biz öğrencilerimiz içim varız.Ve onlar içinde var olmaya devam edeceğiz.Mesleğimizi ayaklar altına almaya çalışanlara inat hakkıyla bu işi icra etmeye devam edeceğiz.Bizim için ne para ne pul hiç bir şeyin önemi yok,öğrencilerimize bir şeyler öğretmenin hazzı ve onların bir gülüşü dünyaya bedel:)
İşte bu özel günde nelere yapalıma gelince acizane fikirlerimiz sizlerle paylaşmak isterim.
Öğretmen günü ile ilgili öneriler:
1-Öğretmenlerden şiir okuma merakı olan arkadaşlara "Dünyanın Bütün Çiçekleri"adlı şiiri okumasını rica edebilirsiniz.Çok severim bu şiiri.
2-Okuldaki öğretmenlerden oluşan bir slayt gösterisi hazırlayabilirsiniz."Aysel Cihan Kahramanın Benim Adım öğretmen "şarkısı eşliğinde,
3-24 kasım bu sene hafta sonuna geliyor doğal olarak kutlama pazartesine kalacak.Pazartesi okulda öğretmen arkadaşların katılımı ile açık büfe bir kutlama yapılabilir.Eğer okul aile birliği mevcutsa bu işi onlar zevkle yapıyor ama değilse ;okuldaki öğretmen arkadaşlar birer çeşit bir şeyler yapabilirler.Maksat güzel ve özel bu güne bir hoşluk katmak.
4-Törende öğretmen konulu piyesler yada oratoryo öğrencilere yaptırılabilir.
ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM (oratoryo)
………….... Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben,şairimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
………..... Aşığımın sazında tel,
Öpülesi bir el olmak istiyorum.
KORO....BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM..
………….... Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben,şairimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
………..... Aşığımın sazında tel,
Öpülesi bir el olmak istiyorum.
KORO....BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM..
………... Ben
çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
…………... Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum.
KORO...BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM...
……….... Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
Şu
yetim çocuğa yanan bir ocak.
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
…………... Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum.
KORO...BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM...
……….... Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
………….. Çorak topraklara yağan yağmur,
Azgın sulara bende,
Mehmet’imin elinde çağlar açan kılıç,
Doktorumun elinde derman saçan neşter.
……….... Ben ana
……….... Ben baba
Ben Fatih
Ben Mimar Sinan olmak istiyorum.
KORO... BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM.
……………... Vatan evladına Türklüğü öğretmek için
İstiklal Marşı’nı gururla söyletmek için,
Milletimi”muassır medeniyet seviyesine” yükseltmek için.
………...... Ben zehirli mantarların,ayrık otlarının boy attığı
Verimsiz bir toprak değil.....
…………..... Ben,kırlarında elvan elvan çiçeklerin açtığı
Pınarından susayanın içtiği
Çiftçisinin başak başak kardeşliği biçtiği
Bir vatan olmak istiyorum
KORO....BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM...
………... Ben ,Hakk’a yönelen alınlarda nur
Vatan topraklarını çevreleyen sur
Mehmetçiğin göğsünde iman
Gençliğimin damarında asil kan.
Ben zulme eğilmeyen baş
Ben Türklük için ağlayan gözlerde yaş.
………….....Barışta güvercin,savaşta kartal olmak istiyorum.
KORO...BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM...
………….... Ben öğretmen olmasam diyorum..
O zaman kim öğretir güzel Türkçemi
Henüz anne diyen dillere
Kim öğretir insanlığı,duyguyu genç nesillere
Kim öğretir büyüğünü saymayı
Küçüğünü şefkat ile sevmeyi
KORO... VATAN İÇİN ,MİLLET İÇİN GÖZ KIRPMADAN ÖLMEYİ
…………....Ben öğretmen olmalıyım diyorum
KORO.....ÇÜNKÜ VATANIMI SEVERİM
BİLİRİM VATAN İÇİN ÖLMESİNİ
ALNIMDA ŞEREF TACIDIR
TARİHİM,CUMHURİYETİM,TÜRKLÜĞÜM....
…...... Sen öğretmen olmalısın kardeşim..
……………... Sen namussun,vicdansın,adaletsin..
Sen müspet ilimsin kardeşim
Sen irfansın,inançsın geleceğimi aydınlatan...
KORO......SEN BURAM BURAM TÜTEN VATAN SEVGİSİ
SEN BURCU BURCU KOKAN TÜRKLÜK DUYGUSUSUN
SEN ÖĞRETMEN OLMALISIN KARDEŞİM
SEN ÖĞRETMEN OLMALISIN
5-Öğretmenler günü ile ilgili şarkılar koro tarafından seslendirilir.
