26 Kasım 2009 Perşembe

KURBAN BAYRAMI



Sevgili blogcu arkadaşlarım hepinizin mübarek kurban bayramını kutlar,hayırlara vesile olmasını dilerim

24 Kasım 2009 Salı

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ


DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Ceyhun Atuf KANSU

22 Kasım 2009 Pazar

EN GÜZEL GÜNLER-ZİLHİCCE AYI


Öyle zor günler geçiriyoruz ki ülke olarak.Duaya çok ihtiyaçımız var.Bu zor günleri şu güzel Zilhicce ayında dualarla atlatalım.Rabbimize sığınıp ondan yardım dileyelim.Kaç gündür yazacağım fırsat olmadı Zilhicce başladı ve bitmek üzere geç kalmadınız hala şansımız var .Bu günlerin feyzi ,bereketi çok farklı.Ben bu kadarını bilmiyordum.Nasıl mı ?
LÜTFEN OKUYUN O ZAMAN.
Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir.

Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur.
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya,
bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.)
[İbni Mace]
(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap
verilir.) [Beyheki]
(Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutan, her günü için, helal
malından yüz köle azat etmiş veya Allah yolundaki mücahidlere
yüz at vermiş veya Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi
sevaba kavuşur.)
[R. Nasıhin]
(Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun
Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o
kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.)
[T. Gafilin]
(Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutana, her günü için bir yıllık
oruç sevabı verilir.)
[Ebul Berekat]
(Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on
bin güne eşittir.)
[Beyheki]
(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden
daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve
tekbiri çok söyleyin!)
[Taberani]
[Tesbih: Sübhanallah,
Tahmid: Elhamdülillah,
Tehlil: La ilahe illallah,
Tekbir: Allahü ekber, demektir.]
İlk on günün kıymeti
Peygamber efendimiz,Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin,
diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince,
Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediler. Peygamber efendimiz, cevabında buyurdu ki:
(Evet cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden
harbe gidip şehit olan kimsenin cihadı daha kıymetlidir.)
[Buhari]
Ebüdderda hazretleri buyurdu ki:
(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve
çok dua ve istiğfar etmelidir! Çünkü Muhammed aleyhisselam,
(Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar
olsun) buyurdu.
Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın,
-ömrü bereketli olur,
-malı çoğalır,
-çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur,
-günahları affolur,
-iyiliklerine kat kat sevap verilir,
-ölürken kolay can verir,
-kabri aydınlanır,
-Mizanda sevabı ağır gelir ve
-Cennette yüksek derecelere kavuşur.)
[Şir’a]
Alıntıdır.

20 Kasım 2009 Cuma

BAYRAM TATLILARI-YUFKALI KADAYIF

Bu tatlı çok hafif ve güzel oluyor aynı zamanda çok da bereketli.
Malzemeler:
Yarım kg tel kadayıf,
3-4 tane hazır baklavalık yufka( ben pastaneden aldım)
200 gr tereyağ,
süslemek için bir avuç kadar fıstık,
şerbeti için:
3 su bardağı şeker,
3 su bardağı su,
2-3 damla limon suyu,
Gerçi bu ölçüler tepsinin büyüklüğüne göre değişir.Ben  büyük bir tepsi kullandım.
Yapılışı:  Aslında herşey açık ama ben yinede anlatayım .Şimdi baklava yufkası hemen kuruyor üzerine nemli bir bez örterek işe başlayalım.

Bir baklava yufkasını alıyoruz içine küçük parçalara ayırdığımız kadayıflarımızı koyalım .



Normal sıkılıkta saralım.Diğer yufkalarada aynı işlemi yapalım.


İki parmak kalınlığında keselim tepsiye dizip üzerine erittiğimiz yağı kaşıkla dökelim.Fırına sürüp 180 derecede pişirelim üzeri kızarınca hazır demektir.
Soğumaya bırakalım.Şerbetimizi hazırlayalım.Tepsimiz soğuduktan sonra şerbetimizi sıcak sıcak üzerinden gezdirelim.Tatlının yumuşak olmasını istiyorsanız üzerine bir tepsi kapatın 15-20 dakika.
servis yapmadan üzerlerini tane fıstıkla süsleyin.
Afiyet olsun.

