29 Haziran 2012 Cuma

FOTOĞRAFLI ÇÖKELEK YAPIMI- EKŞİMİK



Hem doğal hemde lezzetli işte ev yapımı çökelek .İnsan evde yaptığı yiyeceklerin tadını başka yerde bulamıyor.Ev yapımı lezzetlar bir başkadır.Bende bu konuda çok dikkat eden biri olarak çökeleğimi evde yapmaya çalışırım.Çökelek yapmak çok zevklidir kolaydır aynı zamanda.
Evde fazladan sütünüz yada yoğurdunuz mu var?Tamam çökelek yapmak için bir amacınız oldu.
Malzemeler:
-3-4 kg yoğurt,
-1,5 litre su
-tuz,
-bez torba
Yapılışı:
-Yoğurdumuzu geniş derin bir tencereye alıyoruz.
-Su ve tuz ilave edip karıştırıyoruz ,ocağa alıyoruz.
-Kaynamaya başladığında resim-1 deki gibi köpük köpük olmalı biraz bekliyoruz.O kabarcıklar delinmeye başlıyor işte o zaman üzerine elimizle 1 çay bardağı kadar soğuk su serpiyoruz ve ocaktan alıyoruz.
-Çökeleğimiz tencerenin tabanına çöküyor.Resim -2 de olduğu gibi soğuyana kadar bekletiyoruz.
-Sonra çökeleğimizi bez bir torbaya koyup süzmesiniz suyunu bırakmasını bekliyoruz. Suyunu iyice süzmesi için üzerine bir ağırlık koyup pres yapmasını sağlıyoruz. Böylelikle suyu iyice süzülecek çökeleğimiz çamur gibi olmayacak tane tane olacaktır. 
-Ben üzerine bir tencere koydum tencerenin içinede su bıraktım ki ağırlık yapsın diye.
-Suyunu süzdükten sonra bez torbanın ağzını açıp çökeleğimizi bir kaba alıyoruz ve böreklerimizde kahvaltılarımızda afiyetle tüketiyoruz.

26 Haziran 2012 Salı

RESİMLİ GÜL BÖREĞİ YAPIMI

Bu böreği çok sık yaparım ama hiç bir zaman bütün aşamalarını çekmek kısmet olmamıştır. Fırsat bulmuşken çekip yayımlamak sizlerle paylaşmak istedim.Aynı böreği kıymalı ,ıspanaklı,patateslide deneyebilirsiniz. Gerçekten güzel neticeler elde ediyorsunuz.
Malzemeler :
-5 adet yufka
İç harcı:
-yarım kğ köy peyniri ile lor peyniri karışımı
-1demet maydanoz,
Sıvı karışım:
-1 su bardağı yoğurt
-yarım paket eritilmiş margarin veya tereyağı(sıvı yağda olabilir)
-2 adet yumurta (birinin sarısı üzeri için)
-susam
-çörek otu
Yapılışı
-Yufka dörde bölünür.
- Yoğurt, yağ ve yumurta çırpılır.
-Dörde bölünen üçgen şeklini alan yufkalara yoğurt ,yağ yumurtadan oluşan karışım sürülür..
-Üçgen şeklindeki yufkanın geniş kısmına peynirli iç yayılır
.-Rulo şeklinde sarıp gül şekli verilir.
-Geniş bir kabın içine soğuk su alınır ve börekler suda biraz bekletilir. Bir tepsinin içine kağıt havlu serilip börekler sudan çıkartılır ,kağıt havlu serili tepsinin üzerine bırakılarak suyunu çekmesi sağlanır.Bu şekilde böreklerimiz kabarık kabarık oluyor. İstenilirse suya batırmadan da direk tepsiye dizilir.
-Yağlanmış tepsiye dizilir.
-Üzerine yumurta sarısı sürülür çörek otu ve susam serpilir
-180 derecelik fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.

