30 Haziran 2013 Pazar

NASIL GEÇTİ KOSKACA BİR YIL-VE YAZA MERHABA

   
       Bu sene benim için kitap okuma adına o kadar güzel bir yıldı ki anlatamam.Koşturmalı bir hayatım vardı.İş,kurslar,toplantılar derken hayatımızda bir dönüm noktası oldu.Bulunduğumuz şehirden tayin istedik.
    Ve hayatımıza bir misafir geldi.Evimizin başköşesine yerleşti.Bizim iş, güç o oldu.İnsan uzun zaman tam bağımsız yaşayıp sonrasında böyle bağımlı bir hayata geçince aslında biraz zorlanıyor ama onun sevgisi her şeye değer.Kendinize ait ne varsa sevdiğiniz zevk aldığınız hepsi rafa kalkıyor.Geçici bir süre mi yoksa kalıcı mı bilinmez:)))
    Doğum iznim bitti iş hayatım eskiden olduğu gibi yoğun değil.Ne kurs,ne seminer ne özel hobiler hiç biri yok artık bu şehirde.Yeni bir iş ortamı yeni bir şehir.Her şeye sıfırdan mı başlayacaktım.        Güzel bir iş ve arkadaş ortamın vardı Şanlıurfa'da ama şimdi memleketteyim.Yıllardır ayrı olduğumuz için her şey yabancı herkes yabancı.Sil baştan başlıyoruz hayata üstelik artık üç kişilik yaşıyoruz.Bakalım nasıl geçecek bu sene derken.Okula başladım.
      Okul ,evime 1,5 saat uzaklıkta bir köy okulu.Gidiş dönüş 3 saat.Tabi bu 3 saatlik zaman arayıp ta bulamadığım okuma saati oldu bana.Bu bir senelik servis yolculuğunda yalnızda değildim benim gibi okumayı seven kitap  dostlarımda vardı.Zevkle okuduk ,kitap değişimi yaptık,okuduklarımızı tartıştık yorumladık.Anlayacağınız şikayet edip" bu yol nasıl geçer " her gün  bunu şikayet etmek yerine yolculuğumuzu okuma saatine dönüştürdük.Ve çook zevkli geçti..Neler mi okuduk?
*Dil Zekası-M.Abdullah Yılmaz
*Aşkın Şehidi-Ahmet Turgut
*Yaratıcı Drama-Ömer Adıgüzel
*Şeker Portakalı-Jose Mauro De Vasconcelos
*Bana Bir Harf Öğretenin-İbrahim Refik
*Hayat Güzeldir-İclal Aydın
*İnsanı Uçuruma Götüren Sözler
*Farzet ki Öldü-Ebu Abdullah Haris El-Muhasibi
*Sen Ben ve Çocuklarımız-Nevzat Tarhan
*Adabı-Muaşeret- Edep ya Hu-Mustafa Necati Bursalı
*Kur'an 'ın İlk Emri-Gürol Akıcı
*Beyaz Zambaklar Ülkesinde-Grigory Petrov
     Bazıları bunlar...Sırada çok güzel kitaplar var yaz tatilinde bu güzel  kitaplara yenilerini eklemeyi düşünüyorum.
   Bu yaz çocuklarınızla kendinize bir iyilik yapmaya ne dersiniz.Televizyonu ve interneti kapatıp kitap okumaya var mısınız.
Hayat güzeldir yeter ki biz ona güzel gözlerle bakalım.
Okumak güzeldir yeter ki okumaya zaman ayıralım.
     Bir iki yıldır  Milli Eğitim Bakanlığının bir çalışması var çok hoşuma gidiyor.Her gün okullarda 20 dakika okuma saati yapılıyor tüm okul aynı saatte okuyoruz.Öğrenciler, öğretmenler ,idareciler:))
Bu uygulamadan belki haberini vardı yada ben söyleyince duydunuz.Çocuklarımıza okuma zevkini çok küçük yaşlarda edindirmeliyiz ki kalıcı bir alışkanlık olsun.Ve okumayı sevsinler okumaktan nefret etmesinler.Çocuklar il zamanlarda sıkılıyordu sonra sonra "Zaman doldu haydi dersse devam edelim diyordum.Hiç biri beni duymuyordu okumaktan:)) .Harika bir manzaraydı bu.

OKUMAK CAHİLLİĞİN İLACIDIR.
     Lütfen okumaya zaman ayıralım.Diyerek iyi tatiller diliyorum.Zaman zaman okuduğum kitapları sizlerle paylaşmayı düşünüyorum..
Hoşça ve dostça kalın.

