28 Nisan 2009 Salı

KEREVİZ SALATASI

Haftanın ilk gününün gerginliğimi desem pazartesi sendromu mu desem bilmiyorum ama pazartesinden başladı benim yorgunluk.gündüz okul ,akşam kurs yani ev iş derken yoruldum bugün.sanırım 2-3 hafta bu şekilde yogun olacak .Blogumla ilgilenmeyi kendime bir görev biliyorum.Ama yorgunum dostlarım yorgunum artık... şarkısında olduğu gibi kimseye küskün değilim tabi:)Birşeylerle uğraşmayı severim boş oturmak benim tabiatima aykırı ne yapayım seviyorum bu koşturmacayı.


Neyse lafı çok uzatmadan kereviz salatasına bağlayayım.Efendim sanırım sağır sultan bile duydu blog camiasının diyette olduğunu.

Diyetteyim ,
Diyettesin,
Diyette,
Diyetteyiz,
Diyettesiniz,
Diyetteler,
Şeklindeyiz yani:)işte bu diyet döneminde ve sağlıklı yaşmayı kendine borç bilen insanlara özel kereviz salatamı iftaharla sunarım.Aranızda bu salatayı bilenler olabilir,tamam kabul ya bilmeyenler varsa bir düşünün ne kadar çok şey kaybettiklerini.Efendim işte ben onlar için kereviz salatasının tarifini yazayım ne kadar uzattın ver veriyorsan diyenler var sanki aranızda tamam tamam işte tarif:

1 tane kereviz ,
yarım limon,
1 avuç kadar iri doğranmış ceviz,
1 kase yoğurt,
isteğe bağlı olarak 1 kaşık mayonez ve bir parça tuz


Yapılışı:
Kerevizleri hızlı bir şekilde rendeleyin çok bekletmeyin yoksa kararır ,rendelediğiniz kerevizleri yarım limon sıktığınız su dolu kabın içine alın ki kararmasın.suyunu iyice sıkıp derin bir kaba alın. yoğurdu,mayonezi,cevizi,kerevizle beraber karıştırıyoruz ve tuzunu ileva edip servis yapıyoruz.

Ben her sebzenin meyvenin bir faydası vardır mevlam faydasız birşey yaratmamıştır diyenlerdenim.Kerevizin zeytin yağlı yemeğini yaptım olmadı sevemedim ama bu sebze yenilecek karaciğer dostu çünkü.Günlerden bir gün bloglar arasında gezerken karşıma bu salata çıktı Öylesine bir denedim sonuç süper .Kerevizin kokusu falan yok harika hafif bir tat.Allah razı olsun ismini hatırlayamdığım o arkadaştan.Beni kerevizle barıştırdı:)
Yani sözün özü:kerevizin salatasını deneyin memmun kalacaksınız.Garanti bile veririm:)
Sevgiler herkese sağlıklı iyi haftalar
Not:Diyet yapanlar ,içine mayonez eklemiyor unutmayın canlarım

26 Nisan 2009 Pazar

FIRINDA SİMİT KAHVALTI İÇİN


Genelde bizde pazar günü kahvaltı günüdür.Hafta içi eşimle pek kahvaltı yapamıyoruz.Bizde hafta sonlarını kahvaltı günü ilan edip canımızın çektiği tüm kahvaltılıkları hazırlıyoruz.Ben bu aralar bu tatlardan sınırlı faydalanıyorum diyetteyim ya:) Bizim kahvaltı anlayışımız biraz keyif işi oluyor.Hafta boyunca aldığımız ama yemeyip bayatlattığımız(sanırım bilinçli yapılıyor bu işlem) ekmekleri fırında yumurtalı kaşarlı yapıyoruz:).Ailece çok sevdiğimiz bir tat oluyor kendileri .Bu haftada kısmetimizde simitler varmış eşim çok sever simiti bu yüzden çok alır ee sonuçta fırında kaşarlı simite yol göründü.Tarif :
Simitleri ikiye kesip ince ince kestiğimiz kaşarları simitin üzerine bırakıyoruz ve fırına veriyoruz.Kaşarlar eriyince fırından çıkarıyoruz.Kaşarlar biraz kızarırsa daha lezzetli oluyor sanki:) Aynı işlemi bayatlamış ekmeklerde de yapıyorum hem değerlendirmiş oluyoruz hemde çok lezzetli oluyor.Mutlaka bilenleriniz vardır ama ben hafızaları tazeleyeyim dedim:)
Afiyet olsun