24 Haziran 2012 Pazar

KAYISI REÇELİ

Aman Allahım bloglara birşeyler olmuş.Hangisini tıklasan "arayın lezzet kapınıza gelsin" diye dayatmaca bir reklamla karşılaşıyorsunuz.Üstelik videoyu izlemek için playe basmanıza gerek yok siz arkadaşların bloguna girin yeter. Lönk diye ses açılıyor ,üstelik sessiz olmanız gereken bir ortamdaysanız bu ses sizi bayağı bir irkiyor.Tamam reklam eğlenceli ama böyle zoraki reklam izletmek pekde hoş olmamış Lütfen sizi ziyaret edenleri düşünün biraz.
Yaz geldi bir sessizlik kapladı her tarafı.Okulların kapanmasından mı yoksa insanların yaz diyince tatil moduna girdiklerinden midir nedir? bir sessizlik kapladı yer yeri.Bazen insan bir sürü kalabalık içerisinde yalnızdır ya.Çok neşelidir ama bu neşesinin içinde aslında büyük bir yalnızlık yatar işte.Şimdi nereden çıktı bu yalnızlık teması?Ben aslında kızım uyuyorken bir post yayınlayıp çıkacaktım. Ama neler yazıyorum.Acele etmeliyim.
Bu güzel reçel tarifini kaç  gündür yazmak istiyordum ama bir türlü fırsat olmadı.Annemin tarifleri benim vazgeçilmezim. Her şeyin en güzeli yapan bir insanın kızı olmak zor. Hep onunla kıyaslanırsınız. Onun gibi marifetli olmak zor tabi. İşte bu güzel reçel annemin tariflerinde biri. Lezzeti çok güzel görüntü enfes ne diyeyim denemekte fayda var.
Malzemeler:
  • 1kg kayısı,
  • 1 kg şeker,
  • 1 su bardağı su
  • yarım limon suyu,
Yapılışı:
  • Kayısıları yıkayıp ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarıyoruz.
  • Çekirdeklerini atmıyoruz,kırıp bademlerini  reçelimize  ekleyeceğiz. Ufak bir tencerede su kaynatıp 10 dakika kadar çıkan bademleri kaynatıyoruz. Soğuk suya alıp kabuklarını soyuyoruz.Reçelimiz pişmeye yakın bu bademleri içine ekleyeceğiz.
  • Geniş bir tencereye 1 kat kayısı, 1 kat toz şeker şeklinde tüm malzeme bitene kadar dolduruyoruz
  • Ve bir gece bekletiyoruz.Sabahleyin suyunu salan kayısılara 1 su bardağı suyunu da ekleyip ocağa alıyoruz.Kısık ateşte 30-40 dakika kadar pişiriyoruz. 
  •  Pişirme sırasında üzerinde oluşan köpükleri tahta bir kaşıkla alıyoruz.
  • Ocaktan indirmeye yakın limon suyunu ve bademlerini ekliyoruz.Bir iki taşım kaynatıp ocaktan alıyoruz.
  • Kıvamını alması için ocakta çok kaynatmak yerine güneşe koyarsak kayısılar ezilmez tane tane olur. 
  • Reçelimizin kıvamını tutup tutmadığını kontrol etmek için porselen bir tabağa bir damla reçelin suyundan damlatırız tabağı hafifçe eğdiğinizde reçel su gibi akmıyorsa kıvama gelmiştir.
  • Reçelimizi temiz bir kavanoza koyup ,serin rutubetsiz yerde muhafaza ediyoruz.

20 Haziran 2012 Çarşamba

EBEGÖMECİ KAVURMASI

Rahmetli anneannem ot yemeklerini çok yapardı. Bilmediği ot çeşidi yok gibiydi.Bizim köyün ebesiydi. Otlardan karışımlar yapar hangi ot ne işe yarar herkes ona sorardı. Bizde yaz tatillerinde soluğu anneannemin yanında alırdık. Ben onunla dolaşırdım .Onun sayesinde bir çok otu ve şifasını öğrenmiş oldum. Şimdi diyorum ki keşke yaşasaydı da bende onun gibi bir değerin bilgi birikimlerini kaydetseydim.Hatırladıklarımı not ediyorum.Ne yapalım bizde bununla yetiniyoruz.
Bizim bu bölgede insanlar özellikle kadınlar çok çalışkandır.Küçük bir toprak parçasını cennette çevirirler.Her evin önünde bir parça yeşillik illa ki vardır.
Bizim pazarlarımızda değişik değişik otlarla karşılaşabilirsiniz.Bu otlardan bazıları; ebe gömeci,ısırgan,semizotu(soğukluk),hardal,yarpuz,ıspatan,kaza,purçalık,körmen,çiğdem,salep,ürütmek,çalğam yaprağı,pancar yaprağı,tirşik otu,sirken,yemlik,ışgın
Bu otlardan bir çoğunun çok çeşitli yemeği olur,böreği.kavurması,sulu yemeği,çorbası gibi..Bu bitkilerin yemeklerini fırsat buldukça yazmaya çalışacağım.Bugün ebe gömeci kavurması tarifi ile başlayalım.
Malzemeler:
  • 2 demet ebegümeci,
  • 1 tane orta boy kuru soğan,
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı,
  • 1 yemek kaşığı biber salçası,
  • tuz,
Yapılışı:
  • Ebe gömeçlerini yıkayın.
  • Not:Sonra derin bir kabın içine ebegömelerini koyun 1 yemek kaşığı sirke ekleyip üzerini kaplayacak kadar su ekleyip biraz bekletin.Yeşillikleri sirkeli suda bekleterek temizlersek içerisindeki böcek ve toprakları çok iyi temizlemiş oluruz.
  • Ebe gömeçlerini temizledikten sonra yaprak kısımlarını iri iri, sap kısımlarını ince ince doğrayın.
  • Soğanı yemeklik doğrayın
  • Geniş bir tencereye zeytinyağını koyun üzerine soğanları ilave edin ve soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun.
  • Salçasını ekleyip karıştıralım ,üzerine doğradığımız ege gömeçlerini ve tuzunu ekleyelim tencerenin altını kısıp yavaş yavaş suyunu salıp pişmesini bekleyelim.
  • Daha sonra servis tabağına alıp afiyetle yiyelim.