26 Haziran 2013 Çarşamba

LOR PEYNİRLİ,CEVİZLİ ERİŞTE

Günaydın herkese,yeni bir güne başlıyoruz .Her nerede yaşıyor veya yaşatılıyorsanız.Günaydınnn hepinize.Kızımla bizde mesai çok erken başlıyor.İnsanın uyumak için zamanı varken uyumaz.Uyumak istediğinde de zamanı olmaz.:)))
Bugün cevizli eriştenin yapılışını paylaşacağım;Aslına bakarsanız çok pratik bir yemek çeşit olsun diye sizlerle paylaşmayı istedim.Makarna türü yiyecekleri sevenlerin beğeneceği değişik bir lezzet. 
Malzemeler:
-1 paket erişte,
-200 gr kadar lor peyniri,
-1 su bardağı iri doğranmış ceviz,
-1 çay bardağı sıvı yağı( tercihen zeytinyağı),
- yarım demet ince kıyılmış maydanoz,
-yarım tatlı kaşığı tuz,
Yapılışı:
-Erişteyi, derin bir tencerenin içine alıp kaynar su ,tuz ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edip haşlıyoruz.Bildiğiniz gibi makarna,erişte ve mantıyı haşlarken bir tatlı kaşığı zeytinyağı eklemek yemeğimizin yapış yapış olmasını engelliyor.Tane tane nefis bir lezzet oluyor.
-Haşladığımız eriştenin suyunu süzüp ısıttığımız zeytinyağında 2-3 dakika kavuruyoruz.İçine lor peynirini ve cevizini ekleyip karıştırıyoruz.
-Servis tabağına alıp üzerini ince kıyılmış maydanoz ile süslüyoruz
Afiyet olsun.
 

18 Haziran 2013 Salı

SEMİZOTU EKŞİLİSİ ve YENİ BİR VİRÜS

Kısa bir aradan sonra ancak fırsat bulabildim yazmaya.Okullar tatil oldu bizlerde seminer dönemindeyiz.İş yoğunluğumuz azaldı.Kızımla bol bol vakit geçirmekteyiz.Bu güzel günlerin tadını çıkarmak istiyorum.Fırsat buldukça yazmaya çalışacağım.Sesimi duyan var mı bilmiyorum ama ben paylaşmaya devam edeceğim:))Hayat paylaştıkça güzel...
Bloglarda yazın ister istemez bir yavaşlama oluyor.Tatile gidenler netten uzakta bol bol dinleniyor.Aslına bakarsanız iyide ediyorlar.
Hayat netten ibaret değil..İnsanların işi gücü net olmuş.Facebook,twetter ve nette sörf almış başını gidiyor.Bu net çok güzel ama iyiye kullanılırsa.Bu alemde kötü niyetli insanda çok..Bizim arkadaşlardan birinin başına gelmiş aman sizde dikkat edin.Herhangi sakıncalı içeriği olmayan bir siteden video izlemek için tıklamış. Ve o an olanlar olmuş.Ekrandan kendisinin foto çekilmiş ve "Bu site sakıncalı içerik taşıyor,polis tarafından yakalandınız.İşte 100 dolar cezası var şu hesap numarasına yatırmazsanız hakkınızda resmi işlem yapılacak." diye yazıyormuş.Arkadaşta hemen polisi aramış durumu bildirmiş. Poliste "Böyle bir uygulamalarının olmadığını söylemiş ve bu bir sahtekarlıktır parayı ödemeyin.İsterseniz site hakkında resmi işlem yaptırabilirsiniz.Savcılığa şikayet edebilirsiniz." demişler. Bilgisayarın ekranındaki yazı bilgisayarın kapatıp açmalarına rağmen gitmiyormuş. Ekran donmuş işlem yapılamıyormuş. Neyse bilgisayarcıya gitmişler.Virüs olduğunu öğrenmişler.Format attırıp pc yi kurtarmışlar.Şimdi bu sahtekarlığa inanıp para yatıranların parasına yazık değil mi.Ne biçim bir sahtekarlıktır bu!Ne biçim bir insanlık..
Bu uyarıdan sonra gelelim semizotu ekşilisine.Yapımı çok kolay lezzetli bir meze diyebiliriz.Bulgurlu köftelerin yanına çok yakışıyor.
 