24 Nisan 2009 Cuma

METABOLİZMA ÇAYI


Sevgili Mehtap bizlere bu metabolizma çayını önerdi tadı çok güzel severek içiyorum,elmalı tarcınlı tadı seven herkes bunu da sever diye düşünüyorum. Yemek aralarında tüketilmesini veya yemekten 1 saat önce tüketilmesini öneriyordu.Tarif :
1 büyük elma, kabuklariyla birlikte, sadece 4'e bölünecek
1 limon dörde bölünecek,
1tatlı kaşığı tane karabiber
1 çubuk tarçın
3-4 adet karanfil
3 litre suyun içinde su 1.5 litre kalana kadar kaynatılacak.Kaynarken limonları ve elmaları ezebilirsiniz.Daha sonra çayı süzerek bir sürahiye koydum sık sık içiyorum
İçine ıhlamurda katılabiliyor ama ben katmadım ,isteyen katabilir.Bu arada öksürüğede iyi geliyormuş bu çay haberiniz olsun

23 NİSAN GÖSTERİMİZ


Dün çok güzel bir gündü benim ve öğrencilerim için.Çok eğlendik ,yorulduk ,güneşten yandık ama yorulduğumuza değdi doğrusu.Ben 23 nisanın telaşından ara öğünlerimi yiyemedim ve güneşinde etkisiyle halsizleştim eve geldiğimde gözümün önünü göremiyordum ,başım ağrıyordu.Burdan sevgili diyet sınıfı arkadaşlarıma seslenerek asla ara öğünlerinizi atlatmayın diyorum.Bugün bize ve öğrencilerimize tatil ,ben öğlenci grupta olduğum için bu saatte evde olmak ilginç geldi bana .Biraz çıkıp biraz yürüyeceğim öğleden sonra evde olmanın tadını çıkarayım:)

Fotoğraftakiler benim canlarım ,öğrencilerim.Biraz yoruldular ama çok güzel bir gösteri oldu Damat Halayını oynadılar.Hepsinin tekrar 23 Nisan çocuk bayramları kutluyorum,kendimi sokağa atıyorum bu güzel havanın tadını çıkarayım.

22 Nisan 2009 Çarşamba

23 NİSAN KUTLU OLSUN


Küçük Hanımlar, Küçük Beyler!”

Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunu düşünerek, ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz!"

Mustafa Kemal Atatürk


Ulusal egemenliğimizin,aydınlık günlerde sonsuza dek sürmesini,tüm çocukların ve içindeki çocuğu yaşatmasını bilenlerin bayramını kutluyorum.

21 Nisan 2009 Salı

YEŞİL ÇORBA(DİYET ÇORBASI)


Evet diyette ikinci günümdeyim.Herşey üstüme geliyor :)okula gittim ne göreyim!Bizimkiler 2. tenefüste lahmacun yaptırmışlar misss gibi de kokuyor.Ama ben kararlıyım yemedim tabi.Afiyet olsun arkadaşlar dedim:(

üzgünmüyüm değilim:) yaşasın kalorilerin esiri değilim.Bende mis gibi hazırlamış olduğum sebze yemeğimi, yoğurdumu ve kepek ekmeğimi çıkardım yedim.Oh yaşasın sağlıklı yaşam.