19 Haziran 2012 Salı

KÖZLENMİŞ PATLICAN VE BİBER SALATASI


    Balcansız (patlıcan) bir günümüz geçmezdi Şanlıurfa’da. Sabah patlıcan akşam patlıcan ilk günlerde garipsemiştim ama sonradan bizde alıştık. Artık Şanlıurfa'da değiliz ama özlüyorum Şanlıurfa'yıda insanlarını da oradaki güzel dostlarıda.Hele fırın yemeklerini çok arıyoruz. Burada oradaki lezzetti yakalayamıyoruz. Havasından mı suyundan mı bilinmez.Her hafta sonu Balıklı göle gidip balıklara yem atmak benim en büyük zevkimdi. Arkadaşlar bana gülerdi
"-Ya her hafta sıkılmıyor musun diye?"
 "-Ben onlara ben balıkları sayıyorum bakalım azalmışlar mı çoğalmışlar mı ?"diyordum.Ayn -Zeliha da çay içip dinledikten sonra Dergah çarşısını gezip eve öyle dönmek.Güzel günlerdi işte hepsi geçmiş oldu.Bir gün Şanlıurfa için bunları yazacağım aklıma gelmezdi:))
Şanlıufa daki tüm dostlara selam olsun.
"Siz siye iyi bakın"
Sevgili dostlar bu arada tarifimizi yazmayı unutmayalımda.
Malzemeler
—3 tane közlenmiş patlıcan,
—3 tane közlenmiş kırmızıbiber,
—zeytinyağı,
--tuz
Yapılışı:

Patlıcan ve biberleri közleyip doğruyor ve servis tabağına alıyoruz. Tuzunu yağını ekliyoruz. Ve afiyetle yiyoruz.

16 Haziran 2012 Cumartesi

MİRAÇ KANDİLİ

    
  Miraç, Sevgili Peygamberimizin (sa) insanlığı İslâm’a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da zaman ve mekânın sahibi Yüce Mevla’nın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek için semaya yaptığı pek çok ilahî hikmet ve bereketi içinde barındıran manevî bir yolculuktur.
      Peygamber Efendimiz (sas), miraçtan üç büyük hediye ile dönmüştür: Birincisi gözümün nuru, müminlerin miracı dediği namaz; ikincisi Bakara suresinin son iki ayeti; üçüncüsü de istikametini imana çeviren herkesin, sonunda cennete gireceği müjdesidir.
           Bütün âlem-i İslâm’ın mübarek Miraç Kandilini tebrik ediyor; bu gecenin milletimizin, İslâm dünyasının ve tüm insanlığın yüksek değerlerle miracına; huzur ve mutluluğuna; özellikle yakın coğrafyamızdaki Müslüman kardeşlerimizin içinden geçmekte olduğu zorlu süreçten bir an evvel kurtularak hem maddî hem de manevî açıdan yeniden yükselmesine vesile olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.
Alıntı:Diyanet.gov.tr