Malzemeler:
-1 demet semizotu,
-2 diş sarımsak,
-1 tatlı kaşığı sıvı sumak ekşi yada nar ekşisi,
-2-3 su bardağı su,
-tuz
-kuru nane
Yapılışı:
-Semizotu ince ince doğranır.Derin bir kabın içine alnır.
-Sarımsaklar ezilir ve semiz otlarının içine eklenir.
-Su ,ekşi ve tuz eklenerek servis edilir.Servis etmeden üzerine nane eklenir.
Ekşisi sizin damak tadınıza kalmış.Suyu çok olmamalı çorba kıvamında olmalı.(sulu çorba kıvamı)
Afiyet olsun.

4 Haziran 2013 Salı

KIZIMIN DİŞ HEDİĞİ-DİŞ BUĞDAYI

   

Kızımın bin bir güçlükle ve sıkıntıyla çıkardığı dişlerinin sağlam olması, rızkının bol olması ve diğer dişlerini kolayca çıkarması dileği ile diş hediği (diş buğdayı) kaynattık. Aile büyüklerimizi de davet ederek hayır dualarını aldık. Dedelerimiz, ninelerimiz, amcalarımız, yengelerimiz ve kuzenlerimizle çok kalabalık ama bir o kadarda eğlenceli bir kutlama oldu. Bir tek dayımız yoktu o da şehir dışında olduğundan ve işlerinin yoğunluğu nedeniyle katılamadı. Neyse gönlü bizimleydi:))

Bana gelenekçimi dersiniz ne dersiniz bilmem ama ben çok severim eski örf ve adetlerimizi yaşatmasını. Eskide diye başlayan cümleleri insanlar pek sevmez ama bu başka gerçekten yaşatılmaya değer bir geleneğimiz.
Girişte kapımızı tüllerle süsledik:))Pembiş pembiş

 

Diş buğdayı eski bir Türk geleneğidir. İlk dişin çıkışını kutlamak için yapılan diş buğdayı, çocuğun dişlerinin daha sağlam olması, çabuk büyümesi ve rızkının artması niyeti ve dileğiyle aile arasında yapılır. Bebek ilk dişini çıkardığında yakın akrabalar davet edilerek diş buğdayı hazırlanır.

Bizim buralarda diş buğdayı yerine diş hediği denir. Çocuğun dişinin çıktığını ilk gören çocuğa hediye alır ve hediye genelde kıyafet olur. Diş buğdayı töreninde bebeğe kıyafet alınmaz. Bakır bir eşya almak adettendir. Bakır eşya almayan para verir. Biriken parayla da bakır bir eşya alınır. Burada bakırın anlamı dişlerin bakır gibi sağlam olması düşüncesindir. İşte bizde bu güzellikleri kızımıza yaşatmak istedik. Hem uzun zamandır ailece bir araya gelmemiştik bu güzel bir vesile oldu.
Kızıma alınan bakır hediyeler ve minik prensesin sevinci

 

Önce ailece yemek yedik arkasında hediyelerimizi aldık. Diş hediğimizi yemek için servislerimiz yaptık ve tam o esnada kızımın diş buğdayı tepsisini getirdik.

 

Diş buğdayı tepsisi diş buğdayı esnasında yapılan güzel, eğlenceli bir etkinlik. Çocuğun önüne meslekleri temsil eden eşyaların olduğu bir tepsi konur. Çocuk hangi eşyaya uzanır alırsa o mesleği seçeceğine inanılır. (Latife tabi gerçek olacağından değil ya::))

Diş buğdayı tepsisine;

*Kuran-ı kerim -----Saliha bir evlat olsun diye,

*Tarak-ayna------- güzel ve süslü bir kız olsun diye,

*Makas-------------terzi olsun diye,

*Kalem------------Okusun büyük adam olsun diye,

*Stetoskop---------doktor olsun (biz koymadık)

*Altın-------------Kıymetli olsun (biz koymadık) gibi eşyalar konur.

Peki kızım bunlardan hangisini seçti??Ben biliyorumdum zaten benim kızım süslü güzel bir kız olacak.:))))

Gelelim diş buğdayının içinde neler olduğuna:

 

DİŞ BUĞDAYI

MALZEMELERİ:

-1kg işlenmemiş buğday(tarladan geldiği haliyle)

-1 kase haşlanmış nohut,

-1 kase ceviz,

-1 tatlı kaşığı tuz.

-2 litre kadar su,

-Renkli şeker,

YAPILIŞI:

-Buğdayı derin bir tencereye alıp üstünü kapatacak kadar su (aşağı yukarı 2 litre.) ekleyip yumuşayıncaya kadar pişirelim. Çok pişirmeden hafif dişe gelecek şekilde olmalı

-Buğdayımız pişince fazla suyu varsa süzüyoruz. Daha önceden haşladığımız nohutlarımızda ekliyoruz ve karıştırıyoruz.

