18 Mart 2009 Çarşamba

18 MART ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ


Çanakkale destanı destanlar içinde ayrı bir destandır.

Çanakkale'yi her insanın gezip görüp ,orda ne canlar şehit olmuş ne kanlar akmış bilmesi lazım.Ben gezerken tüylerim diken diken oldu ,şehitlikler ayrı bir hüzün veriyor insana .Şehit olanlara bakıyor insan 13-14 yaşlarında çocuk daha.Vatanlarına canlarını seve seve feda etmişler.

İşte vatanı için can vermiş bu neferleri anıyoruz saygıyla.Vatan size minnettar rahat uyuyunuz.
Çanakkalede can veren kınalı Hasan'ın hikayesini sizler paylaşmak istiyorum.(Bu gerçek hikayeyi yarın okuldaki anma töreninde öğrencilerim canlandıracaklar.)

KINALI HASAN
Çanakkale savaşları sırasında cepheye devamlı gencecik, pırıl pırıl insanlar yağmıştır. Bu gencecik çocuklar savaşa gitmeden evvel kısa bir eğitimden geçer sonra cepheye giderlerdi. Yeni erleri denetleyen komutan Sırrı Bey genç er Hasan'ın saçındaki kınayı görüp ona seslenir:
Adın ne senin evlâdım?" der.
Çocuk
"Hasan" diye cevap verir.
"Nerelisin?" der.
Hasan,
"Tokat, Zile'denim." diye cevaplar
."Peki evlâdım bu kafanın hâli ne?" diye sorar.
Hasan:
Komutanım, buraya geleceğim vakit anam yaktı bu kınayı. Ben de niye diye sormadım.
Sırrı Bey:-Öyleyse bir mektup yaz da sor bakalım, biz de öğrenmiş olalım.
Hasan:
-Ben yazı yazmasını bilmem ki komutanım.
Sırrı Bey:-Öyleyse sen söyle bölük yazıcısı yazsın köyüne, bakalım ne cevap gelecek?
Hasan:
-Baş üstüne komutanım
Hasan söyler katip yazar ve mektup köye ulaşır.Mektubu alan Hasan ‘ın annesi köyün katibine mektubu okutur.
Sevgili anne, babacığım; ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim. Beni merak etmeyin." diye başlar
Anacığım, kumandanım saçımdaki kınayı sordu, ben bilemedim.
Kınanın bir mânâsı varsa bildir de kumandanıma söyleyeyim
Hürmetle ellerinizden öperin oğlun Hasan”

Anasının cevabı çok duygusaldır
Anne:
“Yavrum, Hasanım, Kınalı Kuzum,Mektubun geldi, sanki dünyalar benim oldu. Köy katibi okudu, ben ağladım.
Kumandanın saçındaki kınayı sormuş. Oğlum aslanım sen bu yaşa gelene kadar bu vatanın ekmeğini yedin suyunu içtin artık bu vatana borcunu ödeme vaktin geldi. Sen babanın, benim, kardeşlerinin bu vatana bir kurbanısın. Oğlum söyle kumandanına bizim buralarda
üç şeye kına yakarlar :1 - Gelinlik kıza; gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye.2 - Kurbanlık koça; Allah'a kurban olsun diye.3 - Askere giden yiğitlerimize; vatana kurban olsun diye...
Bende seni evlatlarımın arasından vatana kurban adadım onun için saçını kınaladım.
Gözlerinden öper, selâm ederim. Allah'a emanet olun
."
Ne yazık ki kınalı Hasan mektubu kumandanına okuyamadan girdiği çatışmada yaralanmış ve kurtulamamıştır.
Katip Hasan’ın mektubunu komutana verir.Komutan mektubu okur ve:
Komutan:
Bilmeliydim, bilmeliydim. Kurbanların kınalı olması gerektiğini …...

(alıntıdır.)

5 yorum:

  1. Okurken tüylerim diken diken oldu.
    Şehitlerimiz nur içinde yatsın.
    Paylaşımın için çok teşekkürler.
    Yüreğine sağlık.
    Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Turgut Özakman ´ın güzel bir sözü var der ki ´´Çanakkale Savaşları
    Kurtuluş Savaşımızın önsözüdür´´
    paylaşımın için teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  3. gözlerim doldu kınalı hasanın hikayesine . Nur içinde yatsın şehitlerimiz

    YanıtlayınSil
  4. CANIM O GÜNLERİ UNUTMAMALI VE UNUTTURMAMALIYIZ.ONLAR SAYESİNDE BURADAYIZ.MEKANLARI CENNET OLSUN...

    YanıtlayınSil
  5. okumuştum bunu şu çılgın türkler deydi sanırım güzel bir hikaye

    YanıtlayınSil

ÇOK TEŞEKKÜRLER ,

ZİYERETİNİZ VE YORUMLARINIZ BANA İLHAM VERİYOR.:)))