Bazı arkadaşlarım Mehtap'ın sitesine ulaşamadıklarını yazmışlar ben bağlanıyorum bir sorun yok.Ama isterseniz http://mevsimlerdenroma.blogspot.com/ adresinin açılımı bu google da birde böyle arayın .Lütfen geç kalmayın çünkü kilolardan ne kadar önce kurtulursak o kadar iyi.

DİYET ÇORBASI:

Sevgili mehtap'ın önerdiği yeşil çorba,çok kolay ve lezzetli.Hani diyet çorbalarının lezzetsiz ,tatsız tutsuz olmasını beklerler ya değil ben;evde bulduğum her yeşil renkli sebzeyi ekledim içine

lahana,soğan,brokoli,maydanoz,nane,dere otu ve bir kaşık bulgur ekledim haşladım ve sonra blendardan geçirdim .Biraz tuz ve yarım kaşık yağ ekledim.Bir daha ki sefere içine kabak ,pazı,pırasa ve ıspanak eklemeyi düşünüyorum.

Metabolizma çayı ise süper bir tat onuda yarın anlatayım bugünlük bu kadar akşam çaya gidiyoruz arkadaşımıza ama ben birşey yemeyeceğim tabi metabolizma çayımı götüreyim yanımda .AAA unuttum onlara da anlatayım ..:)

Herkese sağlıklı günler.

20 Nisan 2009 Pazartesi

23 NİSAN 'A HAZIRLANIYORUZ.


Dün bahsetmiştim sağlıklı yaşama adım atmak istediğimi.İnsan rejimdeyim psikolojisine girdimi karnı tok olsa dahi sanki açmış gibi geliyor.Neyse başladım artık dönmek yok ,öyle aç falan da değilim şimdiden kendimde bir hafifleme bile hissediyorum dermişim:)

Bu zayıflama işini sevgili Mehtap sayesinde daha eğlenceli ve kolay atlatacağımızı düşünüyorum.Güven çok önemli ben kendime ve sevgili Mehtap'a çok güveniyorum iki ay sonrada yanılmadığımı göreceğimi düşünüyorum.
Bol su içmeyi unutmayalım !

Ben 23 Nisanı çok severim.Öğrencilerden daha çok eğleniyorum:)

3.sınıflar olarak bir ront çalışıyoruz.Yavrularım çok güzel yapıyorlar hareketleri ,onları izlemek bana huzur veriyor.Ama çok heyecanlanıyorlar.İnşallah tören esnasında heyecanlanmazlar.Bir iki gün daha prova yapacağız bakalım törende neler yaşanacak,merakla bekliyorum.

ZAYIFLAMAYA BEN DE VARIM


Çok az bayan vardır kilosondan şikayet etmeyen.İnsan gördüğü güzel nimetler karşısında kendini tutamıyor ve gelsin kilolar ondan sonra .Hayatımın hiç bir evresinde zayıf bir insan olmadım hep balık etliydim.Ama evlendikten sonra bu balık büyüdü büyüdü balina oldu:)

Yani anlayacağınız dostlar kilolarımdan şikayetçiyim onlardan kurtulmanın zamanı geldi de geçiyor bile.Geçenlerde sevgili Delfina nın blogunda geziyordum zayıflama konusunda bir yazı okudum.Hemen bahsettiği bloga baktım Mehtap adında bir bayan doktordu kendisi ve metabolizmayı hızlandırarak sağlıklı beslenme konusunda yardımcı olmuş bir kaç arkadaşa.Bende hemen yazdım kendisine ve artık onun eşliğinde zayıflmaya başlıyoruz .Biz bir sınıf olduk .zayıflama sınıfı başkanımız sevgili nunu .Kimler yok ki sınıfta sizinde kilonuz ile başınız beladaysa sizide bekleriz sınıfımıza kayıtları Delfina alıyor .Kontenjanımız sınırlı haberiniz olsun:)