-Servis yapana kadar tenceremizin ağzını kapalı tutuyoruz ki ılık kalsın diye. Ilık servis yapmak makbuldür.

-Servis yaparken üzerini şeker ve çerezle süslüyoruz.

Afiyet olsun.

Canım kızım;

Kalan dişlerin kolayca çıksın çabucak büyüsün.

Sapa sağlam olsun,

Yemeklerini güzelce ye,

Rızkın daim olsun(Amin)

 

KLİMAYI DOĞRU KULLANMAK


Sıcaklarda klimayı doğru kullanmak önemli


Havalar çok ısınınca özellikle de çöl sıcakları bastırınca sıcaklardan şikayet etmemek mümkün değil. Bu sıcaklarda gündelik yaşantımıza rahatlıkla devam edebilmemiz için hem de sağlığımız için evimizde ve işyerimizde  klima olmazsa olmaz bir şart. iş yoğunluğunun yanı sıra sıcaklar da insanın enerjisini tüketiyor. Ayrıca aşırı sıcaklar ve beraberindeki nem kalp ve astım hastalıklarını da tetiklemekte. Doğru kullanıldığı takdirde klima sağlık açısından da önerilmekte. Son model klimalardaki yayılan pozitif ve negatif iyonlar bulaşıcı hastalıklara yol açan bakteri ve virüsleri temizlemekte.

Klimadan gelen havanın oda içinde eşit derecede dolaşmasını sağlamalıyız. Böylece hava akımının eşit şekilde dağılmasını sağlamış ve direkt soğuk hava akımına maruz kalmamış oluruz. Doğru klima kullanımının şartlarından biri bu nedenle doğru klima seçmektir.

Ayrıca klima kullanırken sıcaklık ayarına da dikkat etmek gerekir. Uzmanlar ideal sıcaklığın 22-24 derece olduğunu söylemekte. Bunu dikkate alarak ortamımızı soğutursak soğuk algınlığı ve kas tutulması gibi sağlık sorunlarına yol açmamış oluruz.

Klima kullanımının en önemli şartlarından biri de bakımını düzenli olartak yaptırmaktır. Bakımı yapılmamış klimalar temiz olmayan hava filtreleri nedeniyle ortama istenmeyen pek çok bakteriyi sokabilmekte ve bu da sağlık açısından ciddi sakıncalar yaratabilmektedir.

21 Mayıs 2013 Salı

MAYDANOZLU YUMURTA SALATASI


     En sevdiğim türdür kahvaltılık.Her öğün kahvaltı yapsam :) Hiç şikayetçi olmam,Kahvaltılığın her türlüsünü denemeyi kendime görev bilirim.Eğer sizin  de  kendinize özgü kahvaltı tarifiniz varsa lütfen paylaşın bizimle.Duyuralım kahvaltı sevenlere.Gelelim bu günkü kahvaltılığımıza.Bilenler bilir sözüm bilmeyenlere.Denemenizi tavsiye ederim.
Malzemeler:
—3 tane haşlanmış yumurta
—yarım  demet maydanoz
—3-4  dal yeşil soğan
—1 yemek kaşığı zeytinyağı
—tuz, kırmızıbiber
--yarım  limon suyu,
Yapılışı:
- Maydanoz ve yeşil soğanı ince doğruyoruz
- Servis yapacağımız kaba alıp üzerine zeytinyağı, tuzu limon suyunu ve pul biberi ekliyor ve karıştırıyoruz. En son yumurtayı halka halka doğrayıp ekliyoruz.Yumurta eklendikten sonra çok karıştırmamaya dikkat edin.
- Afiyet olsun.

14 Mayıs 2013 Salı

MUHALLEBİLİ KADAYIF


   