Öğretmen MarşıAlnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yer yüzünde yoktur, olmaz Türk'e denk;
Korku bilmez soyumuz.
Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.
Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.
Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.
İsmail Hikmet ERTAYLAN
ÖĞRETMENİM CANIM BENİM
Öğretmenim canım benim canım benim
Seni ben pek çok pek çok severim
Sen bir ana sen bir baba
Her şey oldun artık bana
Okut öğret ve nihayet
Yurda yararlı insan et
SEN VARSIN ÖĞRETMENİM
Aşımda ekmeğimde
İşimde
Ülkenin her yerinde
Sen varsın hep öğretmenim
Pırıl pırıl bir kalp desem
Sevgi hüner sanat desem
Can desem canım desem
Sen varsın hep öğretmenim
Köyümde kentlerimde
Yurdumun her yerinde
Dağlarda esen yelde
Sen varsın hep öğretmenim
6-Öğretmenler günü ile ilgili şiirler olabilir.Sizden bir ricam töreni şiirlerle doldurmayın sıkıcı olup kimse tarafından dinlenmemektedir.
Atatürk ve Öğretmenim
Sevgili öğretmenim
Heyecanla beklerdik seni her sabah
"GÜNAYDIN" derdin, seslerin en güzeliyle,
"BUGÜNKÜ KONUMUZ" diye, başlardın söze
Kara tahta Önünde akbilgilerle
Çırpınırdın, bir şeyler öğretmek için bize.
"BAYRAK" derdin öğretmenim
Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi
"ATATÜRK" deyince coşardın sen
Yatağına sığmayan IRMAK gibi.
"ATATÜRK" deyince öğretmenim
Nefes almaz seni dinlerdik
Anlatırdın hayatını devrimlerini
Cepheden-cepheye koşardın sen
Daha bir büyürdün gözümüzde
Sanki ATATÜRK'Ü yaşardın sen.
Ellerinden öperim öğretmenim.
En güzel duygularla en güzel bilgilerle
Yetiştirdin bizi
Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK
Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim
ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim
ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz
MEŞ'ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz...
Özkan GÖNLÜM
SEVGİLİ ÖĞRETMENİMSevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.
Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.
Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.
Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne – baba gibisin,
Bizi, bağrına hep basarsın.
Fethi BOLAYIR
Mehmet'in Şiiri
Sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için,
her sabah karşıladım;
bir gülücük görmek için, selam durdum en önde;
bir günaydın bekledim:
Okan'a gülümsedin; sanki beni görmedin...
Seni sevdim öğretmenim yine de seni sevdim,
bisikletim olsaydı inan sana verirdim...
Sabah kırağıda geldim,
buzda karda hep geldim;
çok üşüdüm öğretmenim üşümüşsün demedin...
Didem hastalanmış Didem dedin Şebnem dedin,
Züleyhayı Tolga'yı her fırsatta seversin...
Hasta oldum bilerek,
bunu hiç fark etmedin...
Sevgini kazanmayı bir tek ben beceremedim...
Kapılarda bekledim, tahtayı hep ben sildim;
bazen ayağa kalktım, kimi zaman eğildim,
gözümden yaş aktı bazen,
kendi kendime sildim,
sana yakın olmayı birtek ben beceremedim...
Yedi binlere kadar yazın dedin,
parmaklarım tutuldu yazmaktan vazgeçmedim...
Defterine baktın Aytuğ ile Figen'in,
dokuz yaprak doldurdum ödevimi görmedin...
Şiir verdin Nalan'a, Zühal'in resmini övdün,
Süreyya'ya güven verdin, beni hiç mi sevmedin?
Gücensem de öğretmenim,hiç kızmadım,
renk vermedim:
Arka sıradaki Mehmet; seni seven Mehmet'in...
Saim Metin
YORUM SENİN
ÖĞRETMENİM
Ben , bir gülüm,sen bahçıvan
Çok açarsam eser senin ,
Mis kokarsam hüner senin,
Ama birde soluversem
Günah senin,günah senin öğretmenim
Ben tohumum ,çiftçi sensin
Çok sularsan ürün senin
Bol olursam verim senin
Ama birde çürütürsen,
Hata senin ,hata senin öğretmenim.
Ben elmasım ,sanat sensin
Pırlantaysam emek senin,
Parlıyorsam ışık senin,
Ama birde parçalarsan,
Kırık senin,kırık senin öğretmenim.