Herkese iyi haftalar sağlıklı günler

18 Nisan 2009 Cumartesi

KURSA GİTMEDEN


Geldi cumartesi ve fotoğrafcılık kursu.Git gide daha çok hoşuma gitmeye başladı bu kurs ama malesaf 3 hafta sonra bitecek.:( Bizdee bu haftanın tadını çıkaralım, bugün kurs boyunca çektiğimiz fotoları inceleyecek hocamız.Bakalım ne cevherler çıkacak merak ediyorum.Artık çevredeki herşeye fotoğraf gözüyle bakar oldum.Mağlum burası turistik bölge yaz kış turist eksik olmaz burdan yerli yabancı fark etmiyor.Geçen Harran'a çekime gittiğimizde ,yerli iki bayan turist"Bizim fotoğrafımızın çeker misiniz "diye ricada bulundular bende çektim.Bakın isterseniz olmamışsa yeniden çekeyim dedim.Baktılar ve çok beğendiler.Yanlarından uzaklaşığımda konuşmalarına kulak misafiri oldum "ya çok güzel çekti değil mi?"diyorlardaı.Bir hoşuma gitti anlatamam.Dedim oluyor galiba başarıyorum :)

Bakalım hocamız neler söyleyecek önemli olan işten anlayan birinin yorumu değil mi?

Herkese iyi hafta sonları .

Yürek dolusu selamlar sevgiler

16 Nisan 2009 Perşembe

TAHİNLİ PEKMEZLİ KEK

Benim gibi yeni tarifler denemeye meraklı kişiler vardır ben yeni şeyler üretmeyi denemeyi çok seven biriyim.İşte bu kekte aynen öyle yeni bir deneme bana özgü.Eğer içinizde tahinli katmeri bileniniz varsa tadı ona yakın oldu.Fotoğrafcılık kursundaki arkadaşlara götürdüm pek severek yediler.Bende buna istinaden yayınlamak istedim .

Önemli not:Keki yiyen herkes sağlam ,iyiler,yaşıyorlar:)
Tarif normal kek tarifi içine ;
  1. 1 çay bardağı pekmez,
  2. yarım çay bardağı tahin ,
  3. yarım çay bardağı şeker ,
  4. bir çay bardağı ceviz,
  5. yarım çay bardağı süt,
  6. yarum çay bardağı sıvı yağ,
  7. iki yumurta,
  8. bir kabartma tozu,
  9. bir vanilya,
  10. alabildiği kadar un .
kek yapım sırası:yumurta şekerle çırpılır arkasından pekmez ,tahin, süt, sıvı yağ ilave edilerek çırpılır .Geriye kalan malzemelerde ilave edilerek karışım kalp kalıplara döküldü ve sonuç sevindirici.Yine bir tariften yüzümüzün akı ile çıktık çok şükür.

Tahinli cevizli yiyecekleri sevenlere tavsiye ederim .Birde pekmez tüketmesi gerekipte yiyemeyenlere iyi bir alternatiftir sevgilerimle duyrulur.