     Nette o kadar çok muhallebili kadayıf tarifi var ki hangisini denesem diyordum ki okuldan bir arkadaş yaptı.Bende lezzetini çok beğendim hemen onun tarifini denedim .Aslında aşağı yukarı tarifler birbirinin aynısı bundan sonrası sizin maharetinize kalmış diyorum.Tarif için eşimden gelen yorum" kadayıf kısmı şerbetli olsa daha iyi olurdu." şeklinde .Tabi bunun üzerine bende şimşekler çaktı yeni bir tarif canlandı ilk fırsatta deneyip paylaşmak üzere:))Tarifimize geçiyorum.
Malzemeler:
-yarım kg tel kadayıf
-1 su bardağı çekilmiş yada iri iri doğranmış ceviz,
-3-4 yemek kaşığı tereyağı,
Muhallebisi:
-1 litre süt
-1 yumurta sarısı
-1 bardak şeker
-5 kaşık un
-3 kaşık nişasta
- 1 paket(200mg) krema
-1 paket vanilya
Yapılışı:
- Tereyağıeritip kadayıfı pembeleşinceye kadar kavurun en son cevizi ekleyip bir miktar daha kavurmaya devam edin. Kızarınca kapatıp başka bir kaba alın.
-Muhallebi için krema ve vanilya haricinde bütün malzemeleri muhallebi kıvamına gelecek şekilde pişirin kıvama geldikten sonra kapatıp 15-20 dk soğumaya bırakın, soğuduktan sonra krema ve vanilyayı ekleyip blendarla karıştırın.
-Borcama önce kadayıfın yarısını döşeyin muhallebiyi üzerine dökün sonra diğer yarı kadayıf ile üzerini kaplayın.Büyük kare borcam kullandım.Soğuduktan sonra buzdolabına kandırın.

-Kadayıfların çıtır çıtır olmasını istiyorsanız servis etmeye yakın tatlınızı yapmalısınız.Beklerse yumuşuyor.
Not:Tel kadayıfı tereyağı ile karıştırırken içine 3 kaşık toz şeker eklenerek karıştırılırsa kadayıfla daha lezzetli oluyor.

Afiyet olsun.

 

11 Mayıs 2013 Cumartesi

ANNELER GÜNÜ


ZEYTİNLİ PATATESLİ MİLFÖY BÖREĞİ

İyi hafta sonları efendim . Son yayımladığım postlara bakınca uzun zamandır tarif yayımlamadığımı fark ettim.İşte tam bu sırada şu pratik milföy böreği yayına geldi.Yapımı çok pratik ve lezzetli bir börek.Kahvaltılıklara ve ikram sofralarına yakışır bir börek.Patates ve zeytini birada sevenlere tavsiye edilir.

Malzemeler:
-1 paket milföy hamuru,
-yarım kase yeşil zeytin,
-4 tane haşlanmış patates,
-1 tane taze kırmızı biber
-1 tane yumurta sarısı,
-çörek otu,susam
Yapılışı:
İç malzemeler:
 Zeytin,haşlanmış patates,kırmızı biber doğranarak iç malzemeler hazırlanır.
-Milföy yaprakları alınır içine hazırlanan  karışım konulur,
-Karşılıklı köşeler birleştirilir.Bohça şekli verilir,yağlanmış tepsiye dizilir.
-Üzerine yumurta sarısı sürülür ve susam çörek otu serpilir.
-180-200 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.
-Sıcak sıcak ikram edilir.
Afiyet olsun

9 Mayıs 2013 Perşembe

ANNELER GÜNÜ KARTI

    Anneler günü annelerimize ellerimizi hediye etmeye ne dersiniz.Hazır alınan hediyelerden daha güzel bir hediye kendi yaptığımız hediyedir.Sevgimizi katarak yapacağımız bu güzel kartın üzerine bir ona sevgimizi anlatan söz yazarsak işte oldu Süpsüper bir hediye.


 
Bu güzel çalışma tabiki krokotak.dan

4 Mayıs 2013 Cumartesi

3 HANELİ ACİL TELEFON NUMARALARI

 
  Televizyonda kamu spotu reklamında alo 183 Çocuk ve kadın hattının tanıtımını izleyince üç haneli acil telefon numaralarının pek kimse tarafından kullanılmadığını ve bilinmediğini fark ettim ve sizlerle bu numaraları paylaşmak istedim.Umarım faydalı olur.

Acil Telekomünikasyon Hizmeti kapsamındaki 3 rakamlı numaralar

YANGIN İHBAR110
SIHHİ İMDAT112
ALO KIYI EMNİYET151
POLİS İMDAT155
JANDARMA İMDAT156
İNSAN TİCARETİ MAĞDURLARINA YARDIM VE İHBAR HATTI 157
ALO SAHİL GÜVENLİK158
ALO KARAYOLLARI159
TÜRKİYE KIZILAYI168
ORMAN YANGINI İHBAR177