14 Haziran 2012 Perşembe

KARADUT REÇELİ

       Yaz mevsimler içinde en bereketlisidir.Ne tür sebze meyve isterseniz vardır.İnsan ne yiyeceğini şaşar kalırda bazılarından vazgeçemez reçeli yapıp kışa saklar.:)İşte reçeli yapılası bir meyve karadut.Benim beyaz dutla aram iyi değildir. Ama karadut görünce dayanamam.İlla başına çıkıp üstüm başım dut lekesi olarak yemeliyim .Bence tadı orada. Birisi toplayıp getirirsede yenir ama dutun başına çıkıp yemenin lezzetini hiçbir şey vermez.Bizim komşunun bahçesinde var karadut.İşte oradan topladığımız karadutların birazını yedik şifa olsun :))Birazını da reçel yaptık
   Karadut ağız içi yaralarına çok iyi gelir. Bilmeyenler varsa denesin benim her sene ağzımın içinde yara çıkardı karadut iyi gelir dediler denedim ve gerçekten ağzımda o sene yara çıkmadı sonra annem reçelini yaptı kışında şifa niyetiyle yedim hamd olsun ağız yarasından kurtuldum.
Karadut reçelinin yapılışı diğer reçellere benzer.
Malzemeler:
  • 1 kg karadut,
  • 1 kg şeker,
  • yarım limon,
Yapılışı:
  • Akşamdan dutları temizleyip tencereye alıyoruz.
  • Üzerine şekeri döküyoruz. Kapağını kapatıp sabaha kadar bekletiyoruz.
  • Sabahleyin hiç su eklemeden orta ateşte kaynatıyoruz.Karadut sabaha kadar suyunu salacağı için ayrıca su eklemeye gerek yoktur.
  • Aşağı yukarı yarım saat pişiriyoruz.Kaynama tencerenin her köşesinde başlamış oluyor bu sürede.
  • Bu sırada köpüğünü arada tahta kaşıkla alıyoruz.
  • Daha sonra ocağı yüksek ateşe getiriyoruz, limon suyunu ekliyoruz ve 5 dakika kapağı açık kaynatıyoruz.Bu sürenin sonunda reçeli ocaktan alıp kıvamına bakıyoruz.
  • Not:Kıvamı için porselen bir tabağa reçelin sıvı kısmından damlatıp parmağımızla bir yol açıyoruz açtığımız yol kapanmaya çalışıyorsa kıvamı iyidir, kapanmıyor su gibi duruyorsa kıvamı olmamış demektir.Bu durumda kıvamı için ya güneşte biraz bekleteceğiz kıvamı alsın diye yada ocakta biraz daha kaynatmamız gerekir.
  • Kıvamı istediğimiz gibi olduysa soğumaya bırakıp, kavanoza boşaltıyoruz. 
  Afiyet olsun

11 Haziran 2012 Pazartesi

İKRAMLIK DONDURMA-TATLI-MUZ SUNUMU



Tatlı sever misiniz?
Ya dondurma?
Ya muz ?
       Peki bu güzel üçlüyü bir arada denediniz mi? Harika oluyor desem abartmış olmam.Kahramanmaraş denince İlk akıla gelen dondurma olur.Bizim için dondurma vazgeçilmez bir lezzet.Yolunuz buralara düşerse efendim dondurmayı bizde böyle ikram ederler. Tatlı dondurma ikilisi vezgeçilmez olur. Muz benim eklemem. Denemenizi tavsiye ederim. Tatlı dondurma güzel olur yanında muzda varsa bu lezzet ayrılmaz üçlü olur. Burada muz tatlı ve dondurmayı hafifletiyor kanatindeyim.
Malzemeler:
-1 tane muz,
-2-3 dilim baklava,
-200gr maraş dondurması
Yapılışı:
İkram tabağınıza tatlıyı alıyoruz.Yanına muzu kabuğunu soyup ekliyoruz.En son Maraş dondurmasını ekleyip hiç beklemeden ikram ediyoruz.
Yeni tatlara açık olan girişimci ruhlar denemenizi öneririm.

8 Haziran 2012 Cuma

PATATESLİ BÖREK


Malzemeler:(18 tane börek çıkıyor)
İç malzemeler:
-Yarım kg haşlanmış patates,
--1 tane soğan
-2 yemek kaşığı sıvı yağ,
-karabiber-kırmızı pul biber,tuz,
Dış malzemeler:
-3 tane yufka,
-Yarım paket margarin,
-4 yemek kaşığı ılık su
Üzeri için:
1 yumurta sarısı,
Susam,çörek otu

 Yapılışı:
1 -Önce iç malzemesini hazırlıyoruz.Haşlanmış patatesi rendeliyoruz .
2- 1 Soğanı ince ince doğrayıp 2-3 kaşık sıvı yağ ile kavuruyoruz.
3-Tuzunu, karabiberini ve pul biberini ekleyip ocaktan alıyoruz.Biraz ılımaya bırakıyoruz.
4-Yağı eritiyoruz 4 yemek kaşığı ılık suyu ekliyor ılımaya bırakıyoruz.
5-Yufkamızın birini seriyoruz ,serdiğimiz yufkanın yarısını yağlıyoruz .Yağsız kısmını yağlı kısmın üzerine kapatıyoruz.Ve üçgen şeklinde 6 parçaya kesiyoruz. Böylelikle 6 adet üçgen şeklinde ,2 katlı yağlanmış sarmaya hazır yufkamız oluyor. Bu şekilde hazırlayınca böreğmiz piştiğinde kat kat oluyor .Tadına diyecek olmuyor.
6-İç malzemeyi kestiğimiz üçgen şeklindeki yufkaların kenar kısmına koyarak sigara böreği gibi sarıyoruz.
7-Üzerine yumurta sarısı sürüp ,Önceden ısıtılmış180 derece fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Afiyet olsun..