15 Nisan 2009 Çarşamba

MİM

Sevgili arkadaşım harosa beni maddeler halinde kendini tanıt mimi ile mimlemişti ama ben fırsat bulup cevaplayamamıştım.Kendisine teşekkür ediyorum sevgilerimi yolluyorum.işte maddeler halinde ben:
  1. Sabah yataktan kalkığımda 18,5 yaşındayım taki aynaya yaklaşana kadar ayna acı gerçekleri yüzüme haykırıyor.(30 yaş sedromu sanırım:))
  2. Bir yıllık evliyim.Hayatımın aşkını 29 yaşımda buldum. onu bulana kadar evlenmeyi pek düşünmüyordum.Adam nasıl etti beni evliliğe ikna etti hala anlamış değilim.
  3. 35 tane çocuğum var desem yalan olmaz sanırım şaka canım çocuğum yok rabbim nasip ederse olsun isterim tabi ama şimdilik öğrencilerimle idare ediyorum:)
  4. Çocukları çok severim öğrencilerime aşığım.Onalar benim tatlı cadılarım.
  5. Çalışan bir annenin tek kızıyım ,mutfakla tanışmamız çok eski zamanlara dayanır .lise yıllarımda yaptığım ve beğenmedğim yemekleri anneannemin tavuklarına verir imha ederdim(annem çalışıyor tabi yap kızım kim görecek seni:))Zavallı tavuklar mı desem yoksa şanlı tavuklar mı bilemiyorum?
  6. Hayata pozitif bakan bir insanım ,hayatta sloganım ASLA PES ETME.
  7. Simetri takıntım vardı ne yapayım eğri bir tablo olana oda da otururken dikkatim dağılıyor.
  8. 2 yıl ebru sanatıyla uğraştım çok zevklidir tavisiye ederim insanı dinlendiriyor.
  9. Şu aralar fotoğraf kursuna gitmekteyim bakalım sonun nasıl gelecek
  10. Eğlencili bir insanımdır benim olduğum ortamada karamsarlığa ,umutsuzluğa yer yok.
  11. Sevdiğim insanlara çok değer veririm sıcak kanlıyımdır.
  12. Gezmeye bayılırım,ileride güzel yurdumun gezilmedik yerini bırakmamayı düşünüyorum.
  13. Ay ne bileyim işte tipik bir aslan burcuyum.Hepinizi kocaman öpüyorum sevgiler

Benim kimleri mimleyeceğime gelince:

sevgili,Dilek

sevgili,Emel

sevgili,lama

sevgili Aslı

Efendim kabul buyurursanız bende sizleri mimliyorum.

12 Nisan 2009 Pazar

HARRAN FOTOĞRAFLARI

Harran kalesi tarihi istilalarda yıkılmış.Üç katlı dikdörtgen şeklindeymiş.Şimdi kalenin yıkıntısı kalmış durumda.Restore etme planları mevcut ama restorasyona insanların beyinleriden başlamak lazım.Yoksa pek bir işe yaramayacak gibi geliyor .
Bu kubbeli evlerin içinde yaşam devam ediyor.Bu evler yazın serin,kışın sıcak oluyormuş.Her kubbe bir oda gibi ,içlerinden birbirine geçiş var.SİT alanı olduğu için yıkmak yasak ,yeni beton bina yapmak yasak ,tabi bu yasak kağıt üstünde.
Burası dünyanın ilk üniversitesinin kalıntıları ,zamanında astronomi alanında ,bilim alanında bilim adamları yetiştiren bir yermiş.
Burasıda Harran kültür evlerinden biri ,turistlere yönelik yöresel kıyafetler var içerisinde, giyip fotoğraf çektirebiliyorsunuz .
Hafta sonu fotoğrafcılık kursundaki arkadaşlarla Harran 'a gittik .Şanlıurfa'nın en tarihi mekanlarından biridir Harran.Dünyanın ilk üniversitesi Harran ' da kurulmuş.Kubbe şeklindeki evleriyle ilgi çekmeye devam ediyor .Ama maalesef tarih yurdumuzda korunmuyor.Yıllar önce Van Akdamar Adasına gitmiştik harika bir yerdi.2 yıl sonra bir daha gittim,Kültür Bakanlığı adayı koruma altına almış !Almış almasınada bakın nasıl,2 yıl öncesinden tek fark adanın girişinde Kültür Bakanlığına ait bir gişe!İşte biz böyle koruma altına alıyoruz..