Kamu ve Sosyal Hizmetler için 3 rakamlı numaralar
ALO DOKTORUM YANIMDA113
BAŞBAKANLIK İLETİŞİM MERKEZİ150
ALO ZABITA / BÜYÜKŞEHİR / BELEDİYE153
e-DEVLET KAPISI ÇAĞRI MERKEZİ160
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK170
UYUŞTURUCU BİLGİ HATTI171
ALO TAEK172
ALO GIDA174
ALO TÜKETİCİ175
ALO RTÜK178
ALO VALİLİK179
İŞ VE İŞÇİ BULMA180
ÇEVRE BİLGİ181
RUHSAL BUNALIM DANIŞMA182
ALO ÇOCUK VE KADIN HATTI183
SAĞLIK DANIŞMA184
SU ARIZA185
ALO ELEKTRİK186
GAZ ARIZA187
CENAZE HİZMETLERİ188
VERGİ DANIŞMA189



27 Nisan 2013 Cumartesi

ANNELER GÜNÜ İÇİN ETKİNLİKLER-2

Annelerimize neler yapılsa azdır diyerek yine anneler ile ilgili post yayımlamak istiyorum.
Bu güzel video o kadar hoşuma gitti ki anneler gününde annelerimizin eğlenceli zaman geçirmesi için güzel olur düşüncesindeyim.Türkçe olimpiyatlarındaki gelin kaynana atışması:)) tabi ki
 
Türkçe Olimpiyatlarından Gelin Kaynana Atışmasının sözleri -Kırgızistan
Kaynana:
Kalk gelin,
süpür evin tozunu
sakın iki eyleme
kaynananın sözünü
Gelin:
İp üstünde dondurma
kaynanam karşımda durma
Gözlerin çapaklanmış
Midemi bulandırma
Kaynana:
Bugün erken kalktım
Sobayı yine ben yaktım
Gelin sen ne işe baktın
Akşam olmadan yattın.
Gelin:
Kaynanam evde durmaz
Bir işe elini vurmaz
Bir köşede oturur
Çenesi hiç durmaz.
Kaynana:
Kız gelin dırdır etme
Fazla ileri gitme
Vakitsiz horoz gibi
Gece yarısı ötme
Gelin:
Çayırda ot yolarım
Parmağıma dolarım,
Çok söylenme kaynana
Saçlarını yolarım
Kaynana:
Seni evden attırırım
Altınları sattırırım,
Akşam oğlum gelince
Sana dayak attırırım.
Gelin:
Oğlun bensiz yapamaz
Altınları satamaz,
Ben oğlunu kandırdım.
Bana dayak atamaz.
Kaynana:
Başı saçaklı gelin
Dipten kuşaklı gelin,
Dün geldin adam oldun
Leylek bacaklı gelin
Gelin:
Yüzüm beyaz ay gibi
Bak kaşlarım yay gibi,
Oğlun bana ev aldı
Koskoca saray gibi,
Kaynana:
Sabah oldu serindir,
Girme göle derindir.
Oğlumu aptal eden
Senin gibi gelindir.
Gelin:
Anlımda siyahım var,
Bülbül gibi ahım var,
Göz gördü gönül sevdi
Benim ne günahım var.
Kaynana:
Gözleri pat pat gelin
Çenesi hırtlak gelin
Seni mezar kaşkını
Suratsız hortlak gelin.
Gelin:
Yamaç yamaç bağlar
Salkım salkım dağlar
Canı çıkası kaynanalar
İftirayı atarlar.
Kaynana:
Sokakta geziyorsun
Oğlumu üzüyorsun,
Sende ne güzellik var
Maymuna benziyorsun.
Gelin:
Çarşıda biber kaynana
Ne bu haber kaynana
Oğlun beni seviyor
Çatla patla kaynana
Kaynana:
Şu dağın ardı meşe ,
Gün bata gölge düşe
Oğlumu benden ettin,
Başına taşlar düşee.
Gelin:
Ben bir dolma biberim
Yuvarlanır giderim,
Çok söyleme kaynana
Oğlunu alır giderim.
Kaynana:
Gelini ne yapmalı?
İyi dayak atmalı,
Yandım yandım dedikçe ,
Daha hızlı vurmalı.
Gelin:
Kaynanayı ne yapmalı
Kaynar kazana atmalı
Aman yandım dedikçe,
Altına odun atmalı,
Kaynana:
Kartal sinek avlamaz.
Köpek boşa havlamaz,
Gelinin aklı olsa
Kaynanaya hırlamaz.
Gelin:
Her şeyi yaparsın kaynana
Beşlik takarsın kaynana
Daha kırkım çıkmadan,
Başıma kakarsın kaynana.
Kaynana:
Gelin camdan görünür
Sırma saçı örülür,
Ellere güzel ama
Bana şeytan görünür.
Gelin:
Çarşıdan aldım lahana
Kıydım koydum sahana
Hiç ömrümde görmedim
Böyle cadı kaynana.
Kaynana:
Ben seni pekmez sandım
Canı yakmaz sandım,
Yediğim tuz ekmeği
Başıma kalkmaz sandım.
Gelin:
Yemeğe koydum tuzu,
İkiye böldüm karpuzu,
Gelin sevmeyen kaynananın
Vur başına topuzu
Kaynana:
Gelin evde durmalı
Konuşmayıp susmalı,
Çok konuşan gelinin
Ayaklarını kırmalı,
Gelin:
Ak tavuk almadın mı
Kümese salmadın mı?
Ah cadı kaynana ah
Sen gelin olmadın mı?
Kaynana:
Samanlık saray oldu
Gelinlik kolay oldu.
Senin gibi gelinler ,
Tencereye kapak oldu.
Gelin:
Taşa serdim kilimi ,
Tut kaynana dilini
Tutmayacaktın dilini
Niye aldın gelini.
Kaynana:
Ahırda kara dana
Sinek düştü ayrana
Gelini karı eden
Kaynanadır kaynana.
Gelin:
Sini sini şekerim
Üstüne bal dökerim
Kaynanamın kahrını
Oğlu için çekerim.
Kaynana:
Gel ana deyiver bana
Kanım kaynasın sana
Böyle dargın durulmaz
Oturalım yan yana
Gelin:
Çok canından bıktın mı ana
Çok canını yaktım ana,
Hakkını helal et,
Hatırını yıktım ana
Kaynana:
Her şeye karıştı elim,
Benimde durmadı dilim,
Hakkımı helal ettim,
Kızımdan tatlı gelin.
Gelin:
Kaynanam bir anadır
Bağrı dolu yaradır,
Kaynanama söz yoktur,
O da bir anadır.
 