6 Haziran 2012 Çarşamba

PATATES SALATASI -2

Sizde benim gibi patatesin her halini sevenlerden misiniz?
Zaten şu dünyada lezzetli ne varsa inanın kilo yapan şeyler.Patateste bunlarda rejim yapanlara pek önermezler patatesi. Neyse kilo mevzusunu kapatmakta fayda var. :)))
Bu güzelim patates salatası benim favori salatalarımdandır.Denemenizi tavsiye ederim.
Patatesinin her hali güzeldir ama yediğim ve beğendim en güzel patates salatası sanırım buydu.
Malzemeler: :(5-6kişilik)
  1. 5–6 tane haşlanmış patates,
  2. 1 demet maydanoz,
  3. 1 dal yeşil sarımsak eğer yoksa kuru sarımsak olabilir ama yeşil sarımsağı tavsiye ederim.
  4. 3–4 dal yeşil soğan,
  5. 1 tane yeşilbiber
  6.  zeytinyağı 2–3 yemek kaşığı
  7. Kırmızı pul biber,
  8. tuz,
  9. 1 tane limon suyu
Yapılışı:
  1. Haşladığımız patatesleri derin bir kâsenin içine doğruyoruz.
  2. Maydanoz, soğan, sarımsak, yeşil biberi incecik doğruyor kâseye ekliyoruz.
  3.  Üzerine yağ, limon, tuz ve biber ekleyip karıştırıyoruz.Sonrada servis tabağına alıp afiyetle yiyoruz.
Bu salatayı yerken insan parmaklarını da yiyor .:))))
Afiyetler olsun.

 

4 Haziran 2012 Pazartesi

SÖMELEK KÖFTE

                                   Herkese iyi haftalar yeni bir haftaya yeni bir tarifle başlayalım.
           İşte yine bizim oralardan bir lezzet Sömelek köfte.Birçok bölgede bilinir Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Kilis, Kahramanmaraş ve diğer nadide bölgelerimizde de bilenler vardır.Bölgeden bölgeye yapımı farklılık göstermekle birlikle hepsinin amacı aynıdır aslında. Bazı bölgelerimizde içine et yerine irmik, un, yumurta, karbonat gibi malzemeler eklerler.Aslında hem et koyup hem yumurta veya irmik ekleyende olur. Burada maksat yapılan köftenin pişerken dağılmamasıdır. Ama etiniz yağsız siyah etten olursaa köfteniz pişerken dağılmaz.

        Kahramanmaraş yöresinin yemekleri arasında köfteler önemli bir yere sahiptir. Bunların arasında sulu yağlı köfte, ekşili köfte, içli köfte, yoğurtlu köfte, mercimek köfte, kısır köfte, simit köfte başta gelir.Bugün sizinle sömelek köftenin tarifini paylaşacağım. 
        Sabahleyin çayın yanında yada  öğlen yemeğinde ayran ve turşu ile harika olur.Bu lezzetli köftenin yapımı biraz zahmetli ama gözünüz korkmasın azmin elinden bir şey kurtulmaz. Hem farklı lezzetler arıyorsanız inanın yorulduğunuza değer.Önce köfte kısmı yapılır daha sonra haşlanır ve yağda kavrulur. Özeti bu kadar yapımıda şöyle:
Köfte için malzemeler:
-1kg köftelik bulgur,
-yarım kg yağsız kıyma,
-1 çay kaşığı karabiber,
-1 tane orta boy kuru soğan,
-tuz ve yaprak biber,
-2 kase kadar su,
-tuz,

Yapılışı:
  1. Bulguru, eti, ince ince doğranmış soğanı, karabiberi, tuzu ve biberi geniş bir yoğurma leğenine alıp elimizle karıştırıyoruz.
  2. Köfteyi yoğururken yanımız geniş bir kâsenin içine su koyuyoruz. Sudan az az ilave ederek elimizle yoğuruyoruz. Burada maksat köftelik malzemelerin iyice özdeşleşmesi
  3. Yoğurma işini et makinesi ile de yapabiliriz.Malzemelerin hepsi birbirine özdeşleşene kadar yoğrulur. Sert bir hamur kıvamına benzer son hali.
  4. Elimizi ıslatarak köfte harcından bir miktar kopartıyoruz ve misket büyüklüğünde parçalara ayırıp elimizin ayası ile bu parçaları yuvarlıyoruz ve sonra yassılaştırıyoruz. Aralarda elimizi ıslatıyoruz ve köfte bitene kadar bu işleme devam ediyoruz.
  5. Yapılan köfteler geniş bir tepsiye konur. Köfteler tepsinin içine konmadan önce tepsi az biraz unla unlanırsa ,köftelerimiz tepsiye yapışmaz.
  6. Daha sonra geniş bir tencereye yarısına kadar su konur.Su kaynamaya başlayınca içine az bir tuz atarak haşlanır. Haşlanan köfter süzülerek soğumaya bırakılır.
Malzemeler:
-2 kase haşlanmış bulgur köftesi,
-2 yemek kaşığı tereyağı
-nane, pul biber
Yapılışı:
Haşlanan köfteler soğuduktan sonra bir tavaya yağ konur. Yağ ısınınca nane, pul biber eklenir biraz kavrulur arkasından köfteler konur kavrulur . Servis tabağına alınarak afiyetle yenir.
Yanında ayran ve turşu iyi olur.


30 Mayıs 2012 Çarşamba

PEKMEZLİ ÇÖREK (KÖMBE KAHRAMANMARAŞ YÖRESİ)


                                 KÖY KÖMBESİ(Kahramanmaraş yöresi)  
        Kahramanmaraş da eskiden bayramlarda mutlaka yapılan eski ama güzel bir lezzet köy kömbesi. Uzun süre bayatlamayan özelliğinin yanı sıra sağlıklı bir yiyecektir. Pekmez sevmeyenlerin bu çöreği zevkle yediğini ve pekmezli olduklarını anlamadıklarını göreceksiniz. Özellikle çocuklara yapıp yedirmenizi tavsiye ederim.

Malzemeler:
-1kg un(kepekli un),
-yarım kg üzüm pekmezi,
-1 paket kabartma tozu,
-1 yumurta,
-1 kepçe yoğurt,
-yarım margarin,
-1 yemek kaşığı çörek otu

İç malzemeler
-1 kase çekilmiş ceviz
-1 fincan toz şeker(cevizi ve şekeri bir kasede karıştırıyoruz.)

Yapılışı:
Geniş bir kabın içine un konur, ortası havuz gibi açılarak pekmez, kabartma tozu, yumurta, yoğurt, çörek otu, oda sıcaklığındaki margarin eklenir. Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilir. Hamur saat dinlendirildikten sonra ceviz büyüklüğünde bezeler oluşturulur. Oluşturulan bezeler oklava ile daire şeklinde açılır içine iç harç malzemeler konur ve ikiye katlanarak kapatılır. Yağlanmış fırın tepsisine dizilir. 180-200 derece arasında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Afiyet olsun.

25 Mayıs 2012 Cuma

GÜL REÇELİ

Gül kokulu merhabalar hepinize.
 Uzun bir aradan sonra güllerle geldim size.Kabul buyurun lütfen:)
Mayıs ayı gelince etraf mis gibi kokulara bürünür. Bu güzel kokuları ,insan içine çekince ferahlar,huzur bulur. Okuduğum bir kitapta imkanınız varsa her gün mis gibi kokan gülleri koklayınız ruhunuz dinlensin diyordu. O sıralarda benimde imkanın oldu her gün mis gibi gülleri koklayarak güne başlıyordum.Günüm çok güzel başlıyor ve güzel bitiyordu.İşte bu GÜL ETKİSİ olsa gerek.:)
Gül diyince anlatacak çok şey var ama en önemlisi güzel görüntüsü ,mis koku olsa gerek. Annem gülün her halini sevenlerden Gül kokulu sabun, gül kokulu krem,gül suyu yani gül ile ilgili ne varsa tam ona göre. Gülün her halini sever dedim Gül reçelinden bahsetmesek olur mu. Bir dönem gül reçeli çok yaparmış ve deneye yanıla ailede en güzel gül reçeli o yapar olmuş.Bende onun bu tecrübesinden yararlanmak istedim.Ve gül reçeli tarifini yazdım. Sıra geldi mis konulu gülleri temin etmeye.
Geçenlerde yengemler uğradık. Şansa bak! bahçelerinden Kokusuz gül ve mis kokulu reçellik güllerden getirmiş.Sağ olsun getirdiği gülleri bizimle paylaştı.Ve bende bu güzel gül reçelini yaptım.İşte tarifi:

Malzemeler:
  • 1 kase kokulu gül ( yaklaşık 15-20 tane gül)
  • 3 kase şeker    
  • 2 kase su          
  • 1çay kaşığı limon tuzu
Yapılışı:
  • Güllerin beyaz kısımlarını kesip yıkayalım ve suyunu süzmesi için süzgecin içine alalım
  • Reçeli kaynatacağımız tencereye suyu koyup kaynatalım.Su kaynayınca içine gülleri koyup 20 dakika kaynatalım.O sırada suyun rengi mor gibi olacak panik yapmayın her şey yolunda:).
  • Güller yumuşayınca şeker ilave edilir.2o dakika da şekerle birlikte kaynatılır.
  • Daha sonra limon tuzu eklenir 5 dakika kadar kaynatılır .Reçelin rengi değişmeye başladı pespembe bir hal aldı sihir gibi değil mi?
  • Ve ocağın altı kapatılır.Reçelimiz cıvıl gibi geldiyse güneşte bekleterek kıvamını alması sağlanır. Yalnız çok bekletmemek lazım yoksa çok katılaşır.
     Ben içinde gül yapraklarının fazla olmasını sevdiğim için gül yaprağını çok ekledim. Siz keyfinize göre ekleyiniz. Bu tarife göre yaparsanız içinde bol gül yaprağı olur.Ama ben gülü içinde pek sevmem kokusu yeter diyorsanız Daha az güllerde yapabilirsiniz.Aynı lezzeti yakalarsınız.
      Aslında gülü reçelini şeker ekleyi ovup bekletenlerde var ama  o şekilde olunca gül yaprakları fazla örseleniyor.Belki lezzet olarak güzel olabilir ama görüntüsüde önemli tabi:)
     Mis kokulu bir reçel yerken gülün kokusu ve rengi sizi mest edecek:)
Deneyeceklere afiyet olsun.

13 Mayıs 2012 Pazar

İLK ANNELER GÜNÜM

      
       Bugün benim için dünyanın en güzel günü.
Çünkü anne olarak kutladığım ilk anneler günüm.Belki uzun zaman oldu yazmayalı hamilelik ve arkasından bebek derken blogumu ihmal ettim ama yakın zamanda döneceğim aranıza.Zamanımın büyük çoğunluğunu, yooo zamanımın tamamını onunla geçiriyorum da:)))
Bu güzel duyguyu doyasıya yaşamak istiyorum. Rabbim anne olmak isteyen herkese bu güzelliği yaşatsın inşallah.

                                 ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN.

8 Kasım 2011 Salı

İYİ BAYRAMLAR


Kurban bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Uzun zamandan sonra ilkkez yazıyorum. İnşallah çok yakında görüşmek umuduyla.Merak edip mesaj bırakan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. İyiyim herşey yolunda.
Çoooook selamlar sevgiler:)

11 Haziran 2011 Cumartesi

SOĞAN SALATASI

Efendim iyi hafta sonları yaz geldi artık piknik mevsimi başladı. Piknik demek mangal demek ee mangalın yanında güzel mezelerde pek hoş olur hani:) Benimde ızgaranın yanında lahmacunun yanında vazgeçemediğim bir lezzettir soğan salatası. Yapımı çok kolay öyle zahmetli bir şey değil. Et yemeklerinin en güzel tamamlayıcısı tavsiye edilir..
Malzemler:
-3-4 tane orta boy kuru soğan,
-1 limon,
-1 tatlı kaşığı kuru nane,
-1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber,
-1 tatlı kaşığı tuz,
-1 yemek kaşığı zeytin yağı,
- soğan rendesi
Yapılışı:
Bu salatanın en önemli malzemesi soğan rendesi, çünkü halka halka doğranmasını sağlıyor.Soğanlar rendelenir derin bir kaba alınır ve suyla yıkanır. Suyunu süzüp tekrar derin kabın içine alınır. İçine 1 limon suyu, nane, pul biber, tuz ve zeytin yağı ilave edilerek karıştırılır ve servis tabağına alınır.
Afiyet olsun.

6 Haziran 2011 Pazartesi

ESMER GÜZELİ KURABİYESİ

Bu kurabiye okuldan, ana sınıfı öğretmenimiz Nuran Hanımdan.Yiyen hemen herkes tarifini istiyor.Bende bir güzellik yapayım sayfamda yayınlayayım herkes faydalansın istedim.İşte nefis lezzetin tarifi, kurabiye gibi ama şerbetli bir tatlı:)
Değişik lezzetlere açık olanlara farklı bir tat.
Malzemeler:
- 2 yumurta,
- 1 çay bardağı sıvı yağ,
-1 paket margarin (oda ısısında olacak)
- 1  paket kabartma tozu,
-1 paket vanilya,
- 2 yemek kaşığı kakao
-Yeteri kadar(Bu kısmı en kısa zamanda deneyip miktarını eklemeliyim) Orta kıvamda bir hamur olacak
Şerbeti için:
- 2 su bardağı su,
- 2,5 su bardağı şeker,
Süslemesi için:
1 su bardağı hindistan cevizi
Yapılışı:
*  2 yumurta, sıvı yağı, margarini, kabartma tozunu, vanilya , kakao ve alabildiğince un eklenir ve karıştırılır.Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilir. Hamur biraz yoğurulduktan sonra ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak yuvarlanır ve yağlanmış tepsiye dizilir. 180 derecede üzerleri çatlayana kadar pişirilir.
*  Ayrı  bir kapta 2,5 su bardağı şeker ve 2 su bardağı su kaynatılarak şerbet yapılır.Şerbet ılımaya bırakılır.
Pişen kurabiyelerde ılıtılır.Kurabiyeler  ılıyan şerbetin içinde 1-2 dakika bekletilir daha sonra hindistan cevizine bulanarak servis tabağına alınır.
Afiyet olsun:))

12 Mayıs 2011 Perşembe

DRAMA LİDERLİĞİNDE 3.AŞAMA

Efendim bugünlerde vakitsizliğimin en önemli nedenlerinden biride drama liderliği kursum.3. aşamayı bitirmek üzereyiz. Çok eğlenceli bir kurs.Öğretmen olan birinin mutlaka dramayı derslerinde kullanmasını tavsiye ederim.Dersler çok zevli geçiyor ve öğrenmeler oyunla çok kolay gerçekleşiyor.İşte orada öğrendiğim oyunlardan birini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Saymın diyor ki (Simon diyor ki):Grup çember olur.İçinden birisi ebe olur  ve Saymın diyor ki yönergesi ile başlayan cümleler kurar.Örneğin:"Saymın diyor ki zıplayın"Grubun hepsi zıplamaya başlar.Gruptaki herkes bu yönergeleri dinler ve istenilen hareketeleri yapar.Ebe aralarda saymın diyor diye başlamadan yönerge verir.Grupta bu yönergeye uyanlar olursa ebenin ilk gördüğü yönergeye uymayan kişi yeni ebe olur ve oyun bu şekilde devam eder.Saymın yerine oyunda ebe olan öğrencinin ismide söylenebilir.Örneğin Ayşe diyor ki gibi..Çocuklar çok zevk alarak oynuyorlar hatta kendilerinden geçiyorlar:)

Eğer vaktim olursa diğer oyunlardan da örnekler yazmaya çalışacağım.Bu güzellikleri sizlerle paylaşmak istiyorum

29 Mart 2011 Salı

18.Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri

       
 Uzun zaman oldu yazmayalı. İçimde yazmak gelmiyor engelli dünya bana göre değil. Bu yazmadığım sürede neler oldu neler ama yazmayı canım istemiyor işte.Gene dayanamadım yazıyorum  ama insanların saçma sapan nedenlerden dolayı engellenmesi çok çirkin. Bazen susmak en güzel cevaptır:)
         Efendim drama eğitmenliği konusunda son açamadayız.Projemi hazırladım bakalım kabul edilecek mi? Eğer uluslararası drama seminerine merakınız varsa bu hafta Antalaya'da seminerdeyiz..
  
18.Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri
"Çokkültürlülük ve Kültürlerarasılık Bağlamında Drama",
"Farklılıklar & Farkındalıklar"

Liderler / Eğitmenler
Anna-Lena Ostern (Norveç)
Gerd Koch (Almanya)
John Somers (İngiltere)
Mario Gallo (İtalya)
Michael Zimmerman (Almanya)
Ömer Adıgüzel (Türkiye)
Pamela Bowell (İngiltere)
Sigrid Seberich (İtalya)

Tarih: 31 Mart - 3 Nisan 2011

Yer: Porto Bello Hotel
Resort & SPA ANTALYA

Detaylı bilgi alabilmek için lütfen

www.dramacongress.org

1 Mart 2011 Salı

BLOGLARA YASAK

İnanmıyorum bu da neyin nesi ya!
Pire için yorgan yakmak bu olsa gerek.Madem yasak yayın yapan bir blog var efendim onları kapatın.Topluma faydası olan bloglardan ne alıp veremediğiniz var.