Harran içinde aynı durum söz konusu.Seçim dalgasıyla o güzelim tarihi SİT alanının içine beton binalar dikmişler.Nerde bu tarihimize sahip çıkan korumlar?Çok üzüldüm yani biz tarihini bilmeyen koruma altına almayan bir milletiz.İnsanlar dünyanın dört bir yanından geliyor buraları görmeye biz ne yapıyoruz tarihi yağmalıyoruz yada sahipsiz bırakıyoruz.Birgün birde bakacağız ki tarihin T 'si kalacak elimizde.Sanırım bu kadar sitem yeter.Biz ne desek diyelim İNSANLAR BİLDİKLERİNDEN ŞAŞMAYACAKLAR:(
Sıra geldi fotoğraflara:Bakın bakalım beğenecek misiniz?

PATLICAN KEBABI


Ş.urfa'da pazara gidipte patlıcan almak isterseniz biraz dikkat etmeniz lazım .Pazarcılar balcan balcan diye bağırır.Tablalarında patlıcanın üzerinde balcan yazar .Yani burada bizim bildiğimiz patlıcan oluyor balcan.Balcanın kebabı çok meşhurdur burda ee bizde uzun zamandır burada yaşıyoruz, bulunduğumuz yörenin yemek kültüründen etkilenmemek elde değil.Balcan kebabının yapılışına gelince :
Özellikle aldığınız patlıcanlar biraz büyük olmalı,burada patlıcanlar kocaman olur közlemek ve kebabını yapmak için.
Malzemeler:
-Birkaç tane büyük patlıcan,
-yarım kğ orta yağlı kıyma,
-1 tane orta boy soğan,
-1 çay kaşığı karabiber,
-1 çay kaşığı kırmızı biber,
-1 çay kaşığı kekik,
-tuz
Sosu için:
-1 yemek kaşığı biber salçası,
-Eğer et az yağlı ise 1 çay bardağı sıvı yağ,
-1 su bardağı su
-tuz,
Üzerine:
-2 tane domates,
2-3 tane yeşil biber,
3-5 tane sarımsak
Yapılışı:
-Patlıcanlar iri iri kesilir ve tuzlu suda biraz bekletilir.Patlıcanların acı olması halinde
.Et ve baharatlar iyice  karıştırılarak yoğurulur ve ete köfte şekli verilir.Sonrasında bir et bir patlıcan şeklinde tepsiye dizilir.
-Üzerine sos için  hazırlanan malzemeler  su ve salça karıştırılır eğer yağı az ise bu karışıma yağda eklenir .Patlıcan ve etlerin üzerinde gezdirilerek dökülür.
-Bir kaç dilim domates ve biber ile üzerini süsleyebiliriz.Aralarına sarımsak koyarsak daha lezzetli olur tabi tamamen isteğe kalmış sarımsak:)Arkasından fırına gönderiyoruz.Piştikten sonra yanında tırnaklı ekmek süper olur.:):)
Bu güzel tarifden sonra yarın Harran 'a çekime gidiyoruz. Bakalım nasıl fotolar yakalayacağız.?
Yarın akşam paylaşırım sizlerle.Herkese iyi hafta sonları.:):):)

11 Nisan 2009 Cumartesi

DOĞUM GÜNÜ


Hayatımın anlamı sevgili eşimin bugün doğum günü.Canım aşkım ,iyi ki doğmuşsun iyiki benim aşkım olmuştun.Allahım iyi ki seni bana yazmış.Nice mutlu yıllara hep beraber inşallah.

7 Nisan 2009 Salı

KEME

HİÇ KEME YEDİNİZ Mİ?

Geçenlerde serviste giderken değişik yemeklerden konu açıldı.Derken konu Ş.Urfa' da bilindiği söylenen KEME bitkisine geldi.Urfa'lı arkadaşlar anlata anlata bitiremedi bu kemeyi .Neyse akşam eve geldim,eşim keme almış .Kalp kalbe karşımıdır .Okulda bahsetmişler, o da okulun yakınındaki pazarda görmüş ve almış.Daha yapmak kısmet olmadı ama önce bir araştırma yapayım dedim.Bulduğum sonuçlara inanamazsını.Daha doğrusu ben inanamadım sizi bilmem.