Ben boş defter ,kalem sensin,
Doğru yazsan yarın senin
Güzel yazsan ikbal senin
Ama birde karalarsan
Vicdan senin,vicdan senin öğretmenim.
Ben öğrenci sen öğretmen ,
Başarırsam hüner senin
Kazanırsam zafer senin
Ama bir de kaybedersem
Yok başka diyecek sözüm
Yorum senin yorum senin öğretmenim...
7-Bu önerimde okul idarecilerine öğretmen arkadaşlarınıza törende bir gül hiçte fena olmaz dimi?
8-Öğretmenler günü ile ilgili özlü sözler.Özellikle küçük sınıflara verilebilir.
***Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır. (Atatürk)
*** Öğretmenler!
Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. (Atatürk
Ben , bir gülüm,sen bahçıvan
Çok açarsam eser senin ,
Mis kokarsam hüner senin,
Ama birde soluversem
Günah senin,günah senin öğretmenim
Ben tohumum ,çiftçi sensin
Çok sularsan ürün senin
Bol olursam verim senin
Ama birde çürütürsen,
Hata senin ,hata senin öğretmenim.
Ben elmasım ,sanat sensin
Pırlantaysam emek senin,
Parlıyorsam ışık senin,
Ama birde parçalarsan,
Kırık senin,kırık senin öğretmenim.
Ben boş defter ,kalem sensin,
Doğru yazsan yarın senin
Güzel yazsan ikbal senin
Ama birde karalarsan
Vicdan senin,vicdan senin öğretmenim.
Ben öğrenci sen öğretmen ,
Başarırsam hüner senin
Kazanırsam zafer senin
Ama bir de kaybedersem
Yok başka diyecek sözüm
Yorum senin yorum senin öğretmenim...
7-Bu önerimde okul idarecilerine öğretmen arkadaşlarınıza törende bir gül hiçte fena olmaz dimi?
8-Öğretmenler günü ile ilgili özlü sözler.Özellikle küçük sınıflara verilebilir.
***Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır. (Atatürk)
*** Bana bir harf
öğretenin kırk yıl kölesi olurum. (Hz.
Ali)
*** Yeryüzünde öğretmenlikten
daha şerefli bir meslek tanımıyorum. (Diyojen)
*** Öğretmen bir
kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir. (Atatürk)
*** Öğretmenlik
mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir.
(H.V. Dyke)
(H.V. Dyke)
9-Okulda öğretmenler konulu resim yarışması yaptırabilirsiniz.Tören günü yapılan çalışmalardan dereceye girenlere ödül verilip sergilenebilir.
10-Okulda öğrenciler arası şiir yarışması yapılıp dereceye girenlerin şiirleri törende okutulabilir.
11-Okulda öğrenciler arasında öğretmen konulu kompozisyon çalışması yaptırılabilir ve törende dereceye giren öğrenciye kompozisyonu okutturulabilir.
12-Öğretmenler günü ile ilgili boyamalar,
13- Okulca canlı müzik tarzında bir eğlence veya yemek planlanabilir .Ve daha neler neler:)benden bu kadar umarım sizlere bir ışık olabilmiştir.
16 Kasım 2012 Cuma
YUMURTALI EBEGÜMECİ
Malzemeler:
-2 demet ebegümeci 300gr kadar,
-2 yumurta,
-2 yemek kaşığı zeytin yağı,
-1 orta boy kuru soğan,
-yarım yemek kaşığı biber salçası,
-tuz
Yapılışı:
-Ebegümeçlerini yıkayıp saplarıyla birlikte doğruyoruz..Sap kısımlarını daha ince ince doğrayıp yaprak kısımlarını iri doğruyoruz. Ve bir tencereye alıp kısık ateşte kendi suyunu salmasını bekliyoruz.
-Kendi suyunda biraz pişirdikten sonra zeytinyağını ilave edip birazda yağda pişiriyoruz.
- İnce ince kıydığımız soğanları da ekleyip kavuruyoruz.Ebegümeci ve soğanlar piştikten sonra salçasını ilave edip karıştırıyoruz.
-Az biraz tuz ilave edip çırptığımız yumurtaları ebegümecinin üstüne döküp tavamızın kapağını kapatıyoruz.Piştikten sonra servis edip afiyetle yiyoruz.
Tadı biraz buruk gibi ama yedikçe alışıyorsunuz.Lezzeti ve şifası her şeye değer.
Afiyet olsun.
Ebegümecinin Faydaları :
*Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser.