17 Kasım 2009 Salı

SODALI BÖREK-HAMİDE'NİN BÖREĞİ:)

Aldığım tarifte çörekotu ve susam yoktu ben ekledim .Normalde su böreğinde olmaz.Aynı zamanda bu böreğin orjinal tarifinde iki kat iç malzemesi vardı ben tek kat kullandım.Bu şekilde de güzel oluyor.Ama siz iki kat malzeme ile deneyin iç malzemesi bol olunca daha güzel oluyor ..:):)


Bu börek su böreği tadındadır .Sevgili öğretmenimiz Hamide Hanım yapmıştı bende tarifi aldım hemen denedim ve çok memmun kaldım.Kendisine çok teşekkür ediyorum.Denemenizi tavsiye ederim.
Malzemeler:
  • 3 yumurta,
  • 1 şişe soda,
  • 2 su bardağı süt(istenirse 1 bardak su, 1 bardak süt şeklinde konabilir)
  • 1/2 sb bardağı margarin,
  • 6 yufka,
İç malzemeleri:Yarım kg peynir,1 demet maydanoz
Yapılışı: Sıvı malzemeleri karıştırıyoruz.Tepsimizi yağlıyoruz.Bir yufkayı fırın tepsisine dışa taşacak şekilde yayıyoruz.Hazırladığımız sıvı karışımdan bolca sürüyoruz.2.yufkayı kırıştırarak tepsiye yayıyoruz.Üzerine iç malzemeler koyuyuruz.3. yufkayı kırıştırarak harclı kısmın üstüne yayıyoruz. 4. yufkayıda yayıyoruz üzerine sıvı harç koyuyoruz iç malzemeleri ekliyoruz.5 yufkayı kırıştırarak koyuyoruz .Yufkanın üzerine sıvı karışımdan sürüyoruz.6. yufkaya da aynı işlemi yapıyoruz.Ve yandan sarkan yufkalar ile böreğin üzerini kapatıp kalan sıvı karışımı üzerine döküyoruz.Bu börek pişerken şişecektir panik yapmayın:)
Böreğin en güzel yanı su böreğini hatırlatması.Bu böreğe yalancı su böreği  de deniyor.Böreğimiz 180 derece fırında piştikten sonra soğumaya yakın keserek servis yapıyoruz..

Not:Köy peynirinin tuzunu almak için böreğimizi yapmadan önce peyniri 2-3 saat  suda bekletin

Afiyet olsun..

15 Kasım 2009 Pazar

BAYRAM TATLILARI-TEL KADAYIF SARMASI


BAYRAM TATLILARI








Önümüz bayram.Tabi bayramlar tatlısız olmaz.İşte bu güzel ,anlamlı günlere tatlı tatlı girip, tatlı yiyip tatlı konuşmak lazım.
Bu kadayıf sarması annemin bayram tatlılarının başında gelir Ben de bu güzel tarifi elimden geldiği kadar fotoladım ki iyi anlaşılsın diye.Çok güzel leziz bir tatlıdır .Tavsiye edilir efendim.
Malzemeler:
1 kg tel kadayı,
250 gr tereyağ,
Büyük bir kese iri kıyılmış ceviz,
üzerini süslemek için çekilmiş fıstık
Şerbeti için:
3,5 su bardağı şeker,
3 ,5 su bardağı su
2,3 damla  limon suyu
Yapılışı:
Tel kadayıftan bir parça alalım. Elimizle yassılatıp, avuç içi büyüklüğünde açalım. Ortasına ceviz koyup, kadayıfı rulo yaparak sıkıca saralım. Bütün kadayıfları bu şekilde hazırlayalım.Burada kadayıfın biraz ıslak olması taze olması şart yoksa sarmakta zorlanırsınız.Hazırladığınız sarmaları yağlanmış fırın tepsisine dizelim Üzerlerine  erittiğiniz tereyağını gezdirin.. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında kadayıfların üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Şerbet için tozşeker ve suyu bir tencerede kaynatın. Kaynadıktan 3 dakika sonra limon suyunu ekleyin. Soğumuş kadayıfların üzerine sıcak şerbet gezdirerek çekmesini bekleyin.Üzerini servis yapmadan  önce fıstık ile süsleyin.
  Şerbetini çekince servis edebilirsiniz afiyet olsun.
Not: Eğer çıtır çıtır olsun istiyorsanız  sararken sıkıca sarın yo biraz yumuşak olsun diyorsanız fazla sıkı sarmayın.