Foto netten alıntıdır.
 
 

ANNELER VE ÇOCUK [ANNELER GÜNÜ İÇİN GÜZEL BİR ÖYKÜ]


 
ANNE VE ÇOCUK
Küçük oğlu annesine geldi ve ona kâğıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kâğıdı okumaya başladı;
Çimleri biçtiğim için 5 dolar
Odamı temizlediğim için 1 dolar
Alışverişe gittiğim için 50 sent
Küçük kardeşime baktığım için 25 sent
Çöpü attığım için 1 dolar
İyi bir karne getirdiğimiçin 5 dolar
Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar
Toplam borç 14 dolar,75 sent
Anne umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı.
Seni 9 ay karnımda taşıdım bedava
Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım,
senin için dua ettim bedava
Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm bedava
Senin için gecelerce kaygı duyup, uykusuz kaldım, bedava
Oyuncaklarını topladım,yemeğini hazırladım giysilerini yıkadı ütüledim bedava
Ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedeli olmadığını görürsün, bedavadır çünkü…
Çocuk annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.
Annesine baktı “Anneciğim seni çok seviyorum” dedi ve kalemi alarak bu kağıda
“Hepsi ödenmiştir” yazdı.
Foto netten alıntıdır.

23 Nisan 2013 Salı

SAKALLI SANDVİÇ-PONÇİK-KIRPIK POAÇA-PEYNİRLİ KANEPE

İlkokul yıllarımdandır bu güzel kanepeler.Annem işten gelirken alırdı benimde bir hoşuma giderdi ki sormayın.İşte bu güzel lezzet beni yıllar önceye götürdü.Bende annemle bir araya gelmişken denemek istedim bu güzel sandviçleri.Biz peynirli kanepe deriz ama bir çok ismi var aslında siz hangisini uygun görürseniz artık.Ama gerçek olan bir şey var oda çok güzel atıştırmalık oluyor bu kanepeler.Kalabalık davetlerde de çok şık oluyor.
Bu ölçülerden yaklaşık 40-45 tane sandviç çıkıyor.Biraz büyüklüğüne göre değişsede.
Malzemeler:
-4 su bardağı un,
-1 paket ınstant kuru maya,
-1 çay bardağı ılık süt,
-1 çay bardağı ılık su,
-1 yumurta akı içine sarısı dışına,
-1 tatlı kaşığı tuz,
-1 tatlı kaşığı toz şeker,
-Yarım tatlı kaşığı elma sirkesi,
-1 çay bardağı sıvı yağı
İçine:
-3-4 tane haşlanmış püre yapılmış patates,
-3-4 yemek kaşığı zeytinyağı,
-1 çay kaşığı karabiber,
-Tuz
-yarım demet ince kıyılmış maydanoz
üzeri için:
-susam ,çörek otu
Yapılışı:
-Unu geniş bir kapa alıp tuzu,şekeri ilave edip karıştırıyoruz.Unu eleyerek kullanırsak çok daha iyi olur.
-Unu ortasını  havuz şeklinde açıp içine kuru maya,süt,su,sıvı yağı,yumurta akını ilave edip yoğuruyoruz.
-Eğer hamur katı olmuşsa biraz daha ılık su ekleyebiliriz.Yumuşak bir hamur elde ediyoruz.
-Hamuru cevizden daha küçük parçalara ayırıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz.Üzerine yumurta sarısı sürüp susam ve çörek otu serpiyoruz.(Susam ve çörek otu tamamen isteğe kalmış.)