İlkbaharda yağmur sonrası hemen kuruyan kumlu topraklarda fruktifikasyonu toprak altında yetiştiğinden toprak yüzeyinde oluşturduğu çatlaklardan bulunabilir. dünyanın en değerli ve makbul mantar türü olup Amerika da kilosu 2000 dolardan alıcı bulmaktadır.ülkemizin florasında bulunmakta olup daha çok fındık ve mese ağaçları ile mikorizal ilişki içindedir. çok keskin bir kokusu olduğu için hasatı eğitilmiş köpek ve domuzlarca yapılır.kaynak vikipedi.

Hangi aylarda yetişir?

Halkımızın "Kumi, Keme, Dümbelek, Domalan, Tombalak" diye adlandırdığı yeraltında ve toprak yüzeyinden 5-10 cm derinde yetişen Keme, bazı Akdeniz ve Arap ülkelerinde ise Çöl Domalanları olarak bilinir. Kimine göre Türüf mantarı olarak nitelendirse de gerçekte türüf mantarı olup olmadığı muallâkta bir konudur. Kıbrıs, Cezayir, Suriye, Tunus, Fransa, İspanya, İtalya ve Libya gibi Akdeniz ülkelerinde varlığı bilinen Keme, ülkemizde ise Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde özellikle Antep, Urfa, Malatya dolaylarında yılın en çok yağış alan Mart, Nisan ve Mayıs gibi İlkbahar aylarında yetişir ve çok kısa bir süre görünüp kaybolur. kaynak
Burada kilosu 15-20 Tl ye satılıyor Ben daha denemedim yukarıdaki foto alıntıdır.Bu kadar bilgiden sonra foto vermeden ayrılmak istemedim hani içinizde merak eden olursa mevsimi geçmeden denesin diye.Gaziantep'te keme kebabı yapan yerler varmış.Meraklılarına duyrulur.Ben kemeyi yumurtalı yapacağım bu şekilde de yenilebiliyormuş .Yaptıktan sonra yayınlayacağım biraz bekleteceğim anacığım:)

ÖDÜLÜM


Bana bu ödülü layık gören Sevgili filizinmutfağı 'na çok teşekkür ediyorum
Ödülün kuralları:
1.Ödülü veren arkadaşımızın linkini yayınlamak
2.Ödülü verdiğin kişilere haber vermek,
3.Ödülü layık gördüğünüz arkadaşların linkini yayınlamak.Kabul ederlerse ben de bu ödülü ;
1-sevgili Funda
2-sevgili Nuray
3-sevgili Nilüfer'e armağan ediyorum .sevgilerimi sunuyorum.

5 Nisan 2009 Pazar

HAFTA SONU

Havanın bozulmaya başladığı zaman. Ağaçtaki kargalarla havanın rengi nerdeyse aynı.

Balıklıgöl 'deki çiçekler.Burada belediye gerçekten güzel çalışıyor sokaklar laleler,menekşeler ve papatyalarla renkleniyor.

Papatyaları çok severim .Bahçem olsa baştan sona papatya ekerdim .Seviyor sevmiyor ,seviyor sevmiyor.....


Yağmurdan sonra boynunu büken lalecik...

Fotoğraf kursum vardı hafta sonu .Çok sevinçliydim ,bahar gelmiş hoş gelmişti.Yalnız unuttuğum birşey vardı,bahar yağmurları.Cumartesi sabahleyin hava çok güzeldi .Ne olduysa öyleden sonra oldu.Tam kurs yerine ulaştım ki hava hafiften bozmaya başladı.Çekim için dışarı çıktı ,daha bir iki kare çektik yada çekmedik Allahın rahmeti boşandı gökyüzünden.Bahar yağmurudur şimdi geçer yok 1 saat oldu yok.Anlaşılan bereketli bir gün :) çiftçiler açısından bol yağmur bol ürün dedik .Bizim çekime engel oldu ama çiftçinin yüzünü güldürür bu yağmur.Neyse çekim için gittiğimiz yerden ayrıldık hava açılmaya başladı.Sokaklardaki laleler,menekşeler pırıl pırıl oldu.Bizde bu manzarayı değerlendirmeye çalıştık. Bir hafta sonuda böyle bitti...:)
Yine bir koşturmacayla haftaya başlıyoruz.Herkese iyi haftalar.:):)