*Mide ve bağırsakların muntazam çalışmasını sağlar.
*Kabızlığı giderir.
*Mide bulantısı ve kusmaları önler.
*Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir.
*Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.
*Nezle, bronşit, nefes darlığı tedavisinde kullanılır.
*Lapası çıbanların olgunlaşmasını sağlar.
*Burun kanamasını durdurur.
*Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
*Mide ağrısını keser.
*Burun tıkanıklığını giderir.
UYARI: Hamile kalmak isteyenler yada hamile olanlar kesinlikle ebegümeci yememelidir.
Alıntıdır İbrahim Saraç'tan
Etiketler:
KAHVALTILIKLAR,
SEBZE YEMEKLERİ,
YÖRESEL YEMEKLER
15 Kasım 2012 Perşembe
DİL ZEKASI iletişim sihirbazlığı
Bu kitabı bir arkadaşımda görmüştüm ve kitap beni o kadar içine aldı ki hemen kırtasiyeden aldım ve okumaya başladım.Aslında bu tarz kitapları sıkıcı bulurum kitap öyle akıcı bir dille yazılmış ki hiç sıkılmıyorsunuz hatta kitabı okurken güldüğüm, eğlendiğim çok oldu.:)Kişisel gelişim adına okunası bir kitap.İletişim sihirbazı olmaya hazır mısınız?Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Kitap, kuru ve klasik bir anlatımın dışına çıkıyor. Önce, dille ilgili genel bilgiler vererek başlıyor yazar. Sonra Dil Zekânızı geliştirmek için kullanabileceğiniz teknikler, akademik bir çalışmanın ötesine geçiyor ve herkesin anlayabileceği bir kolaylıkla sunuluyor okuyucuya.
Eserin formatı daha ilk başta gönlümüzü fethediyor. Eser işimizi o kadar kolaylaştırıyor ki. Her bölüm için Anahtar sözcüklerle okuyacağımız bölümde nelere dikkat edeceğimizi fark ediyoruz. İpucu bölümü ile o bölümle ilgili pratik yaklaşımlarla donanıyoruz. Her bölümde o konuyla ilgili bir resim, bir söz, bir öykü, bir anekdot, özel olarak hazırlanmış tablolar anlatılan teknikleri desteklerken; esere canlı, hoş, tatlı bir okuma havası katıyor. Teknik bir eser olmasına rağmen çok akıcı; yorulmuyor, sıkılmıyorsunuz. Hatta eğleniyorsunuz. Kendinize sorular soruyor, uygulamalar yapıyorsunuz. En sonunda da size özel hazırlanmış [LQ] Dil Zekâsı Kartlarıyla iletişim becerilerinizi oyun oynayarak geliştiriyorsunuz.
Anlayabildiğimiz ve anlatabildiğimiz bir dünya kurmak dileğiyle. "Dilin gücünün farkında olmadan yaşayanların ülkesindeyiz."
TÜRK Dil Kurumu BaşkanıProf. Dr. Şükrü Haluk AKALIN "Küreselleşmede en büyük güç, kültür ve dildir."
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri (Eski Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı)Prof. Dr. Mustafa İSEN "Dilin gelişmesinden sadece TDK değil, herkes sorumludur."
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu BaşkanıProf. Dr. Sadık TURAL "[LQ] Dil Zekâsı ile anlayamamanın ve anlatamamanın kaderiniz olmadığını fark edecek; bir iletişim sihirbazı olacaksınız."
14 Kasım 2012 Çarşamba
21.Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri
Ülkemizde yaratıcı dramanın başlangıcında ve gelişiminde çok büyük etkisi olan, liderlerimizin ve drama dostlarının buluştuğu, alanımıza dair nitelikli tartışmaların yapılarak tazelendiğimiz uluslararası seminerlerimizin 21.'sini Şanlıurfa'da gerçekleştiriliyor..
"Ritüel" temasında yapacağımız seminerde birbirinden öğretici atölyeler, panel ve konferans yer alacak.
Tarihi dokusu ve kültürü ile oldukça zengin bir kent olan Şanlıurfa'da çemberde el ele olmak bizleri de zenginleştirecektir.
2007 yılına kadar Ankara'da, 2007 yılından sonra Hatay, Adana, Antalya, Eskişehir, İstanbul ve Kocaeli'de buluştuğumuz seminerler, aynı zamanda Çağdaş Drama Derneği ailesinin büyümesi, kültürünün aktarılması gibi bir amaç da taşımaktadır.
Şanlıurfa 'da birlikte olmak, kocaman bir çemberde dramayı paylaşmak dileğiyle...
Bugün başlayacak olan seminerde olmayı çok isterdim ama imkanlar el vermedi.22.Seminerde buluşmak umuduyla.Sevgili drama dostlarına bol eğlenceli güzel bir seminer diliyorum.Şanlıurfa'mın tadını çıkarın bol bol benim yerimede.Bende bıdığım büyüsünde aranızdayım.:)))
12 Kasım 2012 Pazartesi
MUHTEŞEM YOĞUN KAKAOLU ISLAK KEK
Bu tarifi Acemi aşcı adlı bir blog arkadaşımda gördüm yıllar önce denemek bugüne kısmetmiş.Ama denediğime yaptığıma memnun kaldığım en güzel keklerden diyebilirim.Ben ıslak keki çok severim ama içime sine bir ıslak kek bu tarif oldu. Ayrıca sos falan olmaması bana ilginç geldi .Ama iyiki denemişim diyorum.Denemek isteyenlerden tek ricam öneriler kısmını dikkate almaları:))
Malzemeler:
1.grup
-yarım su bardağı hindistan cevizi,
- 1 paket karbonat,
-2 bardak un,
-1,5 bardak toz şeker,
-bir tutam tuz,
2.grup
-yarım bardak zeytinyağı,
-1 bardak su,
-50 gramlık dark kakaonun yarısı,
-1 paket vanilya,
3.grup
-yarım bardak süt,
-2 yumurta
Yapılışı:
- 1. gruptaki kuru malzemeleri karıştırın.
- 2. grup malzemeleri küçük bir tencerede ısıtarak karıştırın ama kaynatmayın.
- 3. grup malzemeleri cam bir kasede köpük olana kadar çırpın 1 dakika kadar
- Kuru karışıma önce ikinci grup malzemeleri, ardından 3. grup malzemeleri ekleyin, mikserle 2 dakika çırpın.
- Yağladığımız orta boy borcama dökerek 175 C önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişirin.
- Kürdan testiyle fırından çıkartıp soğutun.
- Afiyet olsun
- Bu kekimizin lezzetine lezzet katmak için bir gece önceden yapıp bir gece bekletmek çok iyi oluyor..
- Kakao seçiminde Dr Oetker Gourmet kakaoyu öneririm.
- Kekimiz piştikten sonra hemen fırından çıkartıp üzerini kapatıyoruz.Ve dinlenmeye alıyoruz.
- Nemini artırmak isterseniz kek ılıkken üzerine biraz su püskürtüp kek kabımıza tekrar alıyor ve dinlenmeye bırakıyoruz.
10 Kasım 2012 Cumartesi
SEVGİYLE SAYGIYLA ANIYORUZ.
Böyle büyük komutanlar , liderler yüzyılda bir gelir.Sen Türk milletinin başına gelmiş en iyi şeysin.Yaptığın hizmetler asla unutulamaz.Sen unutulmayacak kadar büyük bir yer ettin kabimize Ruhun Şad olsun ulu önder Atatürk
8 Kasım 2012 Perşembe
PEYNİRLİ KAPALI PİDE
Pide sevenler bu tarifte size gelsin işte yapımı çok kolay bir peynirli pide yanında mis gibi birde ev yapımı şerbet yada çay oh oh daha ne olsun Tabiki afiyet olsun.
Malzemeler:(35-40 tane pide)
-Yarım kg köy peyniri,
- Yarım kase lor peyniri,
-2 tane kuru soğan,
-1 çay bardağı sıvı yağ,
-1 çay kaşığı karabiber
-1 yumurta
- 1demet maydanoz
Yapılışı:
-Soğan rendelenir ve sıvı yağda kavrulur.Bir köşede soğumaya bırakılır.
- Bir kabın içerisine köy peyniri (kaşarda olabilir)rendelenir.Lor peyniri,kavurduğumuz soğan ,karabiber doğradığımız maydanoz ve yumurta da eklenerek karıştırılır.
-İç malzemeler hazır doğru mahalle fırınına gönderilir.Üzeri kapalı pide yapmaları söylenir.
-Pidelere fırından gelince havalanması için bir tepsiye yayılır.üzerleri tereyağı ile yağlanarak tekrar toparlanır ve afiyetle yenir.
Not:
1- Peynir tuzlu ise akşamdan suya ıslanıp tuzu alınır.
2-Köy peyniri ile yaptığınız börek ve pidelere biraz lor yada çökelek eklerseniz daha yumuşak olduğunu göreceksiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)