11 Kasım 2009 Çarşamba

ESKİDEN


ESKİDEN

Çember çevrilir,
Su musluktan içilir

Ağaçlara tırmanılırdı

Bebekler bezden

Silahlar tahtadan

Resimler kömür karasından yapılırdı


Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin

İsimleri konulur

Saatli maarif okunurdu

Komşuda pişen

Bize de pişer

Bizde pişen komşuya düşerdi


Geceler ayaz

Sokaklar karanlık

Yıldızlar parlak olurdu


Turşu, salça, mantı

Evde yapılır

Karpuz kuyuda soğutulurdu


Erik ağacının çiçeği

Pencere camımıza yaslanır

Güz yaprakları bahçemize düşerdi


Kardan adam yapılır

Evlerde soba yakılır

Kış gecelerinde masal anlatılırdı


Merdiven çıkılır

Aidat ödenmez

Yönetici seçilmezdi


Evler badanalı

Sokaklar lambasız

Mahalleler bekçili olurdu


Ajans radyodan dinlenir

Çizgili roman okunur

Defterlere kenar süsü yapılırdı


Hayat

Arkası yarın gibiydi

Kesintisizdi

Her gün yaşanacak bir sey vardı

Herkes kendi düşünü kurar

Kendi hayatını oynardı


Şimdi

Hayat tek perdelik bir oyun

Stand-up bir yalnızlık gibi


Şimdi

Herkes

Yoğun

Yorgun

Ve

Tek başına


CAN DÜNDAR


Foto alıntıdır.Bu postu çok sevgili dostum Ayşagülüm gönderdi bana.Onu kocaman öpüyorum Almanya'ya sıcacık selamlar .Çok özledim bacımmmm

KÖZLENMİŞ KIRMIZI BİBER SALATASI


Buralarda patlıcan ,biber közlemesi çok meşhurdur .Bizde bu lezzetten üzerimize düşeni aldık.Şanlıurfa'da hanım olacaksın , herşeyi fırın pişiriyor  .İşte patlıcanı ,biberi al gönder fırına yanında da tırnaklı pide işte bu.
Ben bu fırın işini çok sevenlerdenim.Biberi közletiyorum doğrayıp dondurucuya koyuyorum.Canın istediği an hazır közlenmiş biber:)
Hazırlanışı çok kolay.
Biberleri közle ,kabuklarını soy,doğra içine zeytin yağı,limon,tuz,nane ekle işte bu kadar
Tadı çok hafif ve lezzetli oluyor.Denemenizi tavsiye ederim.
Sevgiler selamlar hepinize.:)))))

10 Kasım 2009 Salı

10 KASIM


Ulu önder aramızdan ayrılalı 71 yıl oldu.Onun kurduğu Cumhuriyeti Yaşatmak ve korumak bizim en önemli görevimizdir.Ben bir kurtuluş savaşı gazisi torunuyum.Atatürk 'ü dedemden dinlerdim masal gibi gelirdi bana.Hemde mutlu sonla biten bir masal.Her akşam yatmadan" Dede bir kere daha anlatsana Atatürk nasıldı "diye O da bıkmadan usanmadan tekrar tekrar anlatırdı.Sanki o anı tekrar yaşıyor gibi.
Yani Atatürk sevgisi bizim küçücükken yüreğimize kazındı.Silinmez artık.Öyle yakasına Atatürk rozeti takarak gezen sözde Atatürkçülerden değiliz biz.
Acaba hangimiz Atatürk,ün emanetine sahip çıkabiliyoruz.?Ülkemizi soyuyorlar ,her türlü oyunlara getiriyorlar peki biz ne yapıyoruz.Sessiz kalıyoruz.Birgün gelecek elimizde koruyacak bir parça toprağımız kalmayacak.Lütfen geç olmadan ülkemize sahip çıkalım.Hakkızlıklara tepkisiz kalan iblistir unutmayın.
Ben cumhuriyet ,Kurtuluş,Mustafa filmlerini izlerken duygulanan ağlayan bir insanım.Bu vatan için canlarını veren şehirler gaziler kimler için canlarını verdiler?Biz o akan kanlara layıkmıyız ?
Tembellik yapmamız,yan gelip yatmamız için mi acaba?

Peki ne yapmak lazım ;Çok basit  KİM OLURSAN OL,NE OLURSAN OL,
GÖREVİNİ TAM ANLAMIYLA YAP.
VE
HAKSIZLIKLARIN KARŞISINDA OL.

BENİM TEPKİMLE NE OLUR DEME .

DEĞİŞİME YAKINDAN ,ÇEVREMİZDEN BAŞLAMALIYIZ

BAŞARIYA ULAŞSIN.

Şu sözü çok sevdim sevgili ebrulide okumuştum.

TÜRK MİLLETİ KAĞIT PARA GİBİDİR.İÇİNDE ATATÜRK YOKSA SAHTEDİR.

8 Kasım 2009 Pazar

İRMİK TATLISI (Mehtap Hanımdan)


Bugün sevgili Mehtap Hanımın irmikli tatlısının tarifini yazacağım sizlere.Yapmanızı tavsiye ederim çok güzel bir tatlı.
Malzemeler:
  • 2 çay bardağı yoğurt,
  • 2 çay bardağı sıvı  yağ,
  • 2 yumurta,
  • 2 kabartma tozu,
  • 2 vanilya,
  • Alabildiği kadar un.
  • Bir tabak irmik,
Şerbeti için:
  • 4 su bardağı şeker ,
  • 4 su bardağı su
  • Şerbertini kaynatmıyoruz.Normal şekerli su oluyor iyice karıştırıyoruz.Bu tatlıyı ilginç kılanda bu.:)
Yapılışı: İrmik hariç diğer malzemeleri karıştır.Kulak memesi kıvamında bir hamur olacak.Hamuru ceviz büyüklüğünde hazırla ve irmiğe bula.Fırın tepsisine diz.Piştikten sonra sıcakken şerbetini dök.Şerbeti soğuk olacak.Tepsinin üstünü başka bir tepsi ile kapat.Yumuşak olması için.Servis yaparken üzerine hindistan cevizi serp
                                                                                  Afiyet olsun.

6 Kasım 2009 Cuma

ÇİĞ KÖFTE-PİDE-İRMİKLİ TATLI

Efendim biz okuldaki bayan arkadaşlarla haftada birgün toplanır meşk ederiz.İşte bugünden sizlere bir kaç kare.Geçen hafta Mehtap Öğretmenimizdeydik.Sağolsun sohbetiyle ve nefis ikramlarıyla bizi ihya etti .Kendisine ve değerli eşi Fatih Bey'e çok teşekkür ediyoruz.Allah yar ve yardımcınız olsun.



Pide-irmikli tatlı ve bisküvili çikolatalı pasta
BİSKÜVİLİ ÇİKOLATALI PASTA
Malzemeler:
1 paket bisküvi,
1 paket çikolatalı puding,
2 paket süt
1 su bardağı nişasta,
1 su bardağı şeker,
1 vanilya.
 Süslemek için:
Hindistan cevizi,
doğranmış fındık
Yapılışı:
Bu malzemeler orta boy bir fırın tepsisine tam geliyor.
Önce 5 su bardağı sütü ,1 su bardağı nişastayı(pirinç),1 su bardağı şekeri,1 paket vanilyayı karıştırarak orta sıcaklıkta pişiriyoruz.Kısaca bir pasta harcı gibi oluyor.(bunun yerine hazır muhallebide kullanabilirsiniz.Ölçülerle uğraşmak istemezseniz)Bu karışım bir köşede beklesin
İkinci işlem olarak çikolatalı pudingi üzerindeki tarife göre pişiriyoruz.
Son işleme geldi sıra,bisküvileri hafif bir suda ıslatıyor tepsiye diziyoruz.Üzerine hazırladığımız muhallebiden sürüyoruz.İkinci kat içinde bisküvi ve muhallebi en üst kata çikolatalı pudingimizi döküyoruz.
Üzerini hindistan cevizi ve fındık ile süslüyoruz .Ilıyınca dolaba bırakıyoruz ki soğusun diye.


Çiğ köfte Fatih Beye ait.Hocam urfalılara taş çıkarmışsınız maşallah:)Ellerinize sağlık.



PEYNİRLİ ÇÖKELEKLİ PİDE
Malzemeler:( Bu malzemelerle büyük boy pideden 14-15 tane çıkıyor.)
4 tane kuru soğan,
3-4 tane yeşil biber,
2 tane kırmızı biber,
1 demet maydanoz,
3,4 sap yeşil soğan,
1 kg çökelek,
1 kase rendelenmiş kaşar,
1su bardağından iki parmak az zeytin yağ,
1 kaşık biber salçası,
1 tatlı kaşığı pul biber,
1 çay kaşığı reyhan(fesleğen)
Birazcık tuz.
Yapılışı: Malzemelerin hepsini  ince ince kıyıp karıştırıyoruz.Salçası,yağı,tuzu,acısı size kalmış.İsteğinize göre azaltıp çoğaltabilirsiniz.Fırına göndermeden önce tadına tuzuna bir  bakın.Fırıncıyıda iyice tembih edin içi bol olsun diye:)
Fırından gelen pidelerinizi  alttakileri üste üstekileri alta gelecek şekilde yer değiştirin  ki hamur olmasın.Sonrada dilimlere ayırın.

İrmikli tatlı

Diyeceksiniz ki tamam güzel afiyet olsun da hani tarifler.Eeee o da en yakın
zamanda inşallah:)
iyi hafta sonları

4 Kasım 2009 Çarşamba

FIRINDA ÇUPRA

Balık diyince eşim derim .Onun üstüne tanımam yani.Ben ondan önce bu kadar balık tüketen biri değildim .Sayesinde bende bir balık sevdalısı oldum.Çok teşekkür ederim birtanem sana.Rabbim nazarlardan korusun:)amin

Bu balık çupra en lezzetlilerinden balıkların.
malzemeler:
kişi başına bir tane balık
2-3 diş sarımsak,
1 limon,
1 çay kaşığı kekik,
tuz,
bir tutam karabiber,
kırmızı biber,
1 kaşık sıvıyağ,
Yapılışı:
Balıkları temizletip alıyoruz.Bizim balıkçı evin altında.Yeni ,taze balıklardan hemen haberdar oluruz.:)
Balıkları yıkayıp bir köşede bekletiyoruz.Sarımsakları eziyoruz ve  limon hariç bütün malzemaleri karıştırıyoruz. Balığın içine dışana bu karışımdan sürüyoruz.
Limon  dilimleyip en üste ve balığın içine yerleştiriyoruz.Ve fırının yolunu tutuyorsunuz .Fırında taşocaklı fırınsa, balığın tadı süper oluyor.Yanında mutlaka roka,kuru soğan,maydanoz,domates olmalı.
Afiyet olsun .:)


3 Kasım 2009 Salı

100.İZLEYİCİM AYSULTAN


Blog camiasının sevilen bir kzı sevgili Aysultan .Ben  kendisini Papatyam Prensesimden dolayı tanıdım.Cıvıl cıvıl neşe dolu bir kız:)
Bende 100.izleyicim olmasında çok mutlu oldum.Diğer izleyiciler gibi kendisinede çok teşekkür ediyorum.
Beni izlemeye devam edin anacım diyorum.
100.izleyicime küçüçük bir hediye düşünmüştüm .Aslında kim olacağınıda çok merak ediyordum .İşte merakımı bugün sevgili Aysultan giderdi.
Kendisine kocaman öpüyorum.:))))

2 Kasım 2009 Pazartesi

SOĞUK ALGINLIĞI İÇİN ŞİFALI ÇORBA VE HEDİYELERİM



Efendim cuma günü malum okullar tatildi.Bende biraz miskinlik yapayım dedim ve geç kalktım.Tam kahvaltı esnasında kapımız çaldı.AAA o kimdi?Kapıdaki elinde paketle beni soran bir kargocu.Buyrun benim (İşin ucunda hediye varya ben olmasamda benim:)) Hemencecik paketi aldım .Kimdendir diye baktım.Kutudan papatya kokuları geliyordu.Paketi  açtım çok cici peçetelikler,takı-tasarım malzemeleri ve samimi içten bir mektup vardı.Sevgili arkadaşım Papatya Prenses'ten geliyordu bu güzel hediyeler .Blog camiasının kültürlü ,aklıbaşında,ne yaptığını bilen huysuz ve tatlı kızı:) çok teşekkür ediyorum bu güzel hediyeler için.İnan çok zahmet etmişsin.Beni mahcup ettin.Bu güzel hediyeleri zevkle kullanacağım ve her kullanışımda kulaklarını çınlatacağım .:)Rabbim dostluğumuzu daim eylesin İnşallah.

Gelelim bu güzel hediyelerin ardından şifalı çorbamıza.Şimdi diyeceksiniz ki çorbanın şifalısı nasıl oluyor.Anlatayım Efendim.Bu çorba soğuk algınlığı ve gribe bire bir.(Domuz gribinede desek yanlış olmaz)
   


Efendim soğuk algınlığında ne yaparız.Nane limon çayı değil mi?İşte bu çorba nane limon çayını sevmeyenlere bir alternatif.Çünkü içinde nane,kekik,karabiber vs.. var Gelelim tarife:
Malzemeler:

Yarım fincan döğme (yarma)
1 fincan kırmızı mercimek,
1 çay kaşığı nane,
1 çay kaşığı kekik,
Yarım çay kaşığı karabiber,
1 çay kaşığı kırmızı pul biber,
nohut(isteğe kalmış)
tuz,1 yemek kaşığı zeytin yağ

Yapılışı: Yapılışı basit normal bildiğimiz çorba gibi pişiriyoruz .Burada önemli olan çorba piştikten sonra baharatları ekliyoruz bir taşım kaynatıyoruz.Yağını yakıp ekliyoruz .Ve servis sırasında limon ekliyoruz.Yanında turşu olursa soğuk algınlığına şifa üstüne şifa olur:)Vücut dirençimiz artar.
Soğuk kış günlerinde bu güzel çorba ile hastalıklardan korunmak mümkün.Rabbim hepimizi hastalıklardan korusun ama hasta oluncada ne yapacağımızı bilmek şart.Şimdi diyeceksiniz ki efendim doktorlar ne güne duruyor.Ben öyle sık sık vücuda antibiyotik depolama taraftarı değilim.Doktorların Allah yokluklarını göstermesin, kapılarına da düşürmesin:)
Herkese sağlıklı güzel günler dilerim:)

1 Kasım 2009 Pazar

PATATES SALATASI


Patates salatasını sanırım sevmeyen yoktur.Bende çok severim .Yaparken evdeki yeşillliklerden bol bol içine katarım.Patates salatası olmaktan  çok ne bulduysan ekle salatası olur:)
Malzemeler:
  • 3-4 tane haşlanmış patates,
  • Yarım demet maydanoz,
  • 1-2 tane yeşil biber,
  • 1 tane kırmızı biber,
  • 1 tane domates,
  • 7-8 tane siyah zeytin
  • yarım limon,
  • 1 yemek kaşığı zeytin yağı
  • tuz,kırmızı  yaprak biber
 Yapılışı: Malzemelerin hepsini doğrayın. Limon,yağ,tuz,ve yaprak biberi  bir kasede çırpın.Ve daha sonra salataya karıştırın.
Afiyet olsun.