-Hamuru 20 dakika kadar dinlendiriyoruz sonrasında 180 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
-Soğuyan sandviçleri yarıya kadar kesip içine hazırladığımız ;patatesi,zeytinyağı karabiber,tuz ile karıştırıp arasına sürüyoruz. Yalnız biraz dışına taşırarak sürersek maydanozlar daha iyi yapışır.
-İnce kıyılmış maydanozlara bulayıp  servis tabağına alıyoruz.
 Afiyet olsun
Not :
1-Ara malzemesi olarak ben patatesli iç harcı hazırladım fakat istenirse;sürülebilir bir peynir çeşidide kullanılabilir.(Kaşar peyniri,krem peynir ,labne peynir,kahvaltılık lor peyniri,beyaz peyniri süzme yoğurtla incelterek)
2-Sakallı kısım için maydanoz kulla bilir yada ince rendelenmiş kaşarda kullanabilirsiniz.
3-Tepsiye yerleştirdiğimiz hamurlar dinlendikten sonra mayalanarak iki katına çıkıyor.Bezelerinizi büyüklüğünü ona göre ayarlayın

19 Nisan 2013 Cuma

23 NİSAN İÇİN SINIF SÜSLEME ÇALIŞMALARI

   Çocukken 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını çok severdim hala da öyle:)Bu içimdeki  çocuğun hep yaşadığınımı gösterir yoksa bu güzel günün çoşkusunun herkesi sardığını mı:))???
     Dün sınıfımızı süsledik ben çocuklardan daha heyecanlıydım.Balonlar şişirdik patlattık,kedi merdivenleri yaptık ,zincirler yaptık, bayraklar astık,el ele tutuşan çocuklar yaptık.Öyle eğlendik ki okul hiiç bitmesin istedik.İşte bu güzel günün ardından sınıf süslemelerimizi sizlerle paylaşmak istedim.
Sınıf Süslemesi için kedi merdiveni:
Bu şekilde kağıttan yağıyorsanız üst kısmını yapıştırmak güzel oluyor ama grapon kağıdı ile yapacaksanız başlangıç yerini elinizle  tutup bir kere kıvırmanız yeterli oluyor.Bitişi de aynı şekilde kıvırarak tutturabilirsiniz.
Sınıf süsleme için kağıttan zincir yapımı:
Renkli kağıtlarla çok güzel oluyor.Hemde öğrencilerin kendi çalışmaları ,onları daha çok mutlu ediyor.
Kağıttan el ele tutuşan çocuklar ;yapımı biraz zahmetli ama bittikten sonra çocuklar çok  beğendi.İki farklı yapımı var Artık size hangisi kolay gelirse ben birinci çalışmayı yaptırdım.









İkincisi 



Hatta bir üçüncüsüde:


Hatta şöyle bir değişik iki çeşit fenerde mevcut:




Bir diğer çalışmada; yapıştırmaya gerek yok iç içe geçiriyorsun tamam oldu sana zincir.



 Fotolar netten alıntıdır.Pazartesi sınıfın fotosunuda eklemeyi düşünüyorum.Umarım işinize yarar sevgiler
İyi hafta sonları:)))
Kendi sınıfımdan çalışmalar:

 Elif 'in kendi tasarımı küçük kağıtlara ayrı ayrı " 23-Nisan-Kutlu -Olsun  "yazıp ipe yapıştırdı ve ucuna da kağıttan zincir yaptı.Bizde bu tasarımı sınıfımızın camına astık rüzgar estikçe bir güzel salındı.Çok da hoşumuza gitti.