3 Nisan 2009 Cuma

BAHAR GELDİ


Bahar geldi buralara,ağaçlar çiçeklendi rengarenk.İçim içime sığmıyor ,dışarıdan içeriye eve gelmek istemiyorum.Gün boyu yeşillikler içerisinde ,çiçek açan badem ağaçlarının arasında dolaşmak istiyorum.Rüzgar tatlı tatlı eserken dolaşmanın tadı çok farklı.İnsanı hafiften hafife gıdıklar gibi...

Yarın fotoğrafcılık kursum var.Şanlıurfa'nın eski evlerini çekeceğiz bakalım.ne maceralar yaşayacağız.Sağolsun hocamız çok eğlenceli bir insan.Kurs çok zevkli geçiyor onun sayesinde.Kursun tek dezavantajı cumartesi olması,hafta sonuna bıraktığım birçok işimi kurs nedeniyle erteliyorum,tabi bu beni biraz zorluyor.Yinede sevdiğim bir iş olduğu için "Gülü seven dikenine katlanır."diyorum:)

Herkese iyi hafta sonları.:):):):):):):):):):):):):):):):):)::)): Bahar geldiiiiiiiiii:) Hoş geldi....

1 Nisan 2009 Çarşamba

HAVUÇ DOLMASI

NİSAN 1 dünya şaka günü kimler tarafından şakalanmadım ki.İlk önce geceleyin anne kaz tarafından şakalandım aslında inanmazdım ama tv de kaybolan oylar falan konuşuluyordu dedim heralde bundan dolayı seçim istendi .

Sonra okula gittim okulda benim cadılar bir yerden ,Öğretmen arkadaşlar bir yerden şaka yapma çabası içindeler neyse onları pek yemedim ama anne kaz'ın yaptığı şakaya düştüm ,canınız sağolsun 1 nisan geçmiş olsun:)

Bu şaka gününden sonra gelelim yemeğimize.Bu gün havuç dolmasının tarifini paylaşmak istiyorum sizlerle .Bizim oralarda pek sevilir havuç dolması.Oymak biraz zahmetli ama tadı çok güzel .Havuçlar çok taze olmazsa daha iyi oyuluyor.Biraz bekletirseniz daha kolay alırsınız içini.Gelelim tarifimize ,aslında herkesin bir dolma içi tarifi vardır kimi dolmalık fıstık koyar içine kimisi kuş üzümü koyar bizim oralarda dolma dediğin eşkili acılı olur.Pekte iştah açıcı olur hani ...

malzemeler:
  1. 1 kg havuç
  2. dolmalık pirinç
  3. 250 gr kıyma
  4. 1 yemek kaşığı salça
  5. 1 tane soğan
  6. 1 demet maydanoz
  7. 1 tane yeşil biber
  8. 1 çay kaşığı karabiber
  9. 1 çay kaşığı kırmızı biber
  10. tuz
  11. ekşi(limon tuzu yada sıvı sumak ekşi)

yapılışı:Soğanı ve maydanozu ince ince doğruyoruz.Pirinçleri yıkayıp ,malzemelerin hepsini karıştırıyoruz ve havuçları dolduruyoruz.İşte bu kadar güzelce tencereye yerleştiriyoruz .Bu arada havuçların ağzını ben patatesle kapattım.Farklı malzemelerlede kapatılabilir .

Hiç yemediyseniz denemeye değer